Vural Ak; “F1’in değeri 11 milyar dolar!”

İstanbul Park’ın işletmecisi Intercity’nin patronu Vural Ak, ajansa verdiği özel röportajda İstanbul’un 2019 takvimine dahil olması için çalıştıklarını söyledi. Formula 1’in yeni dönem çalışma stratejileri hakkında detay bilgileri de paylaşan Vural Ak, yaptığımız özel söyleşinin İstanbul Park ve Formula 1 ile ilgili olan kısmında sorularımıza net yanıtlar verdi.

-F1’in İstanbul Park’a geri dönmesi konusunda her şey yolunda gidiyor mu?

“F1 ile ilgili olarak, Sayın Cumhurbaşkanı bize resmi olarak görev verdi. Cumhurbaşkanlığı’nın resmi sitesinde de bu yazıyor. Buna binaen, ben de gidip F1’in başındaki insanı Türkiye’ye getirdim. Kendisi ile birlikte hem Sayın Başbakanımızla ve hem de Sayın Cumhurbaşkanımızla ayrı ayrı görüşmeler yaptık. Türkiye Cumhuriyeti olarak yarışı düzenlemeye Türkiye’nin niyeti olduğunu ve her türlü teminatın verildiğini kendilerine bildirdiler. F1’in yeni yönetimi, geçen Şubat’ta görevi Eccelestone’en devraldıklarından sonra, ‘hiç bilmedikleri bir işe girdiklerini’ söylediler ve 11 milyar dolara yakın bir para verdikleri için de çok büyük bir organizasyon ile baş başa kaldılar. Bizden dönüş yapmak için müsaade istediler, ‘şirketi daha yeni tanıyoruz’, ‘dünyanın 20 ülkesinde yarış yapıyoruz, bu 20 yarışı da ilk kez bu sene göreceğiz’. ‘Bu 20 ülke ile de yeniden pazarlığa oturacağız, bu ülkelerle devam etmek istiyor muyuz, onlar bizimle devam etmek istiyor mu istemiyor mu? Bunların kararlarını vereceğiz’ dediler.”

“Sonra da takımlarla da oturup konuşup, ‘biz bu 20 yarışı kaç yarışa çıkarabiliriz, kaç yarışa çıkarırsak ta ekstradan ortaya çıkacak yerleri de hangi ülkeleri alabiliriz’ diye önlerini görmeleri gerektiğini ifade ettiler. Bu süreç için de ‘birkaç aylık bir iş’ dediler. Bunlar gayet te mantıklı laflardı. Geçenlerde yine Londra’da görüştüm, ki düzenli olarak görüşüyoruz, şu anda 2018 için bir yarışı takvimden çıkardılar. Malezya yarışı olmayacak, yerine Almanya veya Fransa yarışını koydular, 2018 takvimi 21 yarışa çıktı. Şimdi 2019 takvimi üzerinde çalışıyorlar. Bu arada mevcut ülkelerle görüşmelerine devam ediyorlar. Bazı ülkeler bırakmak istiyor ama bazı ülkeler de girmek istiyorlar. Biz de sıradayız. Takvimde tarihe göre boşalacak yere girmek için aday olduğumuzu bildirmiş durumdayız. Ama bu büyük bir operasyon olduğu için, hemen yarın anlaşma yapacağız, bizi kapıda bekliyorlar gibi bir durum yok. Bir ülke çıkacak, o ülkenin çıkacağı yere biz gireceğiz. Bu da adamların her ülke ile ayrı ayrı gidip konuşması sonrası mümkün olacak.”

-Sonuç olarak, İstanbul 2018 takviminde yok!

Doğrudur, 2018’in takvimi zaten dolu. F1, ülkeler ile yapılan anlaşmalarla organize ediliyor ve muhatapları da ülkelerin devlet başkanları. Bunlar uluslararası kontratlar ve buna iki taraflı saygı gösterilir. O ülkenin kontratı ne zaman biterse, o zaman yeri boşalır. Biz de o zaman gireriz.

-Takvimde olmak istemeyen ülkeler var, derken, bunun sebepleri ne olabilir? 11 Milyar doları çıkarmak adına ülkelerden daha fazla ücret mi talep edilecek?

“Tabii öyle bakmak lazım, otomobil sporları Allah rızası yapılan bir iş değil. Türkiye’de herkes, ‘ben çok iyi araba kullanıyorum. Senin de pistin var, bir sürü de araban var, bana araba ver gazlayayım’ diye beni arıyor! Ciddiye alırsan, kafayı yersin. Arabayı sen alırsan, araba para, lastik kullanacaksın, lastik para, benzin para, kaza yaptın, tamiri para.. kaza yaptığın arabanın değeri düştü, o ayrı para. Bu paraları kim verecek? Biz bu paraları başka yerde kullanalım, neden senin için harcayalım? Herkes böylesi bir beklenti içerisinde. Söylemek istediğim şu; dünyanın hiçbir yerinde motor sporları işi bedava değil. Dolayısı ile, adam F1 gibi bir şampiyona oluşturmuşsa dünya çapında, 40-50 yıldır, sonunda bunu 11 milyar dolara sattı. Türkiye’nin en büyük bankaları, en büyük holdingleri bu değerde değil. Ne yapıyor, F1? Yirmi ülkede yarış yapıyor. O yarışları da o ülkelerin pist sahipleri yapıyor. O ülkelerin devletleri paralar veriyor. O paraları da bu şirket alıyor; bir kısmını takımlara dağıtıyor, bir kısmını kendi cebine koyuyor, hem para kazanıyor, hem de 11 milyar dolarlık bir Pazar yarattı. Buradaki değeri görebiliyor musunuz? İşte burada şu mesaj var; ben, gelirim senin ülkene, ama.. senin oraya 5000 kişi ile geleceksem, 500 tane tırla dünyanın en meşhur adamlarını ülkene getireceksem, sen de bana şu kadar para vereceksin.. Böylesi bir fiyat tarifesi oluşturulmuş durumda. Bu tarifeyi de her geçen gün daha da yukarıya çıkartıyorlar.”

– Cumhurbaşkanı ile birlikte yapılan son görüşmede, bu rakamlardan bahsedilmiştir, bu durumda rakam da yükselecektir denilebilir mi?..

“Orada hiç para konuşulmadı, para aşamasına gelmedi görüşme. Ayrıca bu bir piyasa meselesine dönüştü, konuya böyle bakmak lazım. Adam malını kıymetlendirmeye çalıştığı için, haliyle bizden talep edeceği para da eskiye göre daha fazla olacaktır. 12 Yıl önce yapıldığında verilen para 13,5 milyon dolar idi ki o tarihte de bu, en düşük paraydı, diğer ülkeler aynı yıllarda 20-25 milyon dolar veriyorlardı. Bugün baktığımızda ise, çevre ülkelerde yapılan yarışlarda verilen para ortalama yıllık 40-60 milyon dolar arasında. Bu çok büyük bir para. Bizden henüz bir para istenmedi, hatta henüz bir rakam konuşulmadı. Belki de çok garip bir para isteyecekler ve biz, o parayı hiç uygun görmeyeceğiz ve yarışa yapmamak da ihtimal dahilinde, ama şu anda yıllık 20 yarışın 23-24 yarışa çıkması için, takımlar ve ülkeler arası çalışmalarını yapıyorlar. Çalışmaları bittikten sonra oturacağız pazarlığa, şimdiden bunu konuşmamızın anlamı yok.”

Aydın Hoşgör | Ralli Ajansı, İstanbul

Yorum yaz

Arşiv

Kategoriler

Fotoğraflar