Takke düştü, kel göründü mü?

3-4 yıldır yakından takip ederim, web sitelerinin trafiklerini listeleyen global bir şirketi.. Her iki ajans portalımızın ve rakiplerinin trafiklerini de 2-3 gün aralıklarla kaydederim. Hem bizimkilerin gelişimlerini, hem diğerlerinin durumlarını kıyaslamak için ideal bir kaynak olarak gördüğüm için. Fakat çok değil birkaç hafta önce bir spotla çıktılar, 5’nci aydan itibaren yayını durduracaklarını ilan ettiler. Gerçekten bir kayıptı oldu bu, çünkü benzer bir mukayese şansımız yok. Her birinden tek tek bilgilerin toplanılması imkansız. Bu yüzden, bu kararlarına hem üzüldüm hem de bu açıdan hafifçe kızdım.

Aslında global şirket te bu siteyi ticari amaçla kurmuştu. Hemen hemen her sitenin trafiğine bir şekilde ulaşıyorlardı. Hatta isteyen ölçüm kodunu kendi sitesine kaydederse, daha sağlıklı bilgiler paylaşacaklarını iddia ederlerdi. Biz, denemedik ama deneyen olmuştur illaki. Bir diğer özelliği daha vardı, bu trafik ölçen sitenin, isteyen ve bir üst paket satın alan sitelerin trafikleri hemen üst sıralarda yer buluyordu. Ben bunu alınan üst paketin maharetine bağlardım ama başta Google olmak üzere diğer şirketler de benzer hizmetleri bedeli karşılığında satıyorlardı, bu yüzden fazla önemsemedim.

Para veren olduktan sonra hizmet sunan çok olur. Bir süredir benim de takip ettiğim bazı sitelerin adeta uçuşa geçen trafiklerini bunlarla yorumladım. Tüfek icat olunca bozulan mertlik misali, parayı bastıran hem sosyal medyalar vasıtası hem de bu hizmetlerden trafiklerini şişirdikçe şişirdiler. Onlara kızmadım, yermedim. Benim asıl takıldığım konu, bu apaçık uygulamalara karşı, gerçekle alakası olmayan trafik tablolarını koltuklarının altına alıp, ‘ne kadar çok takip edildiklerini’ ileri sürerek, adı büyük şirketlerden reklam isteyen bu bazı sitelerin, bu taleplerine karşılık bulmalarını çok yadırgardım. Sektörün büyük oyuncularının bütçelerini makul ve uygun değerlendirmek üzere kadrolarında mutlaka bu işten anlayan ve bu tür durumlarda faka basmayacak personeller vardır diye düşünürdüm. Olmamasına ve o kişileri de yakın markaja alınmalarına ise hep, ‘bana ne, veren razı alan razı ise’ diyerek geçiştirdim.

Bugün biri spor ağırlıklı biri sektör üzerine iki farklı sitenin editörlüğü yapmaktayım. Her iki sitede de bugüne kadar böylesi bir hileye başvurmadık. Dünyada kaçıncı sıradaysak, gerçek ve organik bir rakam oldu hep bizimkisi. Kimseye de gidip kendimizi şişirmedik. İsteyen arar bulur, verecekse reklamını verir dedik. Diğer bazılarının sitelerinde markaların reklamları yayınlanırken de çok takılmadık. Çünkü bir gün bu döngünün kırılacağını biliyorduk. Derler ya, güneş balçıkla sıvanmaz, gün olur akar gider.. Bugün, bunun tezahürü oldu. Güneş balçıktan sıyırıldı gün gibi sırıttı. Yakın takip etiğimiz bir sitenin rakamı birden tepetaklak oldu. Bizim henüz ikinci yılında giden oto ajansı ile dahi makası belirgin ölçüde kapandı. Düne kadar trafiklerini şişirterek reklam alan sitelerin yöneticileri için şimdi çanlar çalıyordur, fakat benim asıl merak ettiğim konu şu, onların şişirme raporlarına inanır görünüp reklam veren firmaların yöneticileri acaba bu duruma ne zaman uyanacaklar? Ben, asıl bunu merak ediyorum. Sonsuza kadar başlarını kuma gömebileceklerini sanmıyorum. Herkese iyi pazarlar. | Aydın Hoşgör, 30 Ocak 2022 : 21.00

Son 100 haber

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: