“Babana bile güvenme”

Atasözü.. Neden mi?

Biraz vaktinizi alacağım ama..

Okumanızda fayda olabileceğini düşünüyorum

Çünkü, ben iyi bir ders aldım.

Malum, çoğunuzun bildiği gibi,

Bodrum’da jeep’lerle  uğraşmaya devam..

İstanbul’da jeep satış ve sevisi bir arada yürütüyorduk.

Servisi bodruma taşıyınca, satış bölümü İstanbul’da kaldı.

Ama Bodrum’da satış yapabilmek için, model talep istekleri de var,

Neler alınır satılır, onları ziyaretimize gelen, her müşterimize,

Dostumuza soruyorum. Çoğunluk automatıc ve yeni model istiyor

Ben de bu istekler doğrultusunda malum araç satış sitelerini karıştırırken,

Cam gibi parlak, heybetli mi heybetli, bol aksesuarlı,

4.0 koldan automatic bir jeep buldum, hem de İstanbul’da

Yazan Fiyat 135 bin TL yani halk dilinde binici fiyatı

Araç sahibini aradım, kendimi tanıttım.

Aracı alıp ufak tefek dokunuşlar yapıp, satacağımı,

Üç beş kuruş da benim kâr yapacağımı açıkça söyleyip,

100 bin TL teklif taptım.

Arkadaş sağ olsun indirimini yaptı.

Aracın muayenesinin olmadığını söyledi

Ben de bu güzel indirim sayesinde,

Tamam yaptır muayenesini ben öderim dedim.

Yaptığı açıklamada, aracın tüm bakımları ortak tanıdığımız Necmi Usta

Tarafından yeni yapıldı, garaja çektim. Yeni bebeğim oldu,

İşlerim de yoğun, muayeneye götüremiyorum dedi

Ben de ustamızın ismini duyunca ayrı bir güven artı.

Hesap numarası istedim kaparo yolladım

Aklımca, yeni, bakımlı, sorunsuz bir araç alacağım, kaçırır mıyım?

İstanbul’da yaşlı  bir muameleci amca var. O’nu aradım.

Jeep’i satan arkadaşın telefonunu verdim.

Abi pazartesi muayeneden geçirin, çarşamba ben gelip satış alırım.

İki gün de tekne fuarını gezer Jeep’le de Bodrum’a dönerim.

Niyet böyleydi. Araç sahibi de okeyledi.

Tabi Bodrum’daki servisimiz her zamanki gibi ünlüler geçidi.

Alp Kırşan geldi. Biraz hal hatır muhabbeti derken,

Aldığım araç hakkında mutluluğumu paylaşıyordum

O da ne; Alp, demez mi? O araç benim olacak.

Daha kaparosunu yollamadım dememe kalmadı,

Soluğu noterde aldık, bir vekalet..

Adamın hesabına kaparoyu çıkardı. Hadi hayırlı olsun dedim.

Heyecanla çarşamba olmasını beklerken, tekne fuar biletlerimi ayarladım.

Dükkandaki işleri organize ettim, ver elini İstanbul.

Sabahın köründe muameleciyi aradım ‘abi nedir durum?’

“Vallahi arkadaşla konuştum, karşıda oturuyormuş.

Ben cesaret edip gidip jeep’i kullanamam diye gidip almadım.

Arkadaş müsait değilmiş cuma ancak getiririm dedi. Cuma gelsin hallederiz”

Dediğinde beynimden vurulmuşa döndüm.

Hemen araç sahibini aradım.

“Niye buluşup işi bitirmediniz, cuma muayenede kalırsa satış alamayacağım”

Beni arayıp ikisinden biri haber verse, kırk defa bitirirdim o işi.

Neyse, fazla uzatmayayım konuyu. Arkadaşla buluştuk.

İş başa düştü, perşembe sabahına randevu aldım.

Gecikmiş cezalarla birlikte ödedim muayene harcını.

Deposunu doldurdum, malum İstanbul trafiği tam bir çile.

Geçtim Bostancı sanayiye, eşi, dostu, esnafı göreyim dedim.

Sohbet ederken hadi bir kontrol edelim dedik,

Aaaa, sinyal yanmıyor, silecek su atmıyor.

Gece vakti uğraş yap, dondum soğuktan.

Eve geçtim, hasta olacağım korkusuyla gözüme uyku girmedi.

Sabahın köründe koştur koştur muayene sıralarına..

Muayeneden geçmezse korkusuna, istasyon karşısında birini ayarladım.

Abi sen merak etme geçer şimdi

Memur geldi kaputu açar mısınız dedi.

Açınca ne göreyim, motor çamurdan görünmüyor.

Sözde araç yeni bakımdan çıkmış garajda yatıyordu!

Şimdi aklınıza şu soru gelecek; dün sanayide görmedin mi?

Ben arka stop ışıklarıyla uğraşırken,

Elektrikçi Nuri ustanın elemanı da,

Su motorunun fişi yerinden oynamış yaptım dedi.

Yani motor içini muayenede gördüm.

Neyse aracı içeri aldı, ben koşturarak arka çıkışta beklerken,

Memur ‘şurayı imzalar mısınız araç kaldı’ demez mi?

Ağır kusurlar; rot başında kopilya (pim) yok..

Tavan rengi siyah ama ruhsatta mavi geçiyor..

Silecek suyu çalışmıyor..

Tabii ben isyanlarda..

Arkadaşı aradım, telefon da muayeneye hazır dediğin araç kaldı..

‘Abi ne gerekiyorsa sen yap, ben karşılarım’ diyerek, beni sakinleştirdi.

Koy benzini geç sanayiye, motoru altı üstü sıcak sularla iyi bir duş aldırdım.

Tanıdık boyacıdan boya faturası bulduk

Tekrar elektrikçiye gittim, ya kol bozuk ya da su motoru sıkışık.

Elektrik tesisatı da berbat çamurdan oksit yapmış.

Adam akıllı, bırakman lazım hemen olacak iş değil dedi.

Yapacak bir şey yok vakit kısıtlı. Sorunlar geçici çözülsün,

Ben sağ salim Bodrum’a bir gitsem, sil baştan yaratacağım aracı.

Bu arada muayene istasyonunda bulduğum arkadaş, para istedi, utanmadan..

Kusura bakma geçseydi verirdim,

Kalan iş için ne parası istiyorsun dedim ve oradan vedalaştım

Anlayacağınız çarşamba sanayi, perşembe sanayi, cuma muayeneye gittim tekrar.

Su fıskiyesinden kalınca..

Hafta başından çarşambaya kadar kıçını kaldırıp,

Muayeneye götürmeyen araç sahibine mi söveyim..

Üç günüm o soğuklarda sanayilerde geçti ona mı yanayım..

Araç sorunsuz denmişti, bitmeyen sorunlarına mı yanayım..

Genzim yanmaya başladı, hastalanmama mı yanayım, bilemedim..

Bastım gaza, araç sahibinin yanında aldım soluğu.

Malum, çalıştığı için öğlen buluşabildik.

Araç mı alıyorum, paramla zulüm mü çekiyorum bilemedim.

Arkadaş söylediğin gibi çıkmadı aracın kaparomuzu geri ver

Harcadığım yaptığım ödemeler, cezası vs 1350 TL

Tabii arkadaş biraz bozgun bir sesle ben para vermem demez mi?

Al başına iş, al buradan yak!

Kendi kendime sakin ol murat boş ver derken, başladım acitasyona..

Abi etme eyleme bari Alp Kırşan’ın verdiği kaparoyu geri yolla

Ben masraftan vaz geçeyim, kazık bana girsin dostumu kaybetmeyeyim bari

Ağlamam işe yaradı. Parayı Alp’ın hesaba attı.

Bana da hala diyor ki muayeneden geçirip sana kamyonla yollayayım..

Ya arkadaş ayak üstü elli yalan, arabam şöyle böyle güzel..

Biz telefonda inandık, geldik. Arabanın altı, motor içi bok götürüyor.

Ben bu kadar masrafı, gecikme borçlarını, boya faturası vs sana ait.

Ben alsaydım, nüfusuma geçirseydim, istemeyecektim zaten..

Baştan da öyle konuştuk.

Şimdi alamadığım arabaya hem para harcadım, hem mesai..

Benim gibi emekçi birisinin parasını yiyebildiğini mi sanıyor?

Aklınca kârda!

Esnafın el emeğini yediğini sanan yanılır. Kat be kat çıkar.

Not: siz, siz olun babanıza bile güvenmeyin!

Görmediğiniz bir araç için büyük paralar kaparo yollamayın,

Verilen usta isimlerine itibar etmeyin,

Gidin, görün, beğenin, ekspertiz yaptırın öyle notere gidin.

Unutmadan, hatırlatayım teni kurulan sistemi kulanın.

Taşıt&Takas

Telefonunuza programı indirin..

Noterde satış esnasında sistem devreye giriyor.

26 Mart 2020 : 14.00

Son 50 haber

2 Yorum - ““Babana bile güvenme””

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: