Sponsorsuzluk kader mi?

İngiliz ata sporu olan rallinin, Avrupa’daki gelişim sürecini, Türk Ralli Tarihi’ni de içeren sitemde anlatmıştım, anımsarsanız…

LOGO-NHIZIR-250Kısaca tazelemek gerekirse…

Bir Amerikan tütün şirketi, promosyon amaçlı bir aktivite düşler…

Ve sonunda motorsporlarında karar kılınır.

Bu tarihi kara neticesinde de, 1971 yılında, Batı Avrupa’da, ralli başta olmak üzere motorsporları patlaması yaşanır…

Bir numaralı seyir sporu sayılan futbolle bile rekabete girer…

Bu trendi cazip bulan diğer rakip firmaların da işin içine girmesi ile 1980’lerin başı adeta şenlikli geçer…

Bir markanın yarışlarda görünmesi artık onur meselesi olmuştur…

Bizde ise dünyaya açılma yılımız olan 1984’te bu işe ilk adım atılır.

Rahmetli Renç Koçibey (O yıllarda Koçibay’dı) P&M’in kapısından heyecanla fırladığında anlaşması sadece $ 50.000’dı… Ama dünyalar onun olmuştu… Artık M. pilotuydu…

İki yıl sonra Renault Sport menaceri rahmetli Lemi Tanca masaya oturduğunda, markasını da kullanarak bu rakkamı $ 150.000 yapmayı bilmişti.

Bu güne göre çok cüzi olmasına rağmen, bu bütçelerle ralli yükselmeye başlamıştı ülkemizde.

Motorsporları artık heyecan kaynağıydı… Üstelik, seyri de ücretsizdi…

Ralli Dünyası bu motive olmuş ortamda, doğru zamanda doğmuş, hepimizin sevgisini kazanmıştı.

1988’lerde İskender Atakan’ın spora profesyonel bakışı ile başlayan milyon dolarlık şahlanış, 95’lerde başlayan yasaklarla zora girmiş ve sonunda 2002 yılında son bulmuştur.

Savaşın serbest olduğu şu dünyada reklâma uygulanan yasaklar hâlâ tartışılırken, spor inişe çoktan geçmiştir bile…

Günümüzde o yıllar artık mumla aranır oldu. Ama iş işten geçti…

Şaşırarak görüldü ki 70’li yılların Amerikan vizyonuna bugün bir tek Araplar sahip. O da belli oranlarda.

Kendimize dönecek olursak…

Tüm dünyanın parmak ısırdığı bir ekonomiye sahibiz. Sayın Derviş ve rakkamlar öyle söylüyor.

Dünya klâsmanında da 14?ncü sıradayız. Zaman zaman 13?ncülüğe çıkıyoruz.

Gayrı safi milli hasılamız da öyle…

Gelin görün ki sponsorlukta son sıralardayız?..

Dünyaya mülk satan dev inşaatçılar, sadece THY cirosu $ 2 milyar olan Opet, formulacı gençler yetiştiren PO, hep Abarth’la anılan Fiat, Gordini armadalı Renault, Cem Yılmaz’a milyonlarca dolar ödeyen TTNet, 36 milyon abonesi olan Turkcell ve diğerleri… Onlar da ortada yoklar.

Avrupa Ralli Şampiyonu’nu Türkiye’ye transfer etmek de işe yaramadı…

Eee?.. Ne olacak?.. Batıp gi decek mi bu iş?..

Süper Lig takımlarından vergi almayanlar…

Erzurum’a Olimpik Tesis yapanlar…

Var olan stadın yanına bir stad daha yapanlar…

Gelin şu işi tatlıya bağlayalım.

Şu motorsporlarına bir hak tanıyın.

Adam otomobilini sarı/lâciverte boyatsın, üstüne Cemal yazsın…

Adam otomobilini kırmızı/beyaza boyatsın üstüne Mualla yazsın…

Veya sizin istediğinizi yazsın…

Olmaz mı?.. Çok mu şey istedik?..

Tatlıya bağlanmaz mı?..

Bir ?düş?ünelim…

Son 50 haber

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: