Mysia başarılı bir yarıştı

 

Ixco takım patronu ve birinci pilotu Hüseyin Kurt, Bursa’da yapılan son baja yarışı Mysia’yı Ralli Dünyası Dergisi için yorumladı. Hüseyin Kurt’un dergi için yaptığı değerlendirmeyi Ralli Dünyası editörlüğünün özel izni ile ajans bloğunda da yer veriyoruz.

Son iki senede, Türkiye’de Baja formatı ile ilgili olarak önemli adımlar atılıyor. Eski dönemlerdeki yapı artık CrossCountry formatına dönmüş durumda ve bu mutluluk verici. Daha uzun ve daha hızlı etaplar ve bu etaplarla ilgili olarak Bursa’da Baja Mysia’nın etap kalitesi çok iyiydi, açıkçası ben çok beğendim. Her yarışta ufak tefek sıkıntılar oluyor ve problemler çıkıyor ama ortaya çıkan olası sıkıntılar ile ilgili olarak ta biz oradan ayrılmadan önce organizasyon bunları tespit etmişti ve bunların gelecek dönemde düzeltileceğini beyan ettikleri için artık bunların detaylarına girmek istemiyorum. Güzel bir yarıştı, etaplar iyiydi. Aynı etabı iki kere gitmenin de kendini değerlendirebilmek için faydalı olduğuna inanıyorum.

Etabı terse gitmek ise aynı etabı bambaşka bir şekilde yaşamak anlamına geliyor ve problemli yerlerle ilgili bir kanaatiniz olabiliyor. Bu yarışta da bazı yerlerde by-pass’lar vardı. İnişlerini yaptığımız bazı yerlerin çıkışları aslında çok müsait değildi ama buralarla ilgili tedbirleri almışlardı. Başarılı bir organizasyondu. Biz de ekip olarak gittiğimiz bu yarıştan bolca kupa ile geri döndüğümüz için memnunum. Ekip arkadaşımız Ahmet’in gösterdiği performans bizim için mutluluk vericiydi. Nurullah ve ben de elimiz boş dönmediğimiz için keyif aldık ama asıl daha da önemlisi orada olmak, araçlarımızın ve kendimizin gelişimine katkı sağlamaktı. Senenin kapanışı olarak gördüğümüz bir yarışın bizim için çok verimli geçtiğini düşünüyorum.

Bizim herhangi bir yol kaybımız olmadı, zaten etap çok fazla kaybolmaya müsait değildi. Elbette hata yapılabilecek birkaç yer vardı ama biz oraları problemsiz geçtik. Teknik bir arıza ve herhangi bir lastik problemi yaşamadık, ki aslında lastikte problem yaşamaya çok müsait bir parkurdu. Bu sporun doğasında da bu var zaten. Bizim için problemsiz bir yarıştı. Klasmanı etkileyecek yol kayıpları hakkında diyebilirim ki benim bu yarışta eleştiri olmasa dahi düzeltilmesi iyi olur diyebileceğim iki püf nokta vardı. Bunlardan bir tanesi V point sistemi ile ilgili, etabı bitiremeyen bir yarışçının zamanının etabı bitiren bir yarışçının zamanından daha kısa olarak açıklanmasında bir hata olduğunu düşünüyorum, bunun düzeltilmesi lazım. Yanlış hatırlamıyorsam bu olay Mert’in başına geldi. Etabı bitirmemiş bir yarışçı, etap içinde V point noktası atlamış yarışçıdan daha kısa bir zaman ile çıkması bence doğru değil, bunun gözden geçirilmesi gerekiyor.

Orada gözümüze çarpan, en iyi zaman ile ilgili olanı. Her ne kadar Ahmet bu kupayı almış olsa da, benim en iyi zaman anlayışım günün birincisi değil, o etapta en kısa zamanı yapan insandır. İki etabın sonucundaki zamanın best’i ile etabın best’inin kavram olarak farklı değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bir etapta en iyi zaman kupası varsa, o etabı en kısa sürede geçenin o ödülü alması gerekiyordu. Orada belki kırılmış veya darılmış olabilir bazı arkadaşlar, yazışmalarda bir takım şeyler gördüm ve açıkçası ben de hak veriyorum bu konudaki serzenişlerine.

Yarışta rekabetle ilgili olarak ta şunları söyleyebilirim; yanlış hatırlamıyorsam 25 civarında otomobilin startı ile başladık. Bazı arkadaşlarımız teknik problemler, majör sorunlar yaşadılar. Sanırım 16-17 otomobil ile tamamladık yarışı. Aslında etabın 60-70 dakika gibi ideal bir süresi vardı. Bir saatin altına inen birkaç tane etap dereceleri de oldu. O derecelerle, teknik arızalar ve V point atlamalar üst üste geldiği zaman, podyum rekabetinde gerçekten 1 kaç dakika ara ile bir kaç otomobil arka arkaya dizildiler. 5-10 saniyelik küçük bir hata sizi klasmanda iki sıra geriye veya ileriye getirebildi. Bu açıdan baktığımda da yarış son derece keyifliydi. Her ne kadar ben bu potanın içinde olmasam da dışarıdan bakıldığında keyif verici bir süreçti.

Biz de hemen sonraki grubu temsil ediyorduk. Bizim aramızda da podyum olmasa bile tatlı bir rekabet vardı. Rekabet ettiğimiz insanlar bizim dostlarımız, arkadaşlarımız, yardımlaştığımız insanlar. Son derece de eğlendik açıkçası. Etaplar güzeldi, yarışın ortamı çok güzeldi. Emek verilmişti, çaba sarf edilmişti. Bu serinin önceki yarışlarına katılma fırsatım olmamıştı. Desteklemek te istiyordum. Bu yarışa giderken benim en büyük çabam, yarışa destek olmaktı. Bu tür yarışların yapılmasını destekler isek böyle yarışlarda yarışma şansımız olur. Bu yarışlar yapılmazsa, bizim çabamız yurt dışından kendimize çözümler üretmek olur. Kendi ülkemizde, kendi coğrafyamızda, kendi, dostlarımızla yaptığımız yarışlar her zaman daha kıymetli oluyor.

Son üç yarışta finiş ve kupalar geliyor bizim için. Mitsubishi L200’deki yapı ile ilgili bir durum yok çünkü bu tamamen standart bir araç. Arabanın finiş görmesi ile ilgili kritik faktörlerden bir tanesi, aracın yorgun olmaması. Bundan önce, çok daha eski model otomobilleri modifiye ederek yarışmaya çabaladık ve çok ta istediğimiz randımanı alamadık. Şimdi yeni bir araç ile yarışıyoruz. Araba şu anda teknik verileri dengesi gayet iyi oldu ve oturdu. Standart bir motor ile yarıştığımız için olayın güç performans dengesinde daha ileri gidilebilir ama ilk etapta amacım arabanın değerlerini yukarı kaldırmak değil, öncelikle uyumlu hale gelebilmek. Bu konuda çok eski bir tecrübem yok, manuel benzinli bir araç kullanırken yaşadığım deneyim ile dizel bir araca geçtikten sonra yaşadıklarım arasında çok anlamlı farklar var. Her ne kadar son üç yarışta eve kupa ile dönmüş olsak ta,  bundaki en önemli etken arabanın diri olması ve bizim belirlediğimiz standartlarda bu yarışa hazır hale getirme çabası. Bunu daha da geliştirmek ile ilgili uğraşımız devam edecek elbette.

Değişik bir sezondu. İki ay içerisinde üç tane kıymetli yarışa katılma çabamız oldu ve iki ay içerisine sıkışan bu süreç aynı zamanda kendi sosyal ve iş hayatlarımızı da etkiledi. Altmış gün içerisinde biri sekiz günlük, diğer ikisi dörder günlük üç yarışa katılmamız gerekti ve aralar bazılarında çok yakındı. Hatta iki ile üçüncü yarışların arası bir haftaydı. Dolayısı ile aracın teknik olarak desteklenmesini yönetmek te kolay olmadı. Gerçekten çok iyi destek aldığımı düşünüyorum. Her iki yarış arası hazırlık hem de servis desteği olarak sıkıntı yaşamadık ve bu mutluluk vericiydi. Yarışı bitirdik, özen gösterdik, bunula ilgili olarak ta bu sezonun kapanışı açısında da şahsım adına son derece memnunum. Önümüzdeki sene için de bunun üzerine nasıl ilave edebiliriz gibi bir beklentimiz var. Arabam da yapılacak ilave çok büyük şeyler yok. Belki motor şanzıman ile ilgili bir iyileştirme gündeme gelebilir ama birinci öncelikli değil. Öncelikle biraz daha birlikte yürüyeceğiz. İleri de gerekirse bunu da düşünebiliriz. | 1 Kasım 2019 : 22.00

Yorum yaz

Arşiv

Kategoriler

Giriş Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.