Ne pazardı ama..

Dün (Pazar), spor açısından unutulmazdı.

Hırvatistan Rallisi, son şampiyonun zaferi ile tamamlandı.

‘6’ salise, bir ralli için müthiş bir fark olarak kayda geçti.

Ogier’in zirveden düşüşü ve geri gelişi ne ilk, ne de son olacak.

Belçikalı Neuville’nin işi ise düne göre daha zor görünüyor.

Çünkü, dün Ogier ile savaşırdı, şimdi başına bir de Evans çıktı.

Biri düşse diğeri bayrağı kapıyor. Düşen ise kalkıp geri geliyor.

Böylesi bir aksiyon Hyundai takımında daha az bir olasılık.

Şampiyon olduğu sene Tanak, hatırlarsanız çok revaçtaydı.

Koltuk değiştirdi, sanki kısmeti de bıçakla kesildi gibi.

Belçikalı yine de mutlu, eve kupa ve puanla döndü.

Tanak için ise podyum bir süre daha olmayabilir.

*****

Sarsıcı pazar

Dün sabah videosunu izlediğimde fena sarsıldım.

Ogier’in trafik kazası ürperticiydi, ucuz atlatıldı.

Bizde olsa sağ şerit magandalığı der geçeriz.

Fakat Avrupa’nın göbeğinde, en sağ şeritte, o ne sürat öyle.

Ogier’i çekmek için telefonuna odaklanan seyirci de çok şanslı.

Tam da önünde oluyor kaza. Ayarlansa olmaz cinsten.

Sonrasında dünya portalları harıl harıl işledi konuyu.

İkinci video tam tebessümlüktü. Kaç kez seyretttim, bilmiyorum.

Düğün aracının önünü kesen çocuklar gibiydi, Hırvat polisi.

Ogier da, zarf vermeden kaçmak isteyen damaktan farksız!

Bu da tam bize has bir görüntü gibi geldi bana.

Bizdeki tek fark, arkasından saydırılma riski olabilirdi, o kadar!

Hırvatlarla uzaktan bir bağımız mı var acaba, genler uyumlu gibi.

Anlayamadığım, bir portaldaki ‘ima’ vuran da, vurulandı Fransız mı?

Ya uluslararası bir karalama ya da yanlış bilgi olabilir.

Eğer ki vuran da Fransız çıkarsa, konu gerçekten çok ilginçleşebilir.

Birkaç yıl önce, Haliç üstünde sağ şeritte usulca giderken,

Orta şeritten üzerime bodoslayan araç canlandı birden gözümde.

Aynı ama tersi aksiyon, fakat benzer şiddet.

Önündekinden kaçmak için toslamak için beni tercih etmişti.

Bu arada aklıma geldi birden, nedense;

Ne trafikteki kaza, ne memurun önünü kesme çabası, ne başkası..

Hiçbir şey, Ogier’i yolundan edemiyor, burası kesin.

Durumun en şaşkını eğer ki Evans çıkarsa da hiç şaşırmam.

Briton, Türkiye’den bir yıl sonra zafer kazanacaktı ama..

Kupayı geri kaptı esas oğlan, kendisine alt rol kaldı.

‘6’ salise de içimi gıdıklamıyor değil, hani acaba,

Altından acaba bir takım kararı çıkabilir mi?

*****

Wrc de bunu yaparsa..

Bir yandan Hırvatistan haberi için bilgi toplarken,

Neden gerektiyse puan durumuna göz atmak için baktım.

Şampiyonanın resmi sitesindeki puan durumunu gördüğümde inanamadım.

En az iki çift göze daha teyit ettirdim ki gördüğüm doğru mu diye.

Baktım, tastamam gerçek duruyor karşımda,

Mesut’un tabiriyle ara sıcak attım fırına!

WRC’nin resmi sitesinde puan durumları güncellenmiş görünüyordu.

Sezonun 3’ncü yarışı için puanlar eklenmişti, ama..

Daha yarış bitmemişti? Şaka gibi ama tastamam gerçekti.

Hırvatistan’da Powerstage etabının geçilmesine daha bir saat vardı.

Üstelik podyum bıçak sırtındaydı, kim alacak belli değildi.

Ogier’a çizik attık, Evans mı Neuville mi diye tahmin yapıyorduk.

Biz düşünürken, wrc.com ekledi puanları  verdi yayına.

Tamam, o an Evans bir, Ogier iki, Neuville üç gidiyorlardı.

Hanelerine yazılan puanlar o an için doğruydu, fakat erkendi.

Üstelik powerstage puanları eksikti, çünkü daha koşulacaktı!

Nitekim, erken öten horoz erken kesildi.

Ogier çıktı sahneye son saniyede attı gölünü.

O bir saate içerisinde acaba benim gibi kaç kişi gördü o ekranı?

Aynı hata bizde olsa, kapıya koyarlar adamı.

Eğer bu bir hata ise, wrc.com için büyük bir ayıp.

Yok, test amaçlı yüklendiyse, neden yayına verildi anlaşılır gibi değil.

Yarış bitti, ilk telaş gitti, aklım puana geri döndü.

Baktım, düzeltilmişti tablo. Ogier tam puanla en üstteydi.

Bu haberin ilk spotunda ‘WRC şaşırdı’ başlığını tercih etmiştik.

İki ekran görüntülü çalışma ile birlikte onu da değiştirdik.

Fakat sosyal medya yansımalarında ilk başlık ve görüntülü kaldı.

*****

Aksiyonun yerli versiyonu

Hırvat haberini hazırlarken, gözüm bir yandan da Eskişehir’e takılı.

Orada da farklı ama çağrıştıran bir durum çarptı gözüme.

Burak, kazanacak denirken, Buğra çıktı aradan.

Önce, Burak bırakmaz diye düşünmedim değil ama,

Buğra evinde, avucuna gelen fırsatı tepmez dedim peşinden.

Son yılları sıkıntı geçiren genç pilot için müthiş bir çıkış olurdu bu.

İzlerken dikkatimi çekti, startını sponsoru Firuzan verdi.

Bir plan dahilinde olsa, bundan alası Şam’da kayısı derler.

Umarım, bu zaferin akası gelir, şansı da açılır.

Burak ise ne düşünmüştür acaba?

Takımına dahil ettiği genç pilota kupayı kaptırmak..

Kolay kabul edilebilir gibi görünmüyor.

Hiç şüphesiz, Bodrum’dan sonra Eskişehir’de de,

Podyumun en üst basamağında kendisi olmak isterdi.

Eskişehir konusunu farklı bir anektot ile bağlayayım..

İlk gün kaza geçiren Afşin Baydar ile telefonda konuşurken,

Söylediği bir cümle vardı ki habere katmamıştım.

Afşin, etapların süratinden dem vurdu, kazalar normal dedi.

Asfalt ve yüksek sürat, haliyle risk katsayısını da arttırıyor.

Hırvat’ta da pek çok pilot, iniş karakterli asfalttan yana tedirgindi.

Asfalt ralli, çok kimse için kolay lokma değil, bir kez daha görüldü.

*****

Bülten şoku

Bodrum’un peşine Eskişehir de yapılınca, umutlar artmıştı ki..

Federal bülten, adeta ocaklara incir ağacı dikti.

15 gün her şey durdu, sonrası Allah kerim.

Bu durum bayram sonrası da sürmez inşallah diyelim.

Çünkü, hem Bursa’da ralli, hem Antalya’da offroad var.

Ötelenen pist, tırmanma, karting, klasik ralli için de yeni tarih lazım.

Oysa Nisan’a girerken, çok umutluydum.

Bodrum ve Eskişehir’de ralli, ardından yine Bodrum’da Baja vardı.

Gelgelelim, sonuncusu gitti yaz başına, tüm planlar şaştı.

Her şeyden öte, önce sağlık olsun da varsın takvimler şaşsın diyelim.

Kaldı ki ötelemeler sadece bizde değil, dünyada trend oldu.

Başta Almanya ve Avusturya, Fransa tüm Avrupa habire öteliyor.

Yaz sonları ve sonbahar yine dolu dolu geçer inşallah.

*****

Misli misli

Ajansta son günlerde haber akışı çağlayana döndü.

Günde 10’ndan aşağı haber çıkmıyor, çok şükür.

Yarışsızlıktan kavrulduğumuz bir zamanda, bin şükür.

Bu ara trafiklerden hiç dem vurmadım, ama unutmadım!

Son zamanlarda ajansın maşallahı var, kendini egale ediyor sürekli.

Artık arkamıza da bakmıyoruz, ‘neler oluyor oralarda?’ diye.

Baktım, açık aralar hala misli misli.. Böyle devam eder inşallah..

Çok kez hayıflanmıyor da değilim, bu kadar efor ne için, kim için?

Fastfood gibi hızlı tüketmeye alıştık, alıştırdık herkesi.

Sabah girdiğimiz haber, gün bitmeden 3-5 sıra kayıyor aşağıda.

Kendi topuğumuza sıkıyoruz sürekli fark etmeden..

Onca emek verilen haberin ekran ömrü ne yazık ki çok değil.

Ama database’deki veriler sürekli takipte, görüyorum.

Lafa gelince mangalda kül bırakmayanları anlayamıyorum.

Güncelinde yer almak varken, kendilerini habire geçmişte eşeliyorlar.

Allah hepsine akıl sağlığı versin, ne diyeyim.

Ki, akıp giden zamanın kıymetini anlasınlar.

Dün dünde kaldı, bugünün tarihinde yer almak esas.

Bu spor pr’sız olmaz, anlamayana davul zurna az.

Bu arada, hara güre derken, Nisan’ı da bitiriyoruz, çok şükür.

Mayıs’ta bizi, dünyamızı, ülkemizi, sporumuzu neler bekliyor acaba?

Ayın başı Ramazan, ortası bayram, sonrası ferah olur inşallah.

Kalın sağlıcakla.

26 Nisan 2021 : 08.00

Son 50 haber

Yorum yaz

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: