Büyük hâyâl kırıklığı

Sevgili dostum Mehmet Taşanyürek (Ferrari Mehmet veya Veloce Mehmet) ile,

Elektrikli otomobilin, daha doğrusu elektrikli Ferrari’nin geleceğini tartışıyorduk.

Ferrari yaparsa asfaltın en hızlısını, en etkilisini, en çeviğini yapardı…

Bu kesin bence de. Elektrikli olması Ferrari için fark etmezdi. Fakaaat…

İşin içinden çıkamadığımız tek nokta elektrikli araç pilotu olmaktı.

Sordum “e-Ferrari ile gazlayabilir misin?”

Mehmet tereddüt etti. Ağzından olumlu bir kelime çıkmadı.

Valla ben yapamam.

Gazına basınca homurdanmayan bir Ferrari düşünemiyorum…

Zaten süremem de… Bir şey vermez bana…

Benzeri duygulara Veloce Mehmet de sahip, ama..

Sevgi ile taptığı markaya toz kondurmak istemedi, onu anlayabiliyorum.

Sonuçta, sessiz güç bize bir şey ifade etmedi, etmeyecek, etmiyor da.

*****

2022 Dakar ilk etapta yaşanan Audi faciaları,

Bana bu eşsiz lezzetteki muhabbeti hatırlattı.

Kariyerine mi üzülsem, başına gelene mi yansam?

Zavallı Peterhansel, büyük yara aldı.

Hamilton gibi O da şoktadır, kesin.

Adam kopuk aksı ile çölün başında kalakaldı.

Sainz benzeri akıbetten kaçmaya çalıştı.

Takım üçüncü pilot İsveç’liyi yavaşlattı.

Bari bir quattro yoluna devam etsin dediler…

*****

Akıl yürütüp, mantık ile hayat tecrübesini birleştirince,

Ortaya şu çıkıyor değerli okurlar.

Audi, teknolojisi ile öne çıksa da. Hızlı şarj uygulasa da.

Frenlerden extra şarj elde etse de.

Akü ömrünü uzatıp, maximuma getirse de… Ki bunlar başarı.

Pilotuna homurdayan bir motor, akselerasyon veren tork devri,

Duygulara hitap eden motor gürültüsü veremediği müddetçe, zorlanacaktır.

Peterhansel ve Sainz’ın başına gelen de budur, bence.

*****

Bu derin duyguyu nerede hissettim biliyor musunuz?..

11 bin metre yüksekte, uçak 800 kilometre hızla giderken,

İçine düştüğüm derin duygu kaybı ile hissettim.

Çünkü, o seviyede, ses yok, sürat efekti yok, heyecan yok. Yok yâni yok.

Boşluktasın.

Astronot olarak yetiştirilsen başarırsın.

Ama yarış pilotu isen asla, asla olmaz bu iş.

Haa… Ne zaman olur?..

Zamanla, duygular düşünceler yerleşir, yeşerirse olur bu iş.

İlk kez elektrikli araca (hybrid) japonya’da 1998’de binip sürmüştüm.

Hissiyatım şuydu. “Sadece gidiyorum” o kadar.

Bilmem devran nasıl dönecek ama…

Elektrik büyük buluş ama araçta hâyâl kırıklığıdır.

3 Ocak 2022 : 17.57

Son 50 haber

Yorum yaz

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: