2005 | Kerem Üstünkaya; “WRC, ufkumu açtı”

(Fotoğrafı büyütmek için üzerini tıklayın)

Antalya’daki dünya şampiyonası yarışı geride kalalı nerede ise üç hafta oldu ancak bu büyük randevu ile ilgili değerlendirmeler olanca sıcaklığı ile sürüyor. 8.5 olarak tanımlanan en üst versiyon grup N Mitsubishi’ler ile yarışan ve sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen Türk pilotlarından biri olan Kerem Üstünkaya da, ‘Antalya macerasının ufkunu açtığı’ görüşünde. Türk ekipleri içerisinde Grup N 2’ncisi olan ve Türkiye Ralli Grup N Şampiyonası’nda 1.7 puan farkla 2’nciliğini koruyan Kerem Üstünkaya, Antalya’daki WRC yarışının Türkiye Şampiyonaya puan vermesini benimsemeyenlerden. Uzun, zorlu ve büyük bütçe gerektiren bu yarışa katılacak Türk pilotların, puan yerine keyif amaçlı katılması halinde daha iyi dereceler yapabileceğini düşünen Kerem Üstünkaya, yarış garajlarımızın da böyle bir yarış için tam hazırlıklı olmadığı görüşünde.

Antalya’daki yarışın uzun bir parkuru olduğunu ve bu yüzden de antrenmanların önem kazandığını belirten Üstünkaya, kendilerinin antrenmanlarda çok büyük sorun yaşamadıklarını ve sadece Olympus etabını bir kez geçebildiklerini, ama yarışta ta bu etabı yapamadıklarını söyledi. Antrenmanlarda bir çok ekibin aksine çamura saplanmadıklarını, özellikle de pek çok ekibin takılıp saatlerce kaldığı Perge’de çamura rağmen rahat geçtiklerini anlatan Kerem Üstünkaya, antrenmanların alışık olmadıkları boyutta olduğu için çok yorucu geçtiğini ifade etti.

Yarışta üç gün boyunca üç ayrı format yaşandığını savunan Kerem Üstünkaya, ilk gün doğru lastik ama yanlış hamur seçtiklerini ve tercih ettiği Pirelli’nin K serisinin 2 hamurunun (K2) parkura göre sert kaldığını söyledi. İlk lup’u geçip servise geldiklerinde arka lastiklerinin pırıl pırıl, önlerin ise daha yeni aşınmaya başladığını gören Üstünkaya, bunun da traksiyon olmadığı ve derece çıkaramadıkları anlamına geldiğini söyledi..

“Biraz da fazla kayıyorduk. K2’nin yanlış olduğunu ancak iki lup sonra çözdüm.” diye konuşan  Kerem Üstünkaya, iki lupu K2’lerle geçtikten sonra serviste K2’leri biraz kestirdi ve biraz daha K3’e yakın yumuşak hale getirdi. Lastikler, kesilince biraz daha iyi çalıştı. Lastik direktörü olmadığı için bu kararları ancak rakiplere bakarak kendisinin almak zorunda olduğunu ve bunun kendisini zorladığını savunan Üstünkaya, “Böyle büyük bir rallide, başında bir yardımcı olmadan doğru kararları almak kolay değil.” dedi ve ekledi; “K4’e döndükten sonra her şey değişmeye başladı. Daha fazla tutunmaya ve daha iyi zamanlar yapmaya başladık. Daha iyi zamanlar çıkınca da keyfimiz yerine geldi. İlk günü Türk Grup N klasmanında 5’nci sırada tamamladık. Amacımız klasmanda alabileceğimiz en iyi puanı almaktı.”

(Fotoğrafı büyütmek için üzerini tıklayın)

“Bu tür yarışlar garajda kazanılıyor”

Antalya’daki randevuya şampiyonada grup N 2’ncisi olarak başladıklarını anımsatan Kerem Üstünkaya, ikinci gün stratejisini ne olursa olsun atak yapmak üzerine kurguladı. Doğru lastik kullanınca da her hangi bir sorun yaşamadı. Bu tip, kompetisyonun uzayarak devam ettiği yarışların kesinlikle garajda kazanıldığını savunan Kerem Üstünkaya, “Araba garajdan doğru çıkarsa, pilota çok az iş kalıyor. Çünkü ben her yarışta arabayı aynı ayarda kullanıyorum. Biraz daha yavaş gidebiliyorum veya biraz daha hızlanabiliyorum. Ama araba sağlam değilse, yapabilecek hiç bir şey yok zaten. Sonunda bir yerde kalıyorsun veya arabaya güvenin bir yerden sonra azalıyor.” dedi ve ekledi; “Bizde Allah’a şükür öyle bir durum olmadı. Demek ki ön hazırlığımız iyi idi. Arabada cıvata sıkmaktan başka hiçbir problem yaşamadık. Bir kez arasına taş giren fren balatası çatladı, bunu değiştirdik.” Kerem Üstünkaya, Myra etabında lastik patlatınca etabın son 4 km’sini patlak lastik üzerine gitti. Durup değiştirmedi, çünkü atak yaptığı bir etaptı ve patlak lastiğe rağmen çok iyi etap zamanı çıkardı. Bu da kendisine moral oldu. Antalya’da ikinci gün, daha hızlı geçecek diye öngören Kerem Üstünkaya, Kemer etabında yeni bir atak yaptı. Bu etap sonunda gN’deki rakiplerinden Güven’i (Bostancı) yakaladı; “Baktık şanzımanında bir sorunu var. Bunlar strateji; Güven kalınca daha rahat hale geldik. Ancak bu herkesin başına gelebilirdi!” dedi.

Kerem Üstünkaya, rakibi kaldı diye yavaşlamadı, aksine daha da gazladı ve daha iyi dereceler çıkardı. Etapların çamurlu yerlerinden daha temkinli geçti. Seyirci etabında ise durgundu. Bu etabı çok anlamsız bulan Kerem’e göre, seyirciye güzel görüntü vermek için arabayı çarpıp kalmak ta vardı!

İkinci günün temposu da Kerem Üstünkaya-Hande İşçimenler ikilisini klasmanlarda daha iyi yerlere taşıdı. Rallide üçüncü ve son gün ise, Kerem’e göre ‘yok’ gibiydi! Son günün uzun etabının başında diğer bir rakibi Tansel (Üründül) lastik patlattı. Bu da Kerem’e rahatlık kazandırdı. Tansel geriye düşünce klasmanda 2’nciliğe çıktılar. Grup N’de lider Burhan’la (Kuru) arasında 2.5 dakika gibi bir fark vardı. Arkasındaki ekiple de arasında 6 dakika gibi açık bir zaman farkı oluştu. Son güne atakla başladı. 33 km’lik Olypmus etabında lider Burhan (Kuru), başlarda lastik patlatırsa, kendisinin lider olma ihtimali vardı. Bu yüzden son gün 2’nciliğe yatmadı ama yaptığı tam bir atak ta değildi!

Olympus etabı yapılsaydı, belki daha atak olduğu için Burhan’dan birkaç saniye daha iyi zaman yapabilirdi ama aralarındaki 2.5 dakikalık fark asla kapanmazdı! Ancak rakibi, üstelik etabın başlarında bir lastik patlatırsa bu fark kapanabilirdi. Kerem Üstünkaya, son gün son etap planını kurgularken, etabın ortalarına kadar kendisine opsiyon koydu. Buraya kadar rakibi Burhan’ı parkurda sağda solda görmezse, atağa son verecekti. Ama bu planı uygulamaya koyamadı çünkü son etabı geçemediler!

(Fotoğrafı büyütmek için üzerini tıklayın)

“Grup N pilotları birbirine çok yakın”

Kerem Üstünkaya, grup N’i kovalayan tüm pilotların bir birlerine çok yakın  oldukları görüşünde. Aralarında olağanüstü hızlı biri olduğunu düşünmüyor. Belki kimse maksimum tempo gitmeyebilir ama kimse de yavaş değil. Eğer Hakan Dinç grup N’de yarışıyor olsa, O biraz farklı.. Kerem’e göre Hakan’ın da, Mehmet Besler’in de farklı olduğu yanlar var. Ama diğer tüm Grup N pilotlarının birbirlerine çok yakın ve bu noktada sağlam araba, iyi servis, iyi hazırlığın öne çıkıyor.

Sezon, olanca hızıyla devam ediyor. Kerem Üstünkaya’ya göre, Bursa Rallisi de çok önemli; kim, Bursa’dan puan çıkartabilirse, avantaj elde edecek. Lider Burhan Kuru ile aralarında WRC sonrasında 1.7 gibi çok az bir puan farkı var. Arkasındaki rakibi ile arası  ise 11 küsur puan gibi açık farklı. Bursa sonrası lider dahi değişebilir. Sadece puanı az olan diğer rakiplerin bundan sonra şansları zor. Grup N şampiyonluğu ise, Kerem’e göre henüz ‘ortada’. Grup N, bu sene şampiyona olarak tanımlandığı için herkes ilk 3 için yarışıyor. Şampiyonayı kazanmak, tabii en büyük arzusu!

Rally of Turkey’i genel anlamda muhteşem olarak tanımlayan Kerem Üstünkaya’ya göre parkur bu kez kırıcı değildi. Çamur ise çok anlamsızdı ve herkesi dağıttı. Perge gibi muhteşem bir etap, ne yazık ki çamurluydu. Yarış sırasında yağmur üzerlerine hiç yağmadı ama çok çamur üzerinden geçtiler. Perge etabında Mitsubishi’sini yol üstünde tutmakta çok zorlandı; kesik lastik yapmasına rağmen birkaç defa yol dışına çıkar oldu.

Antalya’da seyirci bu kez çoktu, ki en güzel yanı da bu oldu. “Avrupa standartlarında bir yarış işleyişi vardı” diye konuşan Kerem Üstünkaya, bu yılki yarıştan kimsenin şikayeti olacağını düşünmüyor. Hava şartları genelde iyi idi ve güzel, ama çok uzun bir yarıştı! Çok yüksek kondisyon istiyordu. 28 Km’lik etabın son 5-6 km’sinde çok zorlandı. Aynı etabı ikinci geçişinde bu kez tersini denedi; temposunu sona sakladı. Daha güvenliydi; çünkü kondisyon kalmayınca konsantrasyon bitiyor ve arabayı kullanmak emniyetsiz hale geliyordu.

Yarışta çok sayıda yarış dışı kalmayı normal bulan Kerem Üstünkaya, zor ve uzun bir yarış olduğunu yineledi. “Bizim garajlarımızın çok fazla alışık olmadıkları bir yarış.” diye konuşan Üstünkaya’ya göre bu yarış için farklı yaklaşımlar gerekli. Her şeyi başka türlü hazırlamak gerekiyor. Bir Bursa Rallisi gibi değil. Üstelik bu kadar uzun bir yarışın şampiyonaya dahil olması da Üstünkaya’ya göre çok doğru değil. Çok büyük bir bütçe gerektiriyor. Revizyonu, ön hazırlığı, lastik ve yakıtı ile nerede ise üç yarışa bedel ve çok pahalı! Bu anlamda Rally of Turkey’e Türk pilotları ancak ‘keyif’ için girmeli.

“Kısır döngüden çıkmak lazım”

Rally of Turkey’de yabancı ekipleri de yakından izlediklerini ve asıl dereceleri onların çıkardıklarını söyleyen Kerem Üstünkaya, “Ancak gördük ki onlar bizlerden farklı değil. Farkları, onların şampiyona kovalıyor olmaları. Üç hafta sonraki Akropol’e biz gitsek, inanıyorum ki bu sıcaklıkla kesinlikle daha iyi oluruz.” dedi. Şampiyona kovalayanların takımlarının da çok farklı olduklarını vurgulayan Kerem Üstünkaya, bu konuda bir de örnek veriyor; “Bizler de onlarla eş değer arabalar kullanıyoruz ama bizim hiç birimizin garajında veya servisinde yedek süspansiyon yok! Gerçi çok sağlam ve kolay kırılmıyor ama bir arka amortisörü kırık gelsek orada bitti. Bunu başta ben olmak üzere Antalya’da start alan diğer tüm Mitsubishi’li Türk pilotlarında yapması lazımdı. Yabancı ekiplerde ise bu yok.. Bu kısır döngüden çıkmak gerektiğini düşünüyorum. Birçok yedeklerimiz vardı; şanzıman olsun, debriyaj olsun, kollar olsun, yedeklerimiz vardı ama bir parça bile eksik olsa kalmak için yeterli. Bunun olmaması lazım.”

Mitsubishi’sinin yarış öncesi bütün hazırlığını kendi garajında yaptırdığını, yarış sırasında ise GP Garaj’dan destek aldığını belirten Kerem Üstünkaya, ayrıca da Ali Ersin ve Serdar Bostancı’nın çok yardımları olduğunu vurgulamadan geçmiyor. Sezon başına göre 8.5 Evo’suna daha çok alıştığını ve bunun özellikle Antalya’dan sonra daha belirginleştiğini söyleyen Kerem Üstünkaya, kopilotu Hande İşçimenler ile çok iyi bir ekip olduklarını, üç günlük yarışta anlamsız bir yerde bir kez not kaçırdıklarını ama bunun sadece üç viraj için sorun olduğunu belirterek, bunun da ‘bir yaz, bir geç’ sistemine alışık olmamalarından kaynaklandığını ekledi. Gelecek sene bu tip hataları olmayacağını çünkü not ve tecrübeleri olduğunu ifade eden Kerem Üstünkaya, “Rally of Turkey, keyifli  bir yarıştı. 28 km ve ardından 20 km daha etap, servise girip çıktıktan sonra aynı etapları bir daha.. Bu, benim ufkumu açtı. Bu benim için ilk WRC sınavı oldu. Şimdi merak ediyorum 7-8 km’lik etaplar bana nasıl gelecek?” diyerek sözlerini tamamladı.  | 08 Temmuz 2005  > 17 Mayıs 2020 : 11.11

Son 50 haber

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: