Kandil

Eskiden aklıma gelmezdi…

Sarıkamış’ın hayatımda bu kadar..

Kısa sürede tekraren yer edineceği.

Hatta rüyamda görsem inanmazdım..

Oysa, şimdi bir yıl içinde ikinci kez..

Sarıkamış yolundayım.

İlk seferim, geçen yıl..

İlk yarışın merakındandı.

Bir nevi, gözlem yapmak amaçlı.

İkincisinde bunun çok faydasını gördüm.

Sanki kırık yıllık Sarıkamışlı gibi bir hallerdeyim.

Lojistik ve navigasyonda sıkıntı çekmeden, ama..

Yine nostaljik takıntıyla Şark Ekspresi’ni tercih ettim.

Mübarek, İstanbul’dan da kalkmıyor.

Sabahın 9’undan beri bugünümü ekspres peşinde geçirdim.

Ankara’da havlet ederim diyordum, treni ucu ucuna yakalayabildim.

‘Gar’dan ‘gar’a anca yetiştirebildim kendimi.

Baktım pabuç pahalı, bunun dönüşü de benzer olacak..

Gerek yok dedim, nostaljiye, yaktım tren dönüşünü..

Pazartesi sabahına kendime uçuş ayarladım.

Anlayacağınız, inşallah, gidişim kadar zahmetli olmayacak dönüşüm.

Aslında Ekspres geçen yıl çok hoşuma gitmişti.

Daha önce görmediğim coğrafyayı gün gözü ile gördüm.

Başka ne vakit fırsat olacak ki buralarda yeniden tozutmaya..

Yarın sabah ta, gün ağardığımda, gözüm camda seyre dalacağım yine.

Sarıkamış yol açtı, bu yıl peşine bir de maraton takıldı iyi mi?

Kışın kar rallisi, yazın Trans Anatolia, Sarıkamış doyum ötesi olacak.

Ankara’dan çıkarken, Ankara’dan Mesut (Bıyık)aradı.

Ajansın çıtır yazarı.. Dedim ya, yapamadım, kimseye vakit ayıramadım.

Anca, o da Ankara’dan geçerken, telin ucunda konuştuk uzunca.

Nerden nereye, birkaç yıl önce tanış olduk kendisiyle.

Başkanı olduğu kulübün yarışları için muhabbet koyulaştırırken..

Şimdilerde yazıp çizme üzerine kafa patlatıyoruz.

O yıllarda fark etseydim ondaki cevheri..

O an sarardım başına, fakat her şey nasip kısmet işi.

Belki her şey anca denk geldi de, şimdilerin hararetli yazarı oldu.

İçindeki cevheri sanırım kendisi de yeni fark etti.

Şahsen Salı günlerini iple çekiyorum.

Acaba yeni yazısında hangi bam tellerine basacak?

Bu arada da hala ilk yazısının etkisinden çıkabilmiş değilim.

Aldığı tıklama ile ayın top haberini sollayıp rayting zirvesine post sermesi..

Beni derin işin sırrı konusunda derin incelemelere de yöneltmedi değil.

Bakalım diğer yazıları da zirveyi yine kaptırmayacak mı?

Leylekler baharda kanat çırpar diye bilirdim.

Havada bu ara leylek de görmüş değilim, fakat..

Önce 1600 km doğuya gidip..

Haftasında 500 km batıya plan yapmış olmakla..

Ajans harbiden leyleği havada gördü.

Bu yıla iddialı başlamıştım, fakat bu kadar hızlı düşünmedim.

2020 Ajans ve derginin yılı olacak diyorum, her sohbette..

Doneler debeni destekliyor ama vitesi bu kadar büyütmek..

Helen sezonun daha başında, düşündürmüyor da değil.

Sonuçta bir şekil sezon startını verdik işte, yollara döküldük.

Allah sağlıklı, kazasız, bereketli bir sezon nasip eder inşallah.

Sadece bize değil, herkese. Çünkü;

Ülkemin de, sporumun da buna ihtiyacı var.

Kulaklarımda her dem, sevgili Halid’in (Avdagiç) sözü çınlar..

‘’Pastanın büyümesi lazım, ki herkesin bir dilimi olsun’’

Pastayı büyütmek için çabalamak yerine, tamamını hatmetmek..

Sporun kangren yarası. Paylaşmak out, yutmak in!

Bu yüzden herkes herkesle mesafeli, soğuk, donuk, şüpheci..

Oysa bütünün tamamlayıcısı olunsa, tablonun seyrine doyum olunmayacak.

Akşam oldu, ekspresin camı karardı. Etrafı seyretmek yerine..

Klavye ile vakit geçirerek 60 km kat etmişiz ve Kırıkkale’ye yaklaşmışız.

Fakat mübarek, hızlı tren değil ki, adı üstünde e-k-i-s-p-r-e-s-s..

Namı diğer k-a-ğ-n-ı. Buna da şükretmek mi lazım bilemiyorum ama..

Ülkenin her yerine hızlı hızlı demiryolları olsa fena mı olur.

Bu yazının içinde motor sporu biraz eksik kaldı gibi, kusura bakmayın.

Bir sonrakine dolu dolu spor akıtabilirim yazıyı, inşallah.

Bu arada, bu gece Regaip kandili. İlk kez Regaip gecesi yollardayım.

Herkesin Regaip kandilini kutluyorum. Kalın sağlıcakla..

27 Şubat 2020 : 20.00

Son 50 haber

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: