F1 Türkiye GP’si

Hani vardır ya romantik aşk filmlerinin klasik bir sahnesi, kızla oğlan yavaş çekimlerle birbirine doğru koşarlar ve sarılırlar… İşte benim Formula 1 ile ilgili değerlendirmem tam bu şekilde iken yönetmen bildiğiniz filmi Charlie Chaplin filmlerindeki gibi hızlandırıverdi.

Yanılmıyorsam pandemi döneminin başıydı. Sokağa çıkma yasağı nedeniyle evlerimizde oturmuş telefondan bilgisayardan öylece neler olduğunu ve olacağını anlamaya çalışıyorduk. Yabancı bir kaynakta ilginç bir köşe yazısına denk gelmiştim. Yazının bir paragrafında özetle deniliyordu ki; “ulus devlerle küreselciler arasında çıkan bu yeni nesil savaştan Türkiye aradan sıyrılarak durumu avantaja taşıyabilir.”

Yazıyı ilk okuduğumda, karamsarlığında tavan yapmış olmasından sebep, çok aklım almamıştı. Şimdi her duyduğum olumlu haber bana bu köşe yazısını hatırlatıyor.

Evet. Formula 1 geliyor. Hem de koşa koşa geliyor. 15 Kasım 2020’de dokuz yıllık hasret biteceğe benziyor.

Formula 1 Türkiye GP’si ile ilgili gerekli resmi açıklamalar bu gün yarın gelecektir. Ben sadece bir konunun altını çizmek istiyorum. F1’in ülkemize gelmesinin en önemli nedeni basında yer alan haberlere göre yayıncı kuruluşların ödeme yapmak için 15 yarış şartı koşması ve yarışın sadece Avrupa ülkelerine sıkışması olarak değerlendiriliyor. Fakat unutmamalıyız ki pistin işletmecisi İntercity’nin geçmişten beri bu konudaki kararlılığı ve oluşturduğu kamuoyunun da etkisi büyük.

Bir örnek vermek gerekirse 6 Ocak 2019 günü Akşam Gazetesi’nden Şenay Büyükköşdere’nin Vural AK ile yaptığı söyleşi de Formula 1 ile ilgili geçen diyalog şu şekilde idi;
iki yıl önce Cumhurbaşkanı tarafından F1 yarışlarının Türkiye’de tekrar yapılması konusunda görevlendirildiklerini anımsattı ve bunun üzerinde F1 üst yönetimini Cumhurbaşkanı ile bir araya getirerek yarışları yapma isteğini en üst ağızdan ilettiklerini söyledi.

Ali Vural Ak, F1 yönetiminin Türkiye’yi yarış takvimine almak istediğini ama bazı problemler yaşandığını ifade ederek, yılda sadece 20 yarış yapıldığına işaret etti. “Bunu 24 yarışa çıkarmayı planlıyorlardı. Ancak yarışçılar buna isyan ettiler. ’48 Hafta yarışamayız, bizim de ailemiz, hayatımız özel hiçbir şeyimiz kalmaz’ dediler” diye konuşan Ali Vural Ak, konu ile ilgili olarak sözlerini şöyle tamamladı; “Şu anda firmanın takımlarla pazarlığı sürüyor. 24 Ülkeye çıkarsa biz giriyoruz. Mevcut ülkelerden biri çıkarsa da biz giriyoruz. Sürekli görüşme halindeyiz. Tesisimizi bir ay sonra yarış olacak gibi hazır tutuyoruz. F1’i mutlaka yapacağız. Burada olmamın nedeni bu. Biz burayı motor sporları merkezi haline getirdik. Formula 1 bunun tacı olacak”.

İşte tesisi bir ay sonra bile bu yarışı yapmaya hazır halde tutmanın bedelini yıllarca ödeyen İntercity yönetimi. bu başarıdaki en büyük alkışı hak eden taraf bence. Ve bu sayede krizi fırsata çevirdiler ki Formula 1 15 Kasım 2020’de ülkemizde yapılacak.

Gelişmeleri bende sizler gibi yakından takip ediyorum.

TRANSANATOLIA’NIN ARDINDAN

Bu yıl 10. yılını kutlayan ve Dünyada gerçekleşecek tek raid yarışı olma özelliğini taşıyan TransAnatolia geçtiğimiz Pazar günü Finish gördü.

Virüs nedeniyle alınan tedbirleri sosyal medya aracılığı ile yakından takip ettim. TransAnatolia organizasyonunu sportif açıdan değerlendirmek beni aşar. Bunu en iyi üst düzey görevliler ve katılımcılar bilir. Fakat Covid-19 tedbirleri açısından örnek alınabilecek düzeyde başarılı bir operasyon yürüttüklerini görüyorum.

Emeği geçenleri tebrik ediyorum.

GÖZETMEN SEMİNERLERİ BAŞLIYOR

Önceki yazımda da belirtmiştim gözetmen eğitimleri son hız devam ediyor. Tabi ki bir farkla o da fiziki olarak değil zoom üzerinden eğitimler yapılıyor. Buradan da duyurmakta fayda var 25 – 27 Ağustos tarihlerinde saat 20.00’da eğitimler video konferans üzerinden yapılacakmış.

Bu arada WRC’de yeteri kadar gözetmen bulunabilecek mi meraktayım açıkçası. Covid-19 birçok eğilimimizi değiştirdi. Umarım olumsuz bir yansıma olmaz. 25 Ağustos 2020 : 16.00

Son 50 haber

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: