26.07.2012 | Harita!

Aralık ayı içerisinde yapılması gereken olağan genel kurula beş aylık bir süre kaldı.

Göz açıp kapatıncaya kadar geçecek kısacık bir zaman!

Sporumuzun önümüzdeki dört yılını şekillendirecek yeni yönetimin de belirleneceği genel kurul olacak.

Bu kadar az zaman kalmasına rağmen, sporu yönetmeye adaylar ve onların plan-projeleri hakkında hâlâ bilgiler istenen seviyede değil.

Bugün için başkanlığa ?aday? olduğunu açıkça ifade eden iki kişi var..

Biri, Ercan Kazaz, ki ajansta yer alan ?Başkanlığı içim istiyor? söylemi ile hem tebessüm hem de ilgi odağı oldu..

Diğeri, Yalçın Arsan, O da kendi bloğunda yazdığı ?motor sporları nasıl kurtulur? yazısının dumanı henüz dinmemişken, verdiği ?yol haritası? ile gündemini sıcak tutmayı sürdürdü.

Başkanla muhalefetin ?işaret edecekleri? adaylar ise, henüz belli değil.

Bir rivayete göre Başkan?ın parmağı, 14 yıllık yönetimi sırasında sağ kolu olan Spor Kurulu Başkanı Metin Çeker?i gösterecek..

Metin, kulüpler, sporcular ve hatta delegelerin pek çoğu tarafından çok iyi tanınan ve sevilen bir isim.

Sportif kariyeri de yüklü; Ali Bacıoğlu ile sayısız yarışta ve şampiyonlukta ortak paydası var.

O?nun için ?arı gibi çalışır? söyleminde birleşiyor, herkes..

Ancak, başkanlık söz konusu olduğunda aynı performansı sergileyebilir mi?

Çok kimse için bu sorunun cevabı belirsiz.

Diğer taraftan, Başkan?ın ‘diğer iki adaydan birini’ işaret etmesine de sürpriz olarak bakılmamalı.

Başkanın, destekleyeceği birisi ile, ?geçmişi deşmemesi? için sıkı bir pazarlık yapacağını sağır sultanlar bile duydu.

Dolayısı ile, Başkan kimi gösterecekse eğer, bu pazarlıkta istediğini almış demektir.

Bu yazının içeriği, adaylardan biri olan Yalçın Arsan?ın, son yazısı ?yol haritası?.

Sonuçta, başkanlığa aday olduğunu deklara ettiği andan itibaren, ileri sürdüğü görüşler herkesçe ve açıkça eleştirilebilir hale geldi.

Ben de bundan hareketle, O?nun yol haritasındaki çekincelerimi dile getireceğim.

Yazısının tüm satırlarını buraya taşımak gibi bir niyetim yok.

Hatta bana bir anlam ifade etmese de, yine de bir çok söylemine yanıt vermek niyetinde de değilim.

?Yol haritası?nda gördüğüm -bence- yanlışları dile getireceğim.

Kendisi sporun çok uzağında biri değil.

Dolayısı ile idare ve muhalefet arasındaki kavganın gerekçelerini çok iyi biliyor.

Bu kavganın ana temeli, sporun iyi idare edilememesi ve kaynakların boşa ve hatalı harcanması.

Sporun kötü yönetilmesi ve kıt kaynakların iyi kullanılmaması ciddi bir suçlamaya temel teşkil ediyor.

Ki, yargı da bu konuda aynı görüşte olduğunu dava açarak gösterdi.

Dolayısı ile, muhalefetin işin peşini bırakmayarak hukuk nezdinde dava açtırıp kazandığı ilk raundu sanki bir mahalle kavgası gibi değerlendirmek büyük haksızlık olur.

Aksine, bunun takipçisi oldukları ve sporu savundukları için onlara teşekkür edilmesi gerekir.

Üstelik, bu aynı zamanda gelecekteki yönetimleri de bağlayacak bir adım.

Her kim başkan olur da aynı hataları yinelerse, hesabını hukuk karşısında vereceğini her daim hatırlamasını sağlayacak ciddi bir uyarı..

İnsanlar, özellikle yöneticiler yaptıkları işlerle yeri geldiğinde ?suçlanabilirler?, ayrıca da ?suçlama? olmadan cezalandırma olmaz!

Eğer bilgi ve belgeler bu suçlamaları destekliyorsa haklarında davalar açılır.

Bugünkü tablonun basit bir suçlama değil, aksine Savcılıkça kabul görmüş bir durum olduğu unutulmamalı.

Verilmekte olan bu mücadele ile kazanan tarafın fark yaratamayacağı varsayımın içi de çok boş.

Nereden biliyor, öngörülerinin dayanağı nedir?

?Görünmeyen düşman? her zaman ve herkes için vardır, hatta kendisi için bile!

Bir barış önerisi olmamasına karşın, şu söylemi ilginç;

?Ya oturup anlaşın veya, kavganızı spordan ayrıştırın..?

Yani, yeni süreçte yönetim için üçüncü bir alternatif öne çıkacak, ki burada da sanırım kendisini işaret ediyor.

Sporumuzun itibarının düşük olması… Uluslararası başarımızın olmaması..

Yerel kahramanlarımızın az olması… Takımlarımızın zayıflığı..

Bunlar zaten herkesçe bilinen ve seslendiren ama çözümü ne hikmetse bulunamayan sorunların başlıkları.

Ama ?yönetim paylaşımı? önerisini görünce, ?yok artık? demedim değil!

?Federasyon yönetim kurulunun %50?sinden fazlasını otomotiv sektörü yöneticilerinden seçmek..?

Bir adım ötesine gidip, rakam da vermekte;

?En az 9 kişiden olaşacak yönetim kurulunun 5?inin otomotiv sektörü üst düzey yöneticilerinden oluşması?..

Evin anahtarını komşuya teslim etmek gibi.

Yıllar öncesindeki bir genel kurulu hatırlattı bana.

?Siz bilmiyorsunuz, ben sizi yönetmeye geldim? diyen biri vardı.

Herkeste iğne etkisi yaptı, tepkiler çığ oldu.

Arkasında sporun iki önemli aktörü olmasına rağmen, seçimde hezimete uğradı.

Bu da başka bir versiyonu.

Sporun içinden insanlar değil de, otomotiv insanları sporu yönetecek!

Niçin? İçimizden birileri bu sporu iyi yönetmeye vakıf değiller mi?

Bu kadar mı hakir görülüyor, bu sporun insanlarını?

Sırf, sponsor olup para verecekler diye mi bu söylem?

Oysa, bugüne kadar spora para akıtan onlarca sponsor firmadan böyle bir istek geldiğini duymadım.

Bugün spordan sponsorluğunu çeken insanlar da koltuk verilmedi diye gitmediler..

Verdikleri destekler çarçur edildi, yanlış harcandı, beklentileri karşılamadı diye gittiler.

Onlara bu hayal kırıklığını yaşatan kimdi?

Bugün ?suçlanan? yönetim..

Dolayısıyla, bu öneriyi düşünmek bile, mensubu olduğu spor camiasını en basitinden hakir görmektir!

Kendisinin aynı zamanda otomotivci şapkası var olabilir.

Bu yüzden onlara daha çok sempati duyabilir.

Merak ediyorum; otomotivcilere koltuk vermek, hiç mi sporcu tarafını incitmedi?

Koltuk paylaşımından sonra ikinci büyük gafı ise, federasyonun adını değiştirme önerisi.

Yine otomotivcilere kol kola olmak adına, federasyonun adından ?spor? çıkartılsın istiyor…

TOSSFED yerine ?TOF?, yani ?Türkiye Otomobil federasyonu?..

Otomobil mi satacak bu federasyon?

YA da, otomobil satanların sorunlarını mı takip edecek?

Yarın bu da yetmezse, Şöförler Federasyonu?na da ilhak ta önerebilir..

Bu federasyonun, asli amacının ?spor? olduğu nasıl unutulur anlayamıyorum.

Diğer taraftan, Turing?in bazı işlevlerinin federasyon bünyesine alınması önerisi, bayat balığı masaya getirmekten farksız..

Daha önce de ‘düşünen’ ve hatta ‘denemeye kalkanlar’ oldu, ne sonuç aldılar?

Bugünlerde, aynı Turing’in parasına malına göz diken siyasiler de var.

Yani, Turing’ten spora delikli tek kuruş fayda olmaz.

Ayrıca, federasyon yönetim kurulunda, 5 tane otomotivcinin yanına bir de medyacı öneriyor.

9?un 6?sı gitti, geriye spordan gelecek sadece 3 kişi için koltuk yeter görüyor, anlaşılan..

Sanırım, kendisinin ?spor? federasyonuna değil, bir otomotiv federasyonuna aday olduğunu var sanıyor.

Türkiye?nin büyük projelere aç durumda olmasından hareketle, ?üretilecek projelerin illa sportif olmasının gerekmediğini?, verdiği şu örnekle açıklamış;

?İstanbul?daki trafik sorununa yönelik çözüm önerileri üretmeye dayalı bir sosyal proje bize özgün olur ve dikkat çeker.?

Bence, kendine acilen tüm bu beklentilerini karşılayabilecek başka bir oluşum içerisinde koltuk aramalı.

Burası, dediğim gibi, spor federasyonu.

Yani, spor yapmak, yaptırmak, yaymak için kurulu bir federasyon.

Ne Turing?in malı mülkü..

Ne İstanbul?un trafiği..

Bize, sporun yükselmesi için proje üretecek, sporu düşünecek bir başkan ve yönetim gerek.

Yazının sonlarında, bugünkü başkandan adaylık için destek istediğini yazmış.

Kendisini işaret etmesi için, neler önerdi veye ne öneriler aldı bilemiyorum.

Ama bu adımla dahi kendine engel ürettiğini göremedi sanırım.

Kendisine olumsuz bakanların dayandığı ortak noktayı da, ?yeni başkanın eskisini bir seçimle yenmesi gerektiği görüşü? olarak tanımlıyor.

Yani, eskisini seçimde yeneceksin..

Ve, ?koltuğu hak edeceksin!?

Yok öyle, ?işaret et beni?, modu..

Yol haritası yazısını, tüm bunları ?hayal ettiğini? yazarak sonlandırıyor.

Aslında, cevabını da kendisi vermiş;

?Hayal mi? Hayal.. Ta ki biz gözlerimizi açana kadar.?

O?nu bilmem ama, sporun tüm fertlerinin gözleri zaten sonuna kadar açık.

14 Yıllık Federal yönetimde o kadar çok kazık yedi ki bu spor..

Güvendiği dağlara yağan karlardan..

Elini uzatıp koluna kaptırarak kaçanların şaşkınlığından..

Sporcusunu sağmal inek görüp bütçesinin bir bölümünü onlardan edinen yönetim anlayışından..

Daha saymamı ister misiniz?

?Yenen kazığın hesabı olmaz? derler.

Şimdilerde herkes yeni ve yine bir kazık yememek adına, ince eleyip sık dokuyor olmalı.

Ve geceleri uyurken dahi gözlerini açık tutuyor.

Bu yüzden, bu ?yol haritası?, bence insana yolunu kaybettirir!

26 Temmuz 2012 Perşembe : 23.12

Son 50 haber

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: