Bir umuttur yarışmak!

Bu yıl yaşanan birçok felakete rağmen bakıyorum da hepimiz hayattan oldukça umutluyuz. Hemen herkes işine gücüne dönmüş hummalı bir şekilde kaybettiği zamanı tekrar kazanmanın peşinde.

Çok değil iki ay önce bir sonraki günü göremiyor iken bu gün yüz yirmi ay konut kredisi kullanan bir toplumla yaşıyoruz.

İlk günlerde kara borsa olan maske bu gün akaryakıt istasyonlarında kutu kutu satılıyor. Kolonya ile olan ilişkimiz neredeyse normal zamana dönmüş durumda, yani çok da aramıyoruz gibi.

Otobüs kuyrukları da dolulukları da eski halini almış durumda. Maalesef çabuk unutuyoruz.

Gün içinde birkaç defa ateşimiz ölçülüyor. Maske takıyoruz. Bir de zaman zaman “sosyal mesafe” uyarıları ile karşılaşıyoruz.

Onun dışında biz aynı biziz. her şeyin (maalesef) hızla normalleştiği bir dönemde sporumuzun ne zaman normalleşeceğini bekliyoruz.

Umutla.

*****

Tosfed babalar günü

Malum, geçtiğimiz pazar günü babalar günü idi. İster istemez TV reklamlarından radyo reklamlarına, outdoor ilanlardan sosyal medyanın bütün alanlarında son sürat babalar günü teması işlendi.

Özellikle sosyal medya da önüme sayısız görsel ve video geldi. Kimisi yapmak için yapılmış, az bir kısmı ise yaratıcı zeka ile donatılmış fikirler.

Ne yalan söyleyeyim, gördüklerim izlediklerim arasında en iyisi bana göre Tosfed’in babalar günü için hazırladığı kısa filmdi. Acaba ben bu sporun içinde nefes alıp verdiğim için mi bana öyle geliyor diye düşündüm ama ben reklâmcılıkta basit ama etkili fikirleri beğendiğim için işin iletişim yönünü çok doğru buldum.

Filmle eminim hepiniz karşılaşmışsınızdır. Eski yarışçı babaların, kendileri gibi yarışçı çocuklarıyla fotoğraflarından oluşmuş keyifli bir kolaj çalışması.

Emeği geçen herkesi tebrik ederim.

Bu arada mutlaka unutulan, atlanan isimler vardır. Bu gibi çalışmalarda her zaman olur. Keşke olsaydık güzel olurdu diye düşünülebilir ama bizi nasıl koymazlar diye yola çıkmak doğru olmaz.

*****

Analog takvim

Hepimiz nefesleri tutmuş federasyonun açıklayacağı 2020 takvimini bekliyoruz. Herkes birbirine yeni bir haber var mı diye sorup duruyor. Arada bir federasyonun dijital motorsporları başlıklı sitesini ziyaret ediyorum. Bakıyorum takvim çok net. Yarışlar zamanı gelince takır takır yapılıyor.

Dijital takvimde her şey yolunda giderken içimden analog takvim de aynı duruma gelir umarım demek geçmiyor değil.

Yeni vaka sayısı iyileşen sayısına bu kadar yakın iken bende biliyorum ki işleri kolay değil sportif kadronun.

Biz de bir şey demiyor bekliyoruz zaten.

*****

Espor da ralli MonteCarlo ile start alıyor

Dijital yarışlar son hızla devam etse de biz artık rahatça sokağa çıkabiliyor olduğumuz için belki de daha az ilgimizi çekiyor. Geçtiğimiz üç ayda federasyonun dijital yarışlar adına attığı adım pandemi döneminin en önemli ve beklide tek kazanımı idi.

Mutlaka devam edecektir ki zaten son hızla dijital takvimdeki yarışlar yapılmaya devam ediyor. Bu arada 27 Haziran tarihinde Türkiye Dijital Ralli Şampiyonası’nın ilk ayağı Monte Carlo Rallisi ile başlıyor. Pistte ise dördüncü ayak 4 Temmuz tarihinde yapılacak. Merakla bekliyoruz yarışı ve sonuçlarını.

Bu arada hatırlatmak istedim. Dijital Pist Şampiyonası 10, Dijital Ralli Şampiyonası 7 ayaktan oluşuyor.  Rallinin son ayağı ise Rally of Turkey yani Marmaris.

*****

Ypres

Ypres Rallisi ile ilgili İngiliz yazmışım oysaki tam adı Belgium Ypres Westhoek Rally (BYWR) olan yarışın anavatanı adından da anlaşılacağı üzere Belçika. Bütün Avrupa yarışlarını yakından takip etmesem de Ypres otomobil sporları yönüyle önemli bir yarış.

1965’den bu güne dek aralıksız her sene yapılan yarışa  Didier Auriol, Colin McRae, Juha Kankkunen, Michèle Mouton, Jean Todtve daha bir çok ünlü rallici de katılmıştır.

Ypres için yazmaya kalkarsak çok bilgi var ama şimdilik ben geçtiğimiz hafta yaptığım küçük hatayı düzelterek noktalamış oluyum.

Ha bu arada son olarak Ypres’i 1965 yılında kazanan Belçikalı pilot Jean Pierre Vandermeersch bir Austin Cooper yani bizim bildiğimiz Mini Cooper kullanıyormuş. Bu otomobil yollarda olduğu kadar etaplarda da eminim ki oldukça sempatiktir.

*****

Son yazı’ma dair

Geçtiğimiz hafta ki Son Yazı başlıklı köşe yazım haliyle başlığı okuyan herkesi şaşırttı. Daha içeriği okumadan hemen herkes artık yazmayı bıraktığımı sandı.

Belki bir gün yazmayı bırakırım ama bu ne bu gün ne de bu günlerde olur. Baştan söyleyeyim de kimse erken sevinmesin üzülmesin.

Kalın sağlıcakla.

23 Haziran 2020 : 10.15

Son 50 haber

Yorum yaz

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: