İçinden ne çıkacak belli değil..

LOGO-AHOSGOR-150Cumartesi akşamı, yemek masasındayım..
Kulağım, Show?daki akşam haberlerinde..
Malum, yarın seçim var, gündemi takip olayı..
Bültenin sonlarına doğru bir haberle..
İrkildim yerimden..
?6 Nisan?da İstanbul Park?ta yarış var!?
?Hayırdır inşallah? dedim içimden..
6 Nisan?da, bildiğim yarışlar var ama..
İçlerinde İstanbul Park yok..
Son dakika, yine federal bir sürpriz mi diye..
Haliyle, habere pür dikkat kesildim..
Haberin grişindeki görüntülerde..
Bir Caterham yanladı..
Park?a Cat?lerin son spec?lerinden alındığını..
Hatta, periyodik eğitimler verildiğini biliyordum..
Catheram yarışları ?yeniden? canlanacak diye yorumladım.
Ama çok geçmeden, ekranda ?koşan birileri? belirdi.
Benzer renkte ve enlemesine yeşil çizgili kıyafetleri ile..
Bana, firar etmiş mahkumları anımsattı birden.
Belki, çocuklukta çok Red Kit okumuş olmamla alakalı..
Beynim, otomatik anımsatma yapmıştı, gülümsedim.
Haberin içeriği ?İstanbul Park? ve ?yarış? üzerineydi ama..
Mekanik tekerler değil, doğal iki çekerler yarışacaktı.
Anlayacağınız, atletizm yarışıydı..
Haberde, ikibin kayıttan bahsedildi.
Yapıldığından beri insana hasret bırakılan bir tesistir, burası..
Kapısından içeri giremezdiniz, gezemezdiniz.
Hatta, ?yarış? dahi yapamazdınız.
O zamanki Başkan?ımızın attığı imzalar, nedeniyle..
Bizim tesis, bize el, ele ise mekan olmuştu.
Dükkan pekengini açtırmak ya imkânsız..
Ya da çok pahalı bir bedel karşılığıydı.
O günlerden gelip te, bugünlerde ?koşu için iki bin kişi? denilince..
Tatlı bir tebessüm kapladı içimi, en azından ?tesis insana kavuşacaktı?..
Ama, kısa sürdü bu, hafiften öfke sarmaya başladı benliğimi.
Motorlu araçların yarışması için yapılan bir tesiste..
Yanlış veya kasıtlı politikalar sonucu yarışsız çok yıllar geçirildi.
Bugün işletmeyi devralan, eski bir sporcu olunca, umutlanmıştım.
Her hafta sonu yarışlar düzenlenir artık, diye.
Şu gün, bu saat itibariyle bu konuda hâlâ hüsranlardayım.
Umudum azalsa da, yine de içimde bir yerlerde canlı tutuyorum.
Ama ne yalan söyleyeyim, şu koşu işine fena bozuldum.
Araçlar yerine insanlar koşturulacağı için..
Pistin patronu, otomobil sporcusu..
Pistin Sportif Direktörü, dikkat edin; ?federasyonun başkanı?..
Kadrosunda nice sportif kariyeri olan insan var.
Ama ortada -hala- bir yoğun bir yarış takvimi yok!
Hak yememek adına; kamyonu, rallikrosu, TPŞ?leri sayalım..
3-5 hafta sonu, toplasanız. Hadi üstüne 5 daha koy, olsun 10!
Geriye kalan 42 haftanın bayramını, seyranını çıkar..
Ara ara yapılan drift, draft’ları da ayır..
Temiz, kemiksiz 25 hafta sonu var. Yani, yarı yıl.
Peki, bu hafta sonlarında ne var?
29?unu bilemiyorum ama birinde, ?koşu? var!
Ben değil tabii, kayıt yaptıran 2 bin kişi koşacak..
Sadece, tesisi insanla buluşturmak adına, bu koşuya evet, ama..
Koşturmayı planlayanlar, oranın iki veya dört çeker, ama mutlaka..
‘Motorlu araçların’ koşturulması için yapıldığını asla unutmamalılar.
İzmir?de Erol (Hülagü) zamanı başlatıldı bir uygulama, şimdi de sürdürülüyor.
Sabahları belli saate kadar pist halka açık, isteyen koşuyor veya yürüyor.
Ama bugün İzmir?de 52 haftanın belki 42?sinde yarış var..
Yerel veya ulusal, federasyon veya özel kupalar..
Otomobil, karting, V1, motor vs. Motorlar, İzmir?de hiç susmuyor.
İstanbul Park?ta ise, hâlâ, kuş cıvıltıları.
O, Park?ın yanından geçerken duyduğunuz motor sesleri ise..
Patronun binlerce ?rent a car?ının içeri dışarı transferinin sesi.
Umarım, umarız bir gün Park?ta da gerçek motor sesleri ?hiç? eksik olmaz!
Bugün, yarın veya birgün, ama mutlaka!
Bu arada, başlığa mı takıldınız?
Bana ait değil, haberde spiker söyledi.
?Park?ın içinden ne çıkacağı belli değil? dedi.
Ben bir anlam katamadım, sadece başlığa taşıdım.
Sevgiye kalın.

Son 50 haber

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: