Paris’in öyküsü…

20.07.2017 : 18.00 | Truva (Troia), Anadolu´nun bir kültür devrinin simgesi, Batıya açılan bir Anadolu kapısıdır.

Hititlerin Taruisha dedikleri bu kent MÖ 3000 nci yıllarda Bozdağ (İda) eteklerinde Menderes (Skamaidros) ile Dümrek (Simoeis) çayının sınırladığı ve bir yanı Ege denizine, bir yanı Çanakkale Boğazına bakan üçgen biçimli ovaya hakim olacak şekilde, bugün Hisarlık denilen ve Çanakkale şehrine 30 km. uzaklıkta bulunan tepe üzerinde, yüksekçe bir kale olarak kurulmuştur.

İzmirli Homeros‘un İliada adlı eserinden esinlenerek, kenti ve hazinelerini arayan Schliemann, 1868 yılında bugün Truva olarak bilinen yerleşme yerini bulmuştur.

İlyada ile meşhur efsaneye konu olan ve MÖ 1200’lü yıllarda cereyan eden savaş hilesinin sembolü Tahta At’ı, Güzel Helen’i, vatanı için hayatını feda eden kahramanları ile unutulmayan bir öyküdür şehrin öyküsü…

İlyada Destanı‘ndaki harp, tek bir muharebenin hikâyesi değildir. Bu harplerin, son safhasının hikâyesidir. Batıdan gelen bir kavmin, Akhalılar’ın Anadolu‘yu işgallerinin başlangıç tarihidir. Savaşlarda taraflar kahramanlıklar gösterirler. Destanda, Homirosun Akhalılar’ı da yiğittirler. Fakat dikkat edilirse, asıl kahramanların Truvalılar olduğu görülür. Homiros, memleketi Anadolu’nun istilâsını istilâcılara anlatan ozan durumundadır. Bu itibarla memleketlileri ile dövüşerek galip gelenlerin rastgele insanlar olmalarını kabul etmesi beklenemez.

Öykümüzün başında, Truva ‘da Kraliçe bir oğlan çocuk doğurur.

Çocuğa Paris adını koyarlar. Paris büyür, yakışıklı bir delikanlı olur.

Olimpos´(Yunanistan)daki Tanrıların Şöleni‘ndeki görüş ayrılıklarında hakem olmak üzere Zeus, İda Dağındaki çoban Paris’i hakem tayin eder.

Kavga Tanrıçası Eris bu ziyafete davet edilmemiştir. Düğünün tadını kaçırmak ister. Bir Altın Elma´nın üstüne ” En güzele “ yazıp, ziyafet sofrasına atar. Zeus´un karısı Hera, en güzel kendisinin olduğunu iddia ederek elmayı almak ister. Afrodit itiraz eder ve en güzelin kendi olduğunu söyler. Athena da aynı iddiayı öne sürer.

Tanrıçalar, hakem Paris´in kararında etkili olmaya çalışırlar.

Hera, Asya Krallığını rüşvet olarak teklif eder. Athena, akıl ve başarıyı rüşvet olarak vaad eder. Afrodit‘in rüşveti ise genç çoban için daha caziptir. O, Paris‘e dünyanın en güzel kadınını vereceğini söyler.

Hakem´in kararı etkilenmiştir.

Paris, Tanrıça Afrodit‘i  ” En güzel Tanrıça “ ilân eder ve Altın Elma‘yı Afrodit´e verir. Hera ve Athena, kin ve intikam hırsı ile dolu olarak Olimpos‘a dönerler.

Kimdir Afrodit´in vaadettiği en güzel kadın ?

Bu kadın, Sparta Kralının karısı Leda´dan doğma ve Zeus´un gayrimeşru kızı Helen olacaktır.

Sparta‘da yaşamakta olan güzel Helen‘e, komşu ülkelerin Kral ve Prensleri evlenmek için taliptirler. Helen, 99 asil aday arasından kendi seçtiği Menelos ile evlenir.

Sparta Kralı ölünce, Helena‘nı kocası Menelos Kral olur, Sparta tahtına çıkar. Yunanistan´a gönderilen bir elçilik heyetinde yer alan Paris, Truva Prensi sıfatı ile Menelos‘un sarayına kabul edilir. Paris, Menelos’un Girit’e gitmesini fırsat bilerek Helena‘yı Truva´ya kaçırır.

Öykünün ana kahramanı Paris ve İlyada‘nın yazarı Homeros gün gelecek yörede Türkiye Ralli Şampiyonası kapsamında bir ralli düzenleneceğini akıllarına getirmişler miydi?…

Yağız kazandı, Burak onu izledi. Orhan mekanik arızadan kaldı.

Hava çok sıcaktı, yollarda uzun düzlükler vardı, yavaşlatmak için şiken uygulaması yapıldı, ama yetti mi hızları düşürmeye?…

Son 50 haber

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: