Zor gecenin sabahı

Dün gece yarısı, saat 22 civarları..

Telefonum çaldı, baktım tanıdık bir ses..

Bodoslama konuya girdi;

Maraton çakıldı’

Gece 22 ve tek kelime..

İrkildim, açtım radarlarımı ve ekranlarımı..

Bir yandan dinliyor, bir yandan arıyordum.

Karşı taraf konuşurken, gözüm aradığını bulamadı.

“Emin misin?” dedim, gayri ihtiyari.

O kadar emindi ki, anında bir mesaj attı.

Okudum, ardından ajansa spot haberi hazırladım.

Elime gelen belgenin teyidi olarak ikinci bir mesaj daha..

Üstelik bu ikincisi ses kaydıydı.

Aynı iddia yineleniyordu, hem de en üst perdeden.

İlk spot haberi 22.07’de girdik ajansta.

Ses kaydını dinledikten sonra 22.45’te güncelledim.

Toplam iki paragraf bir haber, beni de dağıttı..

Düşündüm, starta 2 gün kala olacak iş değil dedim, içimden.

Hazırlıkları tamamlamış, yola çıkmış veya gelmiş olan..

Yüz küsur sporcunun hali benden beter olmalı.

Kendi adıma cumartesi sabah yola çıkacak, öğlen varacaktım.

Aşı kartlarımız, PCR testlerimiz, hepsi hazırdı.

Biz, direkten döndük ama ya diğerleri?

Mesela, İtalyan’lar, Avrupa’dan gelenler..

Araçlarıyla ülkeye girmiş olanlar için ne zor bir durum.

Keza organizatör için de zor ötesi.

Geçen yıl da pandemiden dolayı yapılamadı bu yarış.

Bu yıl Bodrum ayağını da aynı nedenle ertelediler.

Açıkçası aklımın ucundan geçmiyor değildi bu durum.

Ama toz konduramıyordum, hele ki bu saatten sonra..

Orman yangınları bugün çıkmadı, orman yasakları da..

Keza, Doğu Karadeniz’deki seller de..

Afet, kaç gündür hayatımızın bir parçası oldu.

Benim, senin, onun bilip gördüğü, duyduğu ayrıntılar,

Yetkilileri neden ve zamanında hareketlendirmedi?

Böylesi bir karar son dakika mı bırakılmalıydı?

Bunun insanlara, organizasyona, ülkeye yansımaları düşünülmedi mi?

İlla yapılmalıydı demiyorum ama illa son dakikaya mı bırakılmalıydı?

Yine dün geceye dönüyorum.

Haberi yayına verdikten kısa bir süre süre sonra,

Whatsapp’dan yeni bir mesaj, bu kez farklı bir isimden..

‘Çok aceleci olma, yarını bekle..’

Aradım hemen ulaşılamadı, ama kaldı dağarcığımda.

Dün gece yarısı son durum, bugüne devroldu, yattım devrildim.

Sabahtan bu yana gördüğüm, konuştuğum, fikir alıp verdiğim herkes..

Düşük suratlarla şaşkın ördek gibiydiler.

Bekliyoruz bugün öğleden sonrasını. Şu ana kadar olmasa da,

Farklı ve olumlu bir gelişme ile devam kararı çıkmasını.

Fakat bu yönde görüş sahibi kimseye denk gelmedim.

Herkes, yapılmayacağını düşünüyor.

Sonrası ise deprem sonrası tusunami gibi.

Yaşadıkça göreceğiz. Umudu elden bırakmadan..

Kalın sağlıkla, sağlıklar ve esenlikler dilerim.

11 Ağustos 2021 : 12.15

Son 50 haber

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: