“Amacım, yolda olmak”

Yaklaşan Trans Anatolia Rally Raid Maratonu’na Mitsubishi ‘L’ serisi yeni bir araçla katılmaya hazırlanan İstanbullu doktor sporcu Hüseyin Kurt, bir hafta sürecek olan 2300 km’lik maratona sayılı saatler kala garajdaki son çalışmalarını görüntüleyen ajansa yaptığı açıklamalarda hedefini ‘yolda olmak’ diye açıkladı. Kurt’un yapımı tamamlanmak üzere olan yeni aracının farklı bir özelliği de var. Ajansa aracı hakkında bilgi verirken, “bu son aracımı yapmak üzere yola çıkarken beklentilerimden biri ‘şaseli’ bir araba ile yarışmaktı” diye konuşmaya başlayan Hüseyin Kurt“ Daha önce yarıştığım Cherokee, kare kasa, Suzuki veya Pajero, monoblok şase dediğimiz normal şaseli arabalar değillerdi” dedi ve ‘şaseli araba ile neden yarışmak isteğini’ de şu sözlerle gerekçelendirdi; “üzerinde bazı şeyleri yönetmek daha kolay, dayanıklılığı mukavemeti daha fazla.”

Şaseli tabir ettiği aracın wheelbase’i (dingil mesafesi) çok uzun olmasına karşın Mitsubishi L200’ü kamyonet sınıfında Honda, Ranger ve Nissan’a göre 15-20 santim daha kısa olan bir araç olarak tanımlayan Hüseyin Kurt’a göre bu kısalık ile bile L 200 Trans Anatolia gibi kısa ve sert virajların olduğu bir parkurda randıman açısından çok performanslı olamayabiliyor. Kurt’a göre, wheelbase’in önemli bir konu olmasında arabanın hem dengede hem de viraj alma kabiliyetinde önemli ve bu tür araçların bazı ‘altın standartları’ var. Kurt, “benim beklentim 2,70 gibi bir wheelbase’e gitmekti. Bu yüzden L200’ün 3 olan wheelbase’ini 2,70’e indirdik” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü; “arka kasasından uzaklaşma açısını kurtarabilmek için de yaklaşık 65 cm daha kısalttık. Son durumda araba orijinal halinde 1 metre daha kısaldı.”

Yeni aracından bahsederken L200 yerine L150 demeye başladıklarını dile getiren Hüseyin Kurt“aracın orijinalinden kısa olmasında artıları kadar eksilerine bakacak olursak, uzun düzlüklerde daha fazla gaz bastığınızda 3 metrelik wheelbase daha avantalı olabilir ama bizim katılacağımız yarışın standartlarında daha çok sert, kısa ve keskin virajlar olduğu ve arabanın hafif olması için daha kısa olması avantaj sağladığından bunda karar kıldık” diye konuştu. Hüseyin Kurt’un tabiri ile ‘L 150’ yürür halde ama hala çözmeleri gereken bir şeyler var. Süspansiyon ile ilgili biraz geciktiklerini ama çözeceklerini ayrıca ufak tefek kozmotik işleri kaldığını söyleyen Hüseyin Kurt“wheelbase haricinde arabanın orijinalinde bir değişiklik yapmadık. Arabanın arka süspansiyon sistemini yaylı sistemden bağımsız süspansiyona çevirdik. Bunu yaparken de çok standart dışına çıkmamaya çalıştık. Motor, elektrik ve beyin sistemleri hemen hemen standart” dedi. Yarışa birkaç gün kala aracı hala liftte, hatta yarışa yetişememe riski de vardı. Marjinal problemi olan bir arabayı illa yarışa sokmayı hem arabaya verilecek zarar vereceğini, hem de alınacak keyfi kaybetme anlamında tercih etmeyeceğini dile getiren Hüseyin Kurt, “bir hafta önce yarışa gitmemeyi dahi düşünebilirdim ama son beş günde yoğun mesai ile olası ihtimalleri çözümleme konusunda önemli adımlar attık” dedi.

Yeni aracı ile tam anlamında bir test sürüşü yapamadan parkura çıkmak zorunda kalacağı konusunda da Hüseyin Kurt, “ben zaten şimdiye kadar bütün yarışlarımda aynı şekilde çıktım. Şimdiye kadarki sürecimin dışında farklı bir durum değil” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü; “Evet bunun daha farklı olmasını isterdim, böyle planlamamıştık fakat böyle gelişti. Ömrüm boyunca katıldığım bütün yarışlarda hiçbir yarışıma arabayı bir gün önce dahi denemiş olarak gidemedim. Dolayısı ile benim için değişik bir durum değil bugünkü. Olmasını elbette çok isterdim ama en azından bundan sonra böyle olmayacağına eminim, ama bu son!” Bu yarış öncesi üç hafta gibi kısa bir süre içerisinde çok yeni bir teknik servis ekibi kurmak zorunda kaldıklarını ve aracın eksikliklerini değişik yerlerde yaptırdıklarını aktaran Hüseyin Kurt“işleri tamamlamak üzereyiz. Ben bu gelişmelerden yana oldukça memnunum. Bundan sonrasında arabayı liftten indirip TIR’a yüklemek gibi bir kavramı bir daha yaşamayacağıma eminim. Bu son diyorum” dedi.

Sözlerini “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki offroad camiasından başta Levent Sönmez olmak üzere, son dakikadaki problemi çözmekle ile ilgili inanılmaz bir destek aldık. Burada kendilerine teşekkür ediyorum” diye sürdüren Hüseyin Kurt“Transanatolia’da finişi görmek istiyorum” dedi ve sözlerini şöyle tamamladı; “Birilerini geçmek gibi bir önceliğimiz, hırsımız, niyetimiz yok. Keyif almak istiyoruz. Finişi görmek istiyoruz. Eğlenmek istiyoruz. Yanı sıra rekabet te etmek istiyoruz. Birileri ile rekabet ederek daha da fazla eğlenecek isek ona da hiçbir itirazımız yok. Birinci olmak, kupa almak, şampiyon olmak önceliklerimiz değil. Aracımız da bileşenlerinin ilk defa test edileceği bir yarışa girecek. Bu yarıştaki önceliğim, teknik servisin birbiri ile uyumunu sağlayabilmek, bizim ekiple uyumunu sağlayabilmek, arabanın bileşenlerinin adaptasyonunu sağlayabilmek, eksikleri varsa görebilmek, sonrasında da her yarışta üstüne koyarak devam edebilmek, aslında bu yarışta amacım yolda olmak!” | 21 Ağustos 2019 : 13.00

 

Yorum yaz

Arşiv

Kategoriler

Giriş Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.