Trans Anatolia vakti

Estonya ile WRC geri dönüyor.
Rallideki ‘kısalık’ dikkat çekici boyutta.
17 Özel etabın toplam 232 km’sine karşı,
640 km normal etap geçilecek.
Neredeyse 1’e 3 gibi.
5 Eylül cumartesi günü,
5 farklı etap, ikişer geçiş.
Toplam 147 km özel etap
6 Eylül Pazar 6 etap, tek ayak,
Toplam 84 km.
WRC standartlarına göre kısa,
Hızlı, sprint olarak zor bir ralli.
Tanak, Estonya zıplamalarına dikkat çekmekte haklı.
Bir ufak hata, spin ile her şey sıfırlanabilir,
Telafisi ise yok.
Estonya’da nefes açacak olan WRC ekiplerine,
Sonrasında Marmaris’in çam ve deniz havası iyi gelir!
Ama Wrc’nin tadı tuzunun kaçtığı da yadsınımaz.
Zaten dünyanın tatsızlaştığı yıldan başka ne beklenir.
*****
Sonunda o gün geldi, çattı.
İlk yarışın startına sayılı saatler kala, heyecanımız sonsuz.
Trans Anatolia’nın seramonik startı gitti, geldi, sonunda oldu.
Burak (Büyükpınar) Dolmabahçe’den start için gönül koymuştu.
Çünkü İstanbul figürünü tabloyu mutlak monte etmek istiyordu.
Dron ile boğaz ve Dolmabahçe görüntüleri iyi gelecekti.
Son raddeye kadar bu isteğini savunduğunu biliyorum.
Sonunda mutlu son bugün basın daveti ile anons edildi.
Dolmabahçe Sarayı önünden start bizi bekliyor.
*****
Bir dönem 120’de sınırlamanın tartışıldığı kayıtların,
Bu yıl 74 ile kapatılması ayrı bir başarı hikayesi.
40’lı kayıtlarla yapılan yılların neredeyse iki katı.
Asıl önemlisi ise nicelikten çok niteliği.
42 tane, üstelik çoğu yeni yapılan son spec otomobiller.
Bu gelişme haliyle, rekabete de olumlu yansıyacak.
Üstüne bir de yabancı otomobiller olsaydı, ki bir tane bile gelmiyor.
Oysa, gelseydi, kaymaklı kadayıfın tadına doyum olmayacaktı.
Bildiğim kadarıyla yabancılar da çok gönül koydular fakat korktular.
Pandemiden çok, geri dönüşteki karantina uygulaması fren oldu.
Aynı sebeple ülkemize gelen turist sayısı da dip yapmadı mı?
Bu yüzden buna çok ta takılmamak gerekiyor.
Seneye de aynı tempo ile çalışılırsa, 120 ulaşılmayacak rakam değil.
*****
Bu arada, ‘takım’ rekabeti beklentilerin ötesi katkı sağladı.
Otomobiller iyileşti, modeller yükseldi, alt yapıya da yatırım çoğaldı.
AVC takım pilotu Bener Baş, ajansa verdiği son röportajında değinmişti.
Söylem ötesi, takımda elinin taşın altına koymaktan da çekinmedi.
Hilux’unu resetlettiği gibi, takımın servisine de destek verdi.
Takımın patronu Adnan Ofluoğlu ile birlikte yeni bir servis kamyonu yaptılar.
Pilotlar beklentilerini sıraladı, mühendisler çizdi, uyguladı.
Ajans olarak ilk görüntülerini almak için AVC’nin önüne,
Son birkaç gündür bir çadır kurmadığımız kalmıştı!
Yarış boyunca da görecek ve inceleyebilecektik elbette ama,
Haber için ilk görüntüler önemliydi. Umarım siz bu satırları okuduğunuzda,
Servis kamyonu görüntüsünü de ajans ekranına taşımış oluruz.
AVC’nin iki patron pilotunu, alt yapı yatırımları nedeniyle ayrıca kutlamak gerek.
*****
‘İyi ki Trans Anatolia var’ diyorum, Hüseyin Kurt’un ifadesi ile;
Trans Anatolia gerçekten herkese iyi gelecek! En başta da bize..
Haftalar, hatta aylar sonra haber ve görüntü için parkura çıkabileceğiz.
Sıfır atık gibi, sıfır haber aylarında dergi yapamamak fazlasıyla kahretti.
Eylül’de, inşallah telafi edeceğiz ve Trans Anatolia özel sayısı olacak.
Yine Eylül’de ralli rüzgârı ülkemizde WRC ile esecek.
Trans Anatolia kadar olmasa da Ekim dergisi için iyi bir içerik.
Fakat anlayamadığım, sonrası ne olacak?
Bu yılı sadece iki uluslararası yarışla mı kapatacağız?
Kalan üç ayda şampiyonalar yapılamayacağına göre, durum bu.
Macar yaptı, Çek yaptı, Portekiz yaptı, İtalyanlar bile yaptı.
İtalyanlar derken, salgından en çok etkilenen ülkelerin başında geldiler.
Hatta, İtalya’daki sprint yarışta Türk ekipleri dahi ter akıttı.
Ulusal ralli ve pist şampiyonalarımız seyircisiz yapılabilirdi.
Tabii ‘sağlam’ bir iradesi olabilseydi.
Kolay zamanda yapmak değil, asıl zorda yapmak maharet.
Yarışları yapmamaktan başka çözüm üretemeyen otorite,
Pandemi dönemi performansında bence sınıfta  kaldı.
*****
Hazır otorite demişken ilginç bir saptama ekleyerek sürdüreyim.
Çok değil, bu sezon başlarında sporcular için yönetim iyiydi.
Görevliler olmasa da bazı kulüpler toz kondurmuyorlardı.
Fakat son zamanlarda ibre sanki tam terse döndü.
Kimseye herhangi bir soru sormadan, dertler dökülüyor
Şimdilerde, şikayetlerin ardı arkası kesilmiyor.
Federasyonun aslı bırakıp sanal yarışlara ağırlık vermesine de tepki var               .
Zoom’da rüzgar yapanlar, gerçekte hayale uğrattılar.
Hani, duyan, gören var mı; körfez etkinlikleri nerede?
*****
Trans Anatolia’nın iddialı rallicilerinden biri olan Bekir Kuvvet Erim,
Medyatik olma şansı yakaladı. Ajansa ulaşan bilgiye göre, sanırım,
Aydın Milletvekili Erim, maratonda parkura TRT brandingi ile çıkacak.
Sırf son halini görüntülemek için Park Toyo garajı ziyaret ettim,
Ama önceki brandingleri sökülmüş olan Hilux’ı beyaz buldum.
Ufak tefek eksikleri giderilip, yarın yeni brandingi giydirilecek bilgisi vardı.
Vekilin direksiyonunda olduğu aracın TRT logoları taşıması da herkese yarar.
Umarım TRT’nin yayınları bu vesile ile artar.
*****
Yine bugün, ilk kez bir yarış öncesi alan teftişi yaptım.
Trans Anatolia’nın servis alanı nerede diye, Kemerburgaz’a kadar gittim.
Kent Ormanı yeni ve temiz, nefes açıcı bir alan, ziyaretçisi de çok.
Hemen yanı başından yeni köprünün bağlantı yolundan şehre ulaşımı rahat.
Yarın motorculara ertesi gün ise otomobillere idari-teknik kontrol var.
İdari kontroller sırasında pandemi için herkese test yapılacak.
İdari ve teknik kontroller için, ajans olarak ormana kamp kuracağız!.
Yarış öncesi anlık gelişmeleri kaçırmamak için ekrandan ayrılmayın.
Cumartesi akşamüstü Dolmabahçe’deki start için de Dolmabahçe’de olacağız.
Pazar günü ise ekiplerle birlikte 170 km normal etap gidip, ilk etaba ulaşacak,
Yayladaki etaptan ilk notlarımızı ve görüntülerimizi yine ekrana taşıyacağız.
Altı aydır resmen pas tuttuk, şimdi hareket zamanı.
Kazasız, hastalıksız, dertsiz, keyifli bir yarış olsun dilerim.
12 Ağustos 2020 : 23.50

Son 50 haber

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: