Arkadaşım Mehmet

Bizim yarış camiası, hayatı, direksiyon sallamaktan ibaret sanır.

Öyle de yaşar. Gerisi hikâye…

Ama dünyada gerçek öyle değil.

Her çalışmanın, aktivitenin arkasında gizli kahramanlar yatar.

Vitrine çıkmaları da gerekmez. Zaten işi de o değildir.

Örneğin; Aydın Hoşgör.

Hiç yarışmadı ama 1980’lerden beri ralli medyasını bu güne taşıdı.

Sabırla, gayretle, susarak, kızarak, içine atarak. Zengin mi oldu?

Yoooo….

Seversin, sevmezsin… Gerçek bu. Ama, başarılı da bu.

Yağcılık için yazmıyorum bu satırları.

Hayatı kavramanıza yardımcı oluyorum.

Çünkü… Ukâlâ bir zümre var ortalıkta.

Kendinden başkasını tanımayan…

Adamdan saymayan.

Ne kadar acı. Fasulyeden nimet olmak!..

Önemli olan insan olmak.

Hayat bu kadar basit aslında. Ama anlayana.

Son yazımda, Mehmet Taşanyürek’ten bahsetmiştim… Arkadaşım.

Çevrem merak edip sordu cepten… Nereden tanıdığımı?..

Kariyerini, geçmişini filân…

Bundan 23 sene önce bir telefon geldi.

Özgeçmişimi okumuş, öyle bulmuş beni.

Davet etti. Gittim tanıştık.

Efendi, Türkçesi temiz, otomobil seven, bir Balkan çocuğuydu.

1960 model, tahsilini Italya’da yapmış.

İstittuto Europen Desing mezunu biriydi.

İtalya’da büyük bir aşka yakalanmış, nadir kişilerdendi!..

Bu aşk, Alfa Romeo ile başlamış… Maserati ile sürmüş.

Ferrari ile de doruk noktasına ulaşmış büyük bir aşktı. En büyük meziyeti,

Çok özel otomobillerin anatomik çizimini kendi yöntemleri ile yapabilmesiydi.

Kendini geliştirdikçe, tanındı…

Sonunda İtalya, Avrupa, Amerika derken, Dünya çapına ulaştı.

Şansıma, birkaç yıl aynı semtte yaşadık. Uyumlu dostluğumuz sürdü.

Ferrari’leri ile hafta sonu çıkarken.

Hepsi de kendi çabaları ile alınmış, emek harcanarak sahip olunmuş araçlardı.

Ferrari konusunda fikir ve tutkularını biliyordum artık ve…

Bir gün heyecanla bize geldi. “Son gerçek Ferrari’yi buldum” dedi.

8 silindirli Ferrari’leri Enzo Ferrari mirası saymazdı çünkü… Gittik.

V12 silindir Testarossa karşımızdaydı.

Timsah gibi yere uzanmış bize bakıyordu.

O zamanlarda da Ferrari pahalıydı. Paramız yetmiyordu.

4 veya 5 aracı bu iş için takasa kullandık, sattık, değiştik…

Birini de ben almıştım.

Sonunda V12 Testarossa bizimdi. Mutlu uyuduk.

O kapalı garajda yatarken. Gerçek 131 Fiat Abarth’a el attı Mehmet.

Yapma etme olmaz yürümez derken…

Onu da yürüttü… İnleyen şanzımanı ile.

Hocaları  A. Materatsi, F. Trombi, Ali Canko olunca…

Tutamadık Mehmet’i.

Hâlâ mücadelesi bu uğurda sürüyor.

Tanışıp, organizasyon yaptığım Murat Günak, Hasip Girgin,

Uğur Şahin ile bu gün görüşemesek de…

Mehmet Taşanyürek ile sürüyor.

Anatomik çizimleri NFT piyasasında artık.

( NFT: Bir değere sahip, tahsil edilebilen dijitâl varlık anlamına geliyor)

Azimle yoluna ve tek hedefine doğru ilerliyor…

Hedefi ne mi?..

İşte onu söylersem aramız açılır.

Günü gelince birlikte açıklarız bakarsınız…

Hayat bu…

Belli mi olur?..

6 Ocak 2022 : 13.17

Son 50 haber

Yorum yaz

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: