Araçta Twin Cam, Kemâl’de Twin Gam

1982 falan… Amasya eşrafından,

Eski dost Çarşıbaşı’lar, beni Levent diye bir arkadaşla tanıştırmıştı…

Adam, bana baktı, etti… “Gel” dedi…

“Tam sana göre biri ile tanıştıracağım seni…”

Hayırdır inşallah deyip, benim Works Murat 131’e atlayıp,

Çok sevdiğim ve beni yetiştiren 4. Levent Oto Sanayi Sitesine gittik.

(Works 131’im değerli Kabzımal abimizin,

Türkiye Ralli Şampiyonasını 2. bitirdiği fabrika arabası idi.)

Sonraki sahipleri close şanzımanını üstünden alıp,

Bana standart 5 vites ile satmışlardı.

Ben de toy hevesli. Yemiştim…

Neyse uzatmayayım konuyu.

Mazisinde şanlı bir ralli tarihi yatan Yeşilce Mahallesine gittik.

Meydanda bir binanın önünde durduk.

Ve gerisi benzin gibi yolunu buldu aktı…

Kemâl Gamgam ile bu sayede tanıştım.

Güzel, samimi bir dostluğumuz oldu.

Zaten o mahallede bazı işlerim olduğu için sıkça gidiyordum.

Meşhur, Durgun Sok. N0:4’te Ralli Kaporta Metin Yarımay,

Boyacı Hasan, Jeep’ci Hüseyin, Revolverci falan herkes ordaydı…

Daha sonra Ali Bacıoğlu da yarış garajını buraya açtı.

Ve demir kapıya elle…

“Buraya gelip meraklanmak,

içeri girmek, soru sormak, YASAKTIR” yazmıştı…

İlk defa gördüğüm bir şeydi? Çok şaşırmıştım?..

Sonra profesyonelliği öğrendikçe, adama hak verdim.

Bilgi verecek kadar boş zamanı yoktu ki?..

Zaten, 3 branş birden kovalıyordu ralli yapan sporcu o zamanlar…

Hayat zor, zaman değerli, vakit pahalı idi…

Kemâl’e gelince.

Beyaz, dik, çok bakımlı bir 131’i vardı.

En büyük farkı ise kaputuydu.

Hastaydım o kaputa.

Çünkü kaput bombeli idi…

Yâni, 131 Diesel’in kaputunu takmıştı.

Ama araba müthiş duruyordu.

Farlar da 2000 T/C Racing’den alınmaydı.

Kemâl’in sportif yanı güçlüydü ama yarışmıyordu o zamanlar…

İş güç, ne yapsın?.. Hayat gailesi araya girse de, dostluk sürdü…

Serdar Bostancı, 10 yıl önce kırmızı cabrio Mustang’i ile,

Tarabya’ya davet edince (sağolsun)..

Bu sayede Kemâl ve bazı arkadaşları tekrar görme fırsatı doğdu.

Hırs ve egolardan arınmış Kemâl’e bu görüşmeden sonra tarihi notayı verdim!..

Artık O, Gamgam değil, “Twin Gam” idi…

Çok da hoşuna gitti.

Hatta İstanbul Ticaret Odası o yıl taktir belgesini,

“Twin Gam” olarak vermiş, kendi deyişine göre.

Özel garajına da bu adı takmış. Ne mutlu bana…

İsim babası olmak güzel şeymiş.

Bakıyorum… Eskilerden kalan Kemâl halâ sahada.

Halâ parkurlarda. Halâ genç, delikanlı… Ve gidiyor…

İster “Twin Cam’la…” İstediği an “Twin Gam’la”

Helâl olsun tertip. Yürü… Kim tutar seni?..

Çok da iyi yapıyorsun.

Sevgiler, Ailene de selâm ve saygılar.

Ve cümleten de hayırlı seneler dilerim.

30 Aralık 2021 : 19.52

Son 50 haber

Yorum yaz

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: