Solberg, 600 HP ile Türkiye’ye geliyor

pettersolberg

Haber haber değil, müjde sanki!..
Vatanen’den sonra Türkiye’de en sevilen..
“Sarı Adam” olan, Solberg geliyor.
Hem de, 600 HP, 900 Nm torklu..
8000 d/d çeviren ve 0-100’ü 1.9 saniye olan DS-3’ü ile…
FIA RX World Rallycross Championship serisi 11. raundu için..
2 Ekim’de Intercity İstanbul Park’ta.
Rakipleri de öyle yavan adamlar değil haa…
Bir T. Hensen var ki çocuk şeytan..
D. Jeanney cesur yürek..
M. Stohl babadan tanıdık..
M. Ekström sihirbaz..
J. Kristofferson kuzeyin sakin çocuğu..
Liam Doran ise enerji patlaması, gibi…
Hepsi de çok hızlı ve seyredilmeye değer pilotlar.
Altlarında, yine 600 HP olan VW Polo, Peugeot 208, Citroen DS-3..
Audi A-3 Quattro, Saab 9 Turbo cross otomobilleri var.
Öyle ralli gibi de değil, tam gözünüzün önünde toplu start.
Vuran vurana, kıran kırana bir yarış.
Tam E/5’likler için…
Erkek işi.
Mutlaka seyredin derim.
Hayattan zevk almanızı sağlayacaktır.
Ben mi?..
Valla doğrusunu söyleyeyim..
Ben geçen sene bu yarışa uçağa binip gelecektim.
Aaa?.. Baktım, bizim Federasyon basına ek akreditasyon listesi uygulayacakmış.
Yâni, sene başında Federasyon’dan Basın Kartı alan..
50-60 kişi tekrar elekten geçirilecekmiş?
Bu açıklamayı okuyunca gelmedim.
Ben manyak mıyım?
Kendi cebimden uçağa bineceğim, piste taksiyle gideceğim..
Kapıdaki çocuk sarı kartımı okuyup listesine bakacak…
“Abi listede ismin yok seni içeri alamam” diyecek…
Ben de 60 yaşında herif kös kös Sabiha Gökçen’e mi döneceğim?
Yok be… Kalsın. Sizinle uğraşamayacağım.
Aklıma gelmişken de sorayım.
Madem Pist için ayrı akreditasyon uygulayacaksın..
Bize sarı basın kartlarını sene başında niye verdin ki?
Dağda bayırda, ormanda, tek başıma, yarış için dolanırken takayım diye mi?
Yapma be… Bari baştan verme de… Haddimizi, yerimizi bilelim.
İşin en feci yanı ne biliyor musunuz?
Marlboro World Champion Team’de çalışmış biriyim.
PhilSA, aktivitelerine basını getirmek için öyle titiz çalışırdı ki, şaşırırdım?
Başta, Turhan Talu, Galip Yorgancıoğlu..
İpek Bayrı olmak üzere çok seçme bir ekip vardı.
O kadar başarılı oldular ki coverage inanılmaz boyutlardaydı.
Yarış otomobilinin branding’ine bile müdür seviyesinde Erhan Bey karışırdı.
Yedi kat boyadan sonra, takım araçlarının kameralara uygun boyası ortaya çıkardı.
Ne muhteşem günlerdi…
Ve…Ne dershaneydi orası bilseniz.
Hayatımı değiştiren bilgi birikimine, okulda değil PhilSa’da ulaştım.
Şimdi bakıyorum Federasyon’uma…
Dünya nerede?.. Onlar neredeler?
Daha fazla yazmak istemiyorum.
Geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da Pist’te olmayacağım.
Bir farkla.
Bu yıl kendime basın kartı da çıkarttırmadım.
Zaten bir işe de yaramıyor.
Öptüm, hoşçakalın.

Son 50 haber

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: