“Standartlarımızı yükselterek bugünlere geldik”

İstanbul Offroad Kulübü’nün 22-25 Eylül tarihlerinde Çanakkale’de düzenlediği Doğu Avrupa Kupası 4. ayak Baja Troia Türkiye yarışı ile ilgili olarak, önceki yıllarda yarışın direktörlüğünü yapan ama bu yılki yarışın yakın zaman öncesinde yaşadığı sağlık sorunu nedeniyle direktör yardımcısı olarak ekibin içinde varlığını koruyan Selahattin Toper ile Ralli Dünyası Dergisi için yarışın perde arakası ve ekip üzerine bir söyleşi yaptık.

-Sizin gözünüzde yarış nasıl geçti?

Yarış güzeldi. Zaten bütün hazırlıklarımızı yapmıştık. Bütün etaplarımız, yarış öncesi pazartesinden itibaren kurulmuştu. Etap koordinatörü olan arkadaşımız Necmi İnan ve ekibi perşembe günü yarış resmi olarak başladığında ormandaydı. Yarış günleri etapçılarımız gece 2-2,5’ta ormana çıktılar. Etapları kontrol edip herkes yerini aldı. Yarış başladıktan sonra etapta kalan, takla atan araçlara müdahaleleri oldu. Güzel ve sorunsuz bir yarıştı bizim için.

-Etapçı kadronuz kaç kişiydi?

SOS noktaları dediğimiz etapçılar 5-7 km aralıklarla etaplara bıraktığımız telsiz noktası olan araçları ile ki, ilk etapta 23 tane SOS’umuz vardı. İkinci gün etabında 19 idi, üçüncü günde 19 olmak üzere etapçımız vardı. Start stopu da dahil edersek 25 etapçı aracı devamlı görev yaptı.

-Etapçı arkadaşların şartlardan yana sıkıntıları oldu mu?

Zaten kulüp üyesi arkadaşlarımızdı. Gönüllülük ilkesi temelinde yapılıyor. Herkes bu göreve gelirken ne ile karşılaşacağını da biliyor. Gece 2.5’da hareket edebilmesi için 2’de kalkmış olması gerekiyor. Lojistiğe geliyor, malzemelerini alıyor ve etaba gidiyorlar. Biz de arkadaşlara çok yükleniliyor diye vicdan yapıyorduk ama gece noktasına varan zaten uyuyor, sabah ilk aracın start saatine kadar. Gündüz de paylaştıkları fotoğrafları gördükçe, tencereler kaynıyor, makarnalar, ızgaralar, pek de acınacak halleri olmadığını gördük. Hatta arkadaşlarımızdan birisinin cuma günü için bir anısı var, bir numaralı SOS arkadaşımız uyumuş, yarışın başladığına dair anonsu da duymamış, start için 9 denilmiş kendisine ama çok daha erkendi. İlk aracın gürültüsü ile uyanınca, ne oluyor diye şaşırıp paniklemiş.

-Organizasyon sırasında tespit ettiğimiz aksamalar oldu mu?

Ciddi boyutta bir şeyler olmadı, ama ilk gün sıralama turları sırasında çok toz oldu. Daha önceki yarışlar hep ekim ayında olduğu için, eylülde yapınca yarışı tozu bu kadar düşünmedik. Sıralama turlarında çok fazla toz çıktı ama cumartesi ve Pazar günü toz kalkmasın diye etabı suladık. Bunu önceden öngörmemiştik, başka bir şey olmadı ve yarış baştan planladığımız şekilde  geçti.

-Ne diyorsunuz, seneye FIA titrini alıyor muyuz?

Daha önceki bir röportajda ben inanıyorum alacağız demiştim. Ben aynı düşüncedeyim, alacağız!

-FIA gözlemcisinin bu konuda nabzını yoklamış olmalısınız..

FIA gözlemcimiz yarışımızı oldukça beğendiğini ifade etmiş. Bizim organizasyonumuz dışındaki insanlarla konuşurken, seneye daha güçlü arabaların seyredileceği vurgusunu yapmış. Dolayısı ile seneye geleceğini düşünüyoruz.

-Müşahidin size ilettiği bir not oldu mu?

Henüz raporu gelmedi.

-Yarışta çok kırılan, kalan, yol kaybedenler oldu. Sizce rekabet nasıldı parkurda?

Yol kaybetmelere söyleyecek bir şey yok. Kopilotların derslerine daha sıkı çalışmaları gerekiyor. Kırılmalar konusunda ise, aslında İtalyan yarışçının söylediği bir laf var, sanırım yeterli olur; sağ tekerini kopartan İtalyan, ‘tamamen kopilotumun hatası. Notumuzda vardı orası’ dedi. Yol notu oldukça detaylıydı. Evet, etap içinde sert kısımlar da vardı ama her yeri otoban yapamayız, bu asfalt bir yarış değil. Haliyle aracı kollayarak, yarışın üç günlük toplam 550 km’lik bir yarış olduğunu öngörerek kullanmaları lazım.

-İlk yarışmacı brifingde sporcular direktörü sorularıyla çok terlettiler. Özellikle benzin alımı konusunda sorular havada uçuşurken, siz de salondaydınız. Direktör yardımcısı olarak müdahale etmediniz, neden?

Evet, benzin konusunda sıkıştırdılar, sonrasında bir ek bülten ile işi biraz gevşettik. Bu sene FIA yarışı olmadığımız için bunu gevşetebildik ve federasyonun da onayı alınarak FIA kurallarından ödün verdik ama bu konuda yarışmacı arkadaşlarımızın okuma alışkanlıklarının eksikliğine bağlıyorum çünkü yönetmelikte bu konu vardı. Biz buraya yedek bidon getirmedik demek kadar saçma bir şey olamaz bence. Getirmeleri ve yönetmeliği okumuş olmaları gerekiyordu. Çünkü FIA bunu şart koşuyor.

-Direktör, ortama vakıf mıydı sizce?

Elbette, sadece biraz heyecan yaptı ama söylenmesi gerekenleri söyledi.

-Yarış günlerinde itirazlar oldu sıkça. İdari tarafta işler biraz çoktu sanırım..

Çok ciddi bir itiraz gelmedi, kendileri ile alakalıydı ve çoğu da kalan ekiplerin süper offroad için verdikleri dilekçelerdi.

-Etapta kalan bir ekibe en kötü zaman artı bir saat ceza yazılması doğru muydu?

FIA kurallarına göre, gün içinde tek etap koşulduğu için, gün yok sayılıyor. Bizde gün içinde iki bazen üç etap vardı. Mesela 4.1 km’lik SSS’de başına bir şey gelen yarışçının diğer iki etabı da gidecekti. Biz, yine bu yılın FIA yarışı olmamasından hareketle ve de günü öldürmemesi için kaybettiği veya yarışmadığı etapta en kötü zaman artı bir saat olarak güncelledik. Aksi halde etap koşanla koşmayan aynı zamanı alırdı.

-Bu durumda seneye FIA yarışı olursa kurallar daha mı sertleşecek ya da esnetilemeyecek?

Evet. FIA olduğunda bir ulusal bir de FIA grubu var. Sanırım ulusalda işler bizim alışık olduğumuz şekilde tutulabilecek ama FIA grubunda tamamen FIA kuralları geçerli olacak.

-Bu yıl gözlemlediğiniz kadar, yarışın idari kadrosu olarak FIA yarışına hazır mıydınız? Seneye bunun için bir ön hazırlık düşünülüyor mu?

Ben, hazır olduğumuzu düşünüyorum. Sadece her şeyi üç kez daha kontrol ederek gideceğiz, o kadar. Beş yıldır yaptığımız bir yarış, zaten standartlarımızı yükselterek bugüne kadar geldik.

-Yarışta yağmur olmadı. Bu bir avantaj mıydı?

Tabii, yağmur çamurda arabaların kayması açısından risk yaratırdı ama yağmurun olmayı havanın serin olması yarışçılar açısından iyi oldu.

-FIA yarışı için olası bir tarih belirlendi mi?

Bizim tarihimiz Ekim ayı. Bu ayın bizim için daha uygun olduğunu düşünüyoruz.

-Etapçılarınızdan kendileri ilgili bir serzeniş aldınız mı?

Bir şikâyetleri yoktu. Etap işleyişi, kurulumu, süper gitti. 130, 98, 85 km’lik etaplarımızda starttan girip 23 SOS aracımızı yerleştirmek çok uzun bir süre gerektiriyordu. Biz de dört-beş ayrı noktadan sos araçlarını etaplara yerleştirdik. 130 km’lik etapta maksimum 1,5 saat içinde herkes yerini almış oldu. Aynı şekilde de etabı boşalttık.

-Uçan, kaçan veya kalan yarışçılardan müdahale ediliş süreçleri konusunda bir geri dönüş oldu mu?

Yarışçılar arasında batma kalma şeklinde değil ama arıza yaparak kalanların ancak etap bittikten sonra alınacakları için bir şikayet gelmedi, hepsi de alındı zaten.

-Yarış öncesi sağlığınız anlamında ciddi bir sıkıntı yaşamış olmanız handikap yarattı mı?

Bir problem olmadı, iyiyim. Koşturmaya devam.

-Ekip olarak yarışta çok yoruldunuz mu?

Haliyle ben dahil hepimiz hem yorulduk hem uykusuz kaldık. Gece 1-1,5 saat uykuyla giden ekiplerimiz oldu. Sadece etapçı kadro değil, telsiz ekibi aynı şekilde. Merkezde görev ala arkadaşlarda bizler gibi erken saatlerde güne başladılar haliyle.

-Birçok yarışçı uydu uyarı sisteminden yana dertliydi. Sistem düzgün çalışmadı mı?

Öndeki araç yakalandığında uyarı düğmesine basılması halinde yol verilmemesi cezai durum gerektiriyor. Bu konuda iletilen şikayetler çok virajlı yollarda yarışçı aslında önündeki rakibi için uyarı düğmesine basmasına rağmen öndeki başka bir virajda başka bir aracında aynı sinyali yakalıyor olması gibi bir durumdu ve harita üzerindeki araçlarda tespit edildiği zaman o araçlara zaman indirimi yapılarak o sorun tölare edilmeye çalışıldı. Bu da yolun yapısı ile ilgili başkaca yapacak bir şey yok aslında.

Aydın Hoşgör, Ralli Ajansı, İstanbul | 30 Eylül 2022 : 23.00

Son 70 haber

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: