İzmir Park’ın WC’si


Halk arasında “kan şekeri” olarak bilinen…
Şeker hastalığı olduğu için zatımda…
Sık sık İzmir Park’ın WC’sine gidip geldim.
WC’nin giriş dekoruna ise bayılıyorum…
Turbo’lu manifold ama kapağa da bağlı…
Zemin lâcivert… Kendi alanında fenomen.
Buraya yaptığım sık ziyaretler esnasında…
Okuyucularımla ve halka bütünleştim.
Herkes aynı dertten muzdarip!..
El fermuarda koşuştururken!..
Ayak üstü, epeyce görüşmem oldu.
Elimden geldiğince, iyi niyetle cevapladım…
Hafızamda kalanlardan bazılarını aktarmak istiyorum…
En çok yazarlığa dönüşüm kutlandı.
Tarihi sitemi silmemdeki etkenler soruldu…
Bu soruyu, yüzüm Haliç’e dönük, net olarak cevapladım!!!
Bu aşamada, ben değil, yapanlar utansın, diye…
Şampiyona’nın sadece asfaltta yapılmasını doğru bulmayanlar vardı.
İnsiyatif alıp, bu işin bir imkân, bir masraf işi olduğunu anlattım…
Bir başkası, niye Volki’lerle final yapılmadı diye sordu.
Bir diğeri, driftin medyada gereken ilgiyi görmemesinden dert yandı…
O’na göre en erkek mekanik spor buydu.
Düşündüm de… Haklıydı.
Görsele, şova, güce, gürültüye yönelik bir aktiviteydi.
Bizim halkın da özlemi buydu.
Belli bir disiplinden ve alt yapıdan geldiğim için…
Drift, diğer sporlara göre zaman kaybıyla yapılan bir gösteriydi…
Mantığıma da ters gelen tarafı da bu…
Ama, alan memnun, satan memnunsa, bence no problem.
Bir genç, bu işe nasıl başlanması gerektiğini sordu?..
Karting deyince, küstü…
“Ben çocuk muyum?” dedi ve gitti?..
Gönüllü PR’cı olmak çok hoştu gerçekten…
Yürürken, Mehmet Yaman geldi ansızın.
Kendini karting’e adayan bu mühendis kardeşimiz…
İstanbullu kartingciler tarafından uğradığı haksızlığı anlattı.
Müşterilerinin tek tek çalındığını iddia etti…
Altı yıldır yaşadığı uluslar arası başarılarını aktardı.
Tebrik ettim.
Ama bir yazar olarak bilirkişilik yapamayacağımı söyledim.
Zaten karting hiç bilip de hâkim olduğum bir konu değildi.
Başkan’ın mutlaka bu işe bir çözüm bulacağını anlattım.
Ayrıca, medyanın bu spordaki temsil gücünü izah ettim.
Efendi bir arkadaşımız, üzülsün istemedim.
Bir başka köşede, Bülent, Bora, Mert ve ben, Grup RS’i kurduk.
Denk geldi, caddeciler ile araba geyiği yaptık…
Yukarıda Volkan ile dertleştik…
Şampiyon, Afrika’yı motosikletle dolaşmıştı ama…
Şu an boşluktaydı. Ve de kararsız…
Saatler 17.00 olmuş hava düşmüştü ki…
Kendimizi Bornova Acil’e attık!..
Sağolsun, Dr. Gökay Gök’ten de takviye aldık…
Yiğit Top’un biten boğazı ile nodıllarını yeniledik!..
Yüksek oktanlı kan bastık.
Üç gün aralıksız program yapan Top…
K&N’siz parkura çıkınca, hava girişinden arızalanmıştı?..
Yatmışken, turbo’sunu alıp, çift Weber taktırdık!..
Artık düzelmişti…
Mutlu olmak O’nun da hakkıydı…
Şaka bir yana…
Bu spora…
Gerçekten…
Gönül verenleri…
Bir daha gördük…
Yaşadık.
Samimiyetle…
Sağol Başkan.
Sağol “Güzel İzmir”

Son 50 haber

2 Yorum - “İzmir Park’ın WC’si”

  1. Erol Hülagü

    Kullandığın wc, 2000 yılında Los Angles ziyret ettiğim go kart pistindeki wc nin aynısıdır. Duvardaki küçük Seramikleri ve diğer tüm ürünleri Vitra dan özel getirtmistim..Kapıda mekanik objelerin benzerlerini Japonya da Motel pistinde görmüş ve uygulamistim.

  2. Nurican Hızır

    Ellerine sağlık dostum. Gerçekten de etkileyici bir wc girişi yapmayı başarmışsın. İyi eserler hep kalıcı ve ilham verici olmuştur… Bu da onlardan biri.

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: