Maratona giderken son viraj

Pandemi etkisinde 2020’de görünen ilk umut.

Soru işaretleri çok ama ters bir işaret yok.

Hatta, yarışa olan global-yerel açlık etki yapacak.

Kayıtların 120’de kapatılacağı dahi vurgulandı.

Önceki gün resmi sitede yayınlandı.

Trans Anatolia Rally Raid için toplam 64 kayıt var.

Bu, süper değil ama iyinin iyisi.

Çünkü, pandemi tedirginliği hala mevcut.

Dünyada değil yarışlar, ulusal şampiyonalar dahi..

Birer birer dökülürken..

Ülkemiz yetkililerinin sportifi gözardı etmesi pek mümkündü.

Futbolun sezonu tamamlamak üzere olması ve hatta,

Seyircili maçlara hazırlanması umutları yeşertti.

Aslında, bireysel sporlarla mukayese edildiğinde,

Motor sporları, temas ve sosyal mesafe konusunda en uygun spor.

Omur omuza bir temas yok. Tribün seyircisi yok. Medyası yok.

Pist yarışlarının seyircisiz çok hızlı yapılması mümkün.

Tırmanmalarda yerel halktan gelen olursa..

Açık ara yerleşim kontrolü ile sorun olmaz.

Zaten start-finiş seramonisine izin yok.

Geriye yarışçıların sporcularla karne alış verişi..

Görevlilerin kendi aralarındaki toplantıları kalır..

Tek dikkat edilmesi gereken ise servis alanı.

İstenirse, onun da çözümü ila ki bulunur.

Velhasıl, ‘irade’ olsaydı, futbol gibi otomobil de,

Üstelik pandemi sonrası ilk açılan spor olabilirdi.

Anlaşılamadı, anlatılamadı, uygulanamadı.

Aslında bu yazının konusu bu değil, kelimeler aktı gitti.

Trans Anatolia, sporumuzun pandemi sonrasının yerel umudu.

İşaret fişeği gibi, arkası çorap söküğü gibi gelebilir.

Elbette organizatörün yükü ve sorumluluğu ağır.

Onca insanın vebalini omuzlarında olacak.

Fakat, zahmetsiz emek olmaz.

İsteyeceksin, irade koyacaksın, tedbir alacaksın.

Şüphesiz tökezletecek konular olacak.

Bu noktada iradeleri sınanacak, güçlü ise kazanılacak.

Zaten, bu spor bir yerde er değil, güç meydanı değil mi?

Aslında lafım kayıtlar üzerineydi, dışa taştı yine..

*****

Yabancı kayıtların motor ile sınırlı kalması dikkat çekici.

Bunda, yabancıların araç ve servis ile sınır geçişleri etkili olsa gerek.

Ve de dönüşlerinde 14 günlük karantina olasılığı.

Ne de olsa motor kadar işleri kolay değil.

Mesela ‘kamyon’ kayıtları, -şimdilik- ‘zero’..

Oysa, geçen yıl çifte kayıt bu yıl en az 3 bekleniyordu.

İtalyanların maratona sıcak ilgisi de göz ardı edilemez,

Fakat, pandeminin etkisi de inkar edilemez bir gerçek.

Yine de Türkler arasında bir çok ekibin adı yer almadı.

İlk aklıma gelenler ise Ixco ekipleri..

Resmi sitede yayınlanan liste, an itibari ile ilk liste ise ve,

İlerleyen günlerde yeni bir liste daha açıklanırsa ne ala.

Organizatörün sadece Türklerle dahi yarışı yapma iradesi ve,

40 kayıt öngörüsü şimdilik aşılan çıtalar olarak görülüyor.

Elbette en üst çıta olan 120’nin gerçekleşme şansı hayli düşük.

Özellikle Avrupa’dan beklenen birçok ekip gelmeyecek anlaşılan.

Yine de, özellikle motorlar arasında sayılı ve iddialı birçok isimler var.

Otomobilde, özellikle rallideki rekabet te dikkat çekici olacak.

Şüphesiz, daha fazla raid bekleniyordu, 8 ile çok eksik kaldılar gibi.

SSV’ciler yok, bu durumda kazanan peşinen belli!

Bu yarışın sportif rekabeti bir yana, geçtiği coğrafya, sunduğu ambinas,

Başkaca bir yerde bulunur ve kaçırılacak fırsat değil.

Motorda yabancıların podyumu kaptırmayacağını düşünüyorum.

Otomobillerin ralli rekabetinde ise öngörüm;

Tecrübesi ile kazanma şansı en yüksek olan şüphesiz Mert Becce olur.

Podyum için Becce Motorsport’tan takım arkadaşı Murat Altun,

Namı diğer Kertenkele, eğer hırsını kontrol edebilirse,

Uzun soluklu rekabetin podyumunda tecrübelilerle baş edebilir.

Aydın vekili eski rallici Bekir Kuvvet Erim de podyum için hırs yapmış durumda.

Crouser’i ile Aydınlı Şükrü Serhat Saygılı ve yerel-global tecrübeli Tolga Yılmaz ile,

Maxi Garage’ın patronu Polat Emsen’in iddialı konuştuğu Mert Öztiryaki,

Eski ve tecrübeli Tınkır ve takım arkadaşı Gökbay ile podyumu koklayacaklar.

Mercedes konforu ile Adnan Ofluoğlu ve takım arkadaşı Bener Baş ise,

Podyumun yakın takipçileri olacaklar. Ayrıca, parkurda görmediğim,

Rekabetlerini henüz izlemediğim yeni birçok isim için bekle-gör yapacağız.

Açıkçası, rekabeti yaşamak ne kadar özlendiyse,

İzlemeyi de o kadar çok özledik.

Sayılı gün çabuk geçer derler.

Aydan gün azaltmaya başladık.

İnşallah, hayırlısıyla, sağlıklı ve iyi bir yarış olur.

Kalın sağlıcakla.

21 Temmuz 2020 : 09.00

Son 50 haber

Yorum yaz

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: