Sezon başlamadan

Hem mahalli hem de ulusal takvime bakınca..

Sezonun oldukça yoğun geçeceğini anlamak hiç de zor olmuyor.

Mart ayında sadece ulusal olarak İMOK’un tırmanması var.

Sonrasında bayramlar dışında hiç boşluk yok.

Ekimde sezon kapanıyor zaten Kasım’da (yanılmıyorsam) seçim var.

Kimileri bu sezon puan alıp kupa kaldırmak için ter dökecekken,

Kimileri de kulis yapıp delege toplayacak.

Anlayacağınız bu sezon pistlerde ve etaplarda yaşanacak olanlar,

Kasım ayında sandığa yansıyacak.

Sezon boyunca her ne yaşayacaksak,

Bir de bu açıdan değerlendirmekte fayda var.

Zira bu sene seçim tek adaylı olmayacağa benziyor.

*****

2020’nın ilk secimi

Seçimin benim için yeri ayrıdır.

Meslek olarak da “seçim kampanyaları”..

En sevdiğim reklam ve propaganda projesidir.

Kıran kırana mücadele edersin,

Kamuoyu oluşturursun, muhalefet edersin, hesaplarsın..

Gözlemlersin ve neticeyi olumlu ya da olumsuz,

Kısa bir süre sonra alırsın.

Seçime daha çok var diyenler…

Bu başlıkta bahsettiğim Tosfed Genel Kurulu değil.

Geçtiğimiz sene WRC’den sonra istifa eden..

Ankara Gözetmen Kurulu’nun başkanlık ve yönetim seçimi.

Diğer gözetmen kurulu seçimlerinden daha çok dikkatimi çekiyor.

Kimler aday olacak? Ne konuşulacak? Kim kazanacak?

Bu hafta sonu göreceğiz.

*****

Üst düzey eğitimleri ne oldu?

Her sene yarış sezonu başlamadan federasyon tarafından,

Genellikle de Kocaeli’nde bir üst düzey eğitim semineri organize edilirdi.

Merak ediyorum bu sene neden düzenlenmedi.

Tabi ki eğitim şart!

Ama bana göre bu eğitim seminerleri sezon öncesi ilk temas,

İlk toplanma ve ilk kulisler açısından da ayrı bir yere sahipti.

Bu sene yeni kurulan kulüplerde varken..

Özellikle üst düzey eğitim semineri yapılsa daha iyi olmaz mıydı?

Yok yeni kulüpler zaten mevcut üst düzeylerle yarış yapacak ise o başka tabi…

*****

Formula 1 hakkında benim yaklaşımım

Geçtiğimiz haftaki yazımdan sonra bana “Formula 1 sence gelmeli mi?”

Tarzında mesaj atan arkadaşlar oldu.

Ben tabi ki WRC’den sonra Formula 1’in de..

Ülkemize tekrar dönmesini canı gönülden isterim.

Fakat bana göre ille de bir Formula ülkemize gelecek ise,

Bu Formula E ya da Formula Drift neden olmasın?

Madem ki biz elektrikli otomobil üretmek için kolları sıvadık…

Madem ki bütün markalar elektrikli versiyonunu..

Türkiye pazarına sunmaya başladı..

Ve madem ki elektrikli araçlar her sektörde yakında karşımıza çıkacak…

O zaman Formula’nın da elektriklisi gelse de..

Çağı bir de Formula E ile yakalasak.

Olmaz mı?

Ya da…

Drift ülkemizde bu kadar ilgiyle izleniyorken…

Ülkenin birçok bölgesinde drift organizasyonu yapılması için..

Talep bu kadar yüksek iken…

Drift sporcuları, tanınırlık açısından diğer branşların çok önüne geçebilmiş iken..

Eee Formula Drift gelsin, farklı bir rüzgar getirsin, kötü mü olur?

*****

Tebrikler Bossek

Tam da ne olacak bu krosun hali derken…

Kros üzerinden başarısızlık muhabbetleri çevirmeye başlamışken…

İki elin parmağı kadar katılımcı bile yok diye mavralar atarken…

Dün yayınlanan BOSSEK’in Otokros Kupası kayıt listesi dumur etti beni.

Kayıt listesinde otuz üç yarışmacı var.

Üç yarış, otuz üç yarışmacı…

Sezon öncesi hem antrenman hem de setup imkanı.

Bizim sporda doğru zamanda doğru kişiler doğru işi yapınca,

Genellikle ortaya başarılı işler çıkıyor.

Bu nedenle zamanlama açısından BOSSEK’i tebrik ediyorum.

*****

Hayaler Amerika, gerçekler Avrupa

Ülkemizde otomobil sporları açısından temel bir çelişki var gibi geliyor bana.

Şöyle ki, bizim kurallarımız, yönetim şeklimiz..

Organizasyon formatlarımız tamamen Avrupa tarzı.

Yani genel olarak baktığınızda “ralli” bizde temel brans.

Fakat insanlarımıza baktığınızda durum farklı sanki.

Biz daha çok Amerikan tarzı Nascar gibi,

Draf gibi başını sonunu oturduğumuz yerden seyredebileceğimiz,

Bol kazalı yarışları seviyoruz.

Hatta dünyanın bir başka yerinde, meydana gelen kazayı..

Çekirdek çitleyerek izleyen bir başka toplum var mıdır bilmiyorum.

O nedenle sürekli drag yarışlarının altını çiziyorum.

Şu cenazeyi bir kaldırsalar,

Arkasında bu sporu dörtnala koşturacak büyük ve heyecanlı bir kitle var.

*****

Bir Andoff klasiği, sosyal kulüpçülük

Off Road’un da Andoff’un da benim için yeri ayrı.

Ben Off Road’un kaynaşmak açısından,

Bol muhabbet ve samimiyet açısından..

Diğer branşların önünde olduğuna inanıyorum.

Ne alakası var demeyin.

Siz de bütün branşları takip edin, aynı şeyi düşünürsünüz.

Diğer taraftan Ankara Doğa Sporları ve Off Road Kulübü’nü..

Bir konuda takdir ediyorum.

Sevgililer gününde bakıyorum Andoff yemek organize etmiş…

Kadınlar gününde sürekli sosyal medya da..

Andoff Kadınlar Günü kutlama etkinliği…

Kışın erinmiyorlar, dağa çıkıp hayvanlar için yiyecek dağıtıyorlar…

Zaten her Çarşamba geleneksel Andoff toplantısı kulüp adreslerinde…

En iyi yarışı yapıyorlar diye bir iddiam yok…

Ama en iyi kulüpçülük açısında çok iyi bir örnek Andoff.

9 Mart 2020 : 12.00

Son 50 haber

Yorum yaz

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: