Üç cevher bir arada

Hyundai Ford Toyota…

WRC yapan üç cevher var elimizde.

Artı, ralliye gönül vermiş bir de Renault, bir de Fiat var.

Bu beş fabrika, istisna olarak bir tek Türkiye’mizde bir arada.

Hepsi de otomobil üretip, dünyaya sevk ediyor.

Yâni, tedarikçi kuruluş değiller.

Kimine göre normâl, bana göre paha biçilmez bir durum.

Mekanik sporlar açısından dünyada tekiz, eşsiz konumdayız.

Ne kadar sevindirici değil mi?…

Bizim konumda olan bir ülkenin, rallide şahlanmış olması gerekirdi şimdiye dek.

Ama değil maalesef. Kronolojik bakarsak gelişimlere, tarih şöyle tecelli ediyor.

1972’den itibaren, Renault, Fiat (Tofaş) ve Ford (Otosan),

Ralli sporuna bütçe ayırıp, dahil olup.

Sonra tek tek çekildiler.

O devirde spora katkı sağlayan, Ali Sipahi, Renç Koçibey, Aytaç Kot, Lem’i Tanca,

Faruk Süren, Engin Serozan, Ersoy Çetin, Demir Bükey, Levent Pekün,

Azmi Avcıoğlı, İskender Aruoba ve nicelerini saygıyla anıyorum.

Onlar sayesinde bu günlere gelindi.

Daha sonra, Nejat Avcı (Renault), Volkan Işık (Fiat),

Yerli fabrikaları yurt dışında başarı ile temsil ettiler.

Ali Bacıoğlu, Emre Yerlici, İskender Atakan, Serdar Bostancı, Ali Karacan,

Serkan Yazıcı bu dönemde temsil ettikleri ürün reklâmı adına büyük başarılara

İmza attılar ama, fabrika pilotu olarak değildi bu başarılar.

(İskender Atakan, Serkan Yazıcı ve Serdar Bostancı marka desteği kısmen almış pilotlardı)

Eldeki cevherlere rağmen, bu ıssız günlere gelindi.

Artık fabrika takımı falan hâyâl…

Çalışma hayatımdan da biliyorum,

Hiçbir fabrika markası ralli veya mekanik sporlara yakın değil.

Sempati besleyen yok.

Bu konu hakkında nedenleri, niçinleri sıralarsak, buradan köye yol olur…

Zaten amaç, suçlu bulmak değil, amaç sporu faydalı,

Seyredilir hale getirebilmektir.

Fakaat… Mevcut ortama bakarsak, bunun altında da, kural tanımadan gaza basan,

Sokak aktivitelerinde sınır tanımayan, yeni nesil yatar. Öyle ya?..

Çıkıp caddeye drift show yapıp, spin atıp rahatlamak varken…

Genç, niye disipline girip, kuralları olan bir spor yapsın?..

İhtiyacı yok ki?.. Zaten sokakta geliyor!..

Sonuçta, spor gerilemeye devam ediyor.

Burak Çukurova gibi birkaç idealist dışında sporda ışık görünmüyor.

Kurum, kuruluş ve kulüplerin birleşip, fabrikalara bir çare bulması şart.

Ama ben federasyonların hizmetine tahsis edilen

Günlük araçlardan bahsetmiyorum.

Ciddi takımlara verilecek fabrika desteğinden bahsediyorum.

Ama kendini kanıtlamış ciddi garajlara…

WRC yapıyoruz ya? Oldu bitti… Artık bizi kesmiyor.

Çünkü konu artık turizm ve gelirleri konusuna döndü.

Ülke tanıtımına döndü.

Konu, spordan uzaklaştı fikrindeyim.

Ülke tanıtımına karşı değilim ama taşlar da yerine oturmalı ama değil mi?..

Olası kurulacak ralli takımlarına, kripto dışında,

İlaç, tekel mamulleri, sponsor olabilir.

Kanun var tamam da, tersine kanun da çıkarılabilir…

Olmaz diye bir şey yok.

Umarım federasyonlar öncülüğünde akılcı, mantıklı bütçeli,

İtibarlı bir çözüm bulunur da spor hak ettiği seviyeye gelir.

Saygılarımla

9 Ocak 2022 : 14.00

Son 50 haber

Yorum yaz

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: