Serkan, nasıl kazandı?

LOGO-AHOSGOR-150Ajanstaki uzun röportajında da..
Basına yaptığı açıklamalarda da..
Sık sık dile getirdi ve hatta..
“Yaz, imzalayayım” dedi.
Şu sorulmuştu hep, kendisine;
“Eskinin devamı mısın?”
Çünkü, önceki genel kurullarda hep;
“işaret” edilmişti, birileri..
O birileri, şimdi..
O’nu mu gösterecekti.
İtiraz ettiği günlerde dahi..
Söylemi ile eylemi farklıydı.
Hatta söylemleri de farklıydı.
Kulüp ziyaretlerinde ifadesi netti;
“Son yönetim bizi destekliyor..”
“Federasyondaki yapı değişmeyecek..”
“Aynen devam..” Aslında,
Bunu ajanstaki röportajında da vurguladı;
“Yıkmaya değil, yapmaya deldim” dedi.
Kulüp ziyaretlerinde Serkan’dan dinleyenler;
Ajansta bunu neden yazmadığımızı sorguladı.
O günler, dedik ki; “lafla olmaz, var mı belgesi?”
Veya, “siz söyleyin, biz yazalım, ama adınızla..”
Haliyle öne çıkan olmadı, konuyu buzluğa attık.
Fakat, son günleriydi kulüp gezmelerinin birinde..
Bir fotoğraf paylaştı Serkan, facebook hesabında.
Kısa bir teşekkürü de unutmadı.
Kendisini, 3 bin km yolculukta yalnız bırakmadığı için..
Eski yönetimin eski bir üyesi ile paylaştığı bu fotoğraf..
Aslında nereden destek aldığının da açık bir göstergesi oldu.
Ajansa yine imalar yağdırıldı; işte belge, daha ne beklersiniz?
Belki gözlerim körlenmişti, belki aklım hala..
Şampiyonun digital kayıttaki sözlerinde kaldı.
O’nun kesin dille reddettiği bu destek, ajansta da habere çıkmadı, haliyle..
Hatta Ümit de benzer söylemdeydi, üstelik benim yazımı vurgulayarak..
Demiştim ki o yazıda;
“..her kim eskinin devamı ise veya olursa, tam karşısındayım!”
Ajansa taraflı imalar ulaştı sürekli, ama haber yapmadık..
Çünkü, az da olsa umut taşıyorduk.
Bu, Serkan’dı ve bizim belleğimiz O’nunla doluydu.
Başarıları, özü sözü, birliği, yapıcılığı, dostluğu ve samimiyeti.
Bunlar, hala beynimin kıvrımlarında hakim ve spekülasyona kapalıydı.
Velhasıl, ilk darbeyi o fotoğrafla aldım; sarsıldım ve kendimi durağana çevirdim.
Bir çok değerli isim, kişisel sohbetlerde sorguladı beni;
“Bu kadar yüksek imzayı kim ve ne zaman aldı, sence?” dediler..
Serkan, 102 imza ile seçime gideceğini paylaştı açıkça facebook’unda.
Bu çok iddialı bir rakamdı, 200’de 102..
Kararsız olan varsa o an etkilenmiştir.
Güçlünün yanında olmak içgüdüsü sonucudur bu.
Bunlar da zafer yolunun basamakları oldu.
Ben ise, Serkan’dan yana hala umut beslemeyi sürdürdüm..
Son dakika golü, son etap zaferi bekledim..
Yönetim Kurulu adaylarını açıkladığında derin bir nefes aldım.
Güzel bir kadro kurmuştu ve içinde ‘eskiler’ yoktu.
Hem kadrodan yana ilhamlandım ve hem de içimdeki umut arttı.
Dayanamadım; mesajla paylaştım kendisi ile..
Yönetimdeki hassasiyetini beyaz yakalılarda da göstermesini istedim.
Tek dayanağım, Serkan’ın, o fişek gözleri, gözü karalığında.
Ki, Genel Kurul’da o gözleri yakalamak zor olmadı..
Bir iki seferinde ise -bana- da fena çaktı!
Gerçi seçim stresine verdim, önemsemedim.
Seçim bittiğinden andan itibaren, tek beklentim var, Serkan Başkan’dan.
Bu yönetim kurulunun altında, yeni ve yıpranmamış isimler görevlendirmesi.
Bugün veya yarın, haklarında ceza davası açılması ihtimal birilerine..
Sırf, kendisine verilen destek uğruna prim vermemesi gerek.
Eskinin devamı olmadığını, bu adımı ile açık edecek.
Yarın (salı) yeni yönetimin ilk toplantısı yapılacak.
Görev dağılımı, seçim analizi, ilk atılacak adımlar vs..
Ama sporun yönetimini teslim edeceği icra kadrosu da belirlenecek şüphesiz.
Demek oluyor ki, yarından sonra her şeyi daha net anlayabileceğiz.
Son yönetimden bazıları hallerinden o kadar emin ki, önümüzdeki günlerde ..
Yurt dışı temaslara katılımlarını genel kurul sohbetlerinde paylaştılar!
Demek ki, hala bir şeyler var, beklenen. Biz de bekleyip göreceğiz.
Serkan ve ekibi, sporun özlemle beklediği finansal rahatlamayı sağlayacaktır.
Fakat sonrasını da genel beklenti paralelinde getirmesi gerekir, şampiyonun.
Serkan, genel kurul sabahından oy atımı sonuçlanana kadar olan süreçte..
Çok gergindi. Bu gerginlik, konuşmasına da yansıdı.
Ama içeriğinde bir sıkıntı duyulmadı, kucakladı herkesi.
Konuşmasını metinden gözünü ayırmadan okumasını da, gerginliğine bağladım.
Oysa, üzerinde 3 gün çalıştığını söylemişti birilerine..
Önceki yazılarımda da vurguladım;
Seçimi, konuşma kazandırır veya kaybettirebilirdi.
Önceki seçimde, sert konuşan muhalefet karşısında..
Dağınık ama samimi konuşma ile kazanmıştı, eski başkan.
Serkan, stresine rağmen, konuşması ile bir adım öne kaçtı.
Herkes gibi ben de, seçimin başa baş gideceğini düşündüm ama yanıldım.
Bu yanılgı nedeniyle, ‘sebep’ peşine düştüm iki gündür.
Bu kadar farkın sebebi ne olmalıydı?
Şüphesiz bulduğum bulgular yeterliydi ve..
Bunları yarın ve öbür günkü yazılarda değineceğim. Fakat;
Bunlar da Serkan’ın önünü çok açtı. Fark yarattırdı.
Vaatleri yüksek tuttu, rakibi gibi..
Kulüpleri de sporcuyu da yüreklendirdi.
Kadrosu da bu konuda umut yeşerttirdi.
O’nun dediğini yapacağı düşüncesi, oylara prim yaptırdı.
Gittiği yer ziyarette, samimi ve sıcak kanlı biri görüntü verdi.
Yönetim Kurulu’ndan isimleri de ziyaretlerine ekledi.
Hakkını vermek lazım; Serkan, medyayı da doğru ve hızlı kullandı.
Facebook eklentileri çok hızlı, güncel ve doğaldı.
Kulüp ziyaretlerinde paylaştığı her fotoğraf, artı puan kazandırdı.
Son hafta, son virajda da mükemmel slaytlarla göz kamaştırdı.
Sporun bir iki negatif haberle görünebildiği ulusal medyada..
Sayfa sayfa röportajları yayımlandı. Bunda, Yazıcı soyadı çok etkendi.
Rahmetli babasının spor medyasındaki saygınlığının itici gücü ve hemşehrisi..
Uzun süreli iş birlikteliği olan ama aslında federasyonun bir partneri olarak..
İş akdi devam eden, Tosfed Basın Danışması Atıl Atılgan’ın mesaisi de..
Serkan’ın medyada parlamasına vesile oldu. Yazdım ve dedim ki;
Bu başarı, 15 yıldır neredeydi?
Kısaca, Serkan’ın kazanma mihenklerinden biri, medya ayağında saklıydı.
Rakibine göre bu konuda çok başarılı bir süreç yaşadı.
Youtube’den, facebook’tan basılan videolar da çok etki yaptı.
Yine, federasyonun akitli çalışanları Atıl Atılgan ve muhtemelen..
Video hizmeti veren ekibin başarısıydı. Düşünüyorum da;
Eğer, son giden yönetim, Serkan’ın tarafında olmasaydı..
Akitleri süren ekibin bu konuda bire bir sahada çalışmasına izin verir miydi?
Bu dahi, safta kimlerin durduğunun bir göstergesi idi, bence..
Genel kurul sabahı, Öğretmenevi’ne ulaşan herkesi, KYK TIR’ı karşıladı.
Prezantasyon amaçlı özel yapım, Onur Sürmeli’nin bazı yarışlarda kullandığı..
Özel donanımlı TIR, üstünde..
“Başkan adayı, Serkan Yazıcı”
afişi ile karşıladı herkesi.
Bu anlarda, bu tür hamleler, insanlar üzerinde etkili olur, hiç şüphesiz.
Gücü temsil eder, inancı gösterir.. Nitekim, seçim kazanıldıktan sonra..
Yeni yönetim, aynı TIR’ın önünde geniş bir aile pozu verdi.
Serkan’ın kazanmasını çok kimse bekliyordu belki, ama farkı asla!
Mesela, ‘öngörüsünde’ haklı çıkan biri..
Duayenliğini bir kez daha tescil ettirdi bana.
Ankara dönüşü, havalimanına henüz ulaştığımda, telefonum çaldı.
İzmirli, Mithat Diker abi arıyordu. Şaşırdım ve hayra yordum.
Selam sabahtan sonra, konuya girdi ve bunu paylaşım izni de verdi.
İzmir’de, Ayosk ziyaretinden ayrılırken, Serkan’a şunu söylediğini iletti;
“Başkanlığın şimdiden hayırlı olsun kardeşim.”
Yani, öngörüsünü bizzat iletmişti. Yetmedi, ekledi;
“Biliyorsun” dedi; “önceki seçimde de öngörüm haklı çıkmıştı..”
Doğruydu; “Perşembenin gelişi,
çarşambadan belli olur”
diye yazmıştık, ajansta..
Bir öndekinde de diğer bir öngörüsü çıkınca, Serkan’la üçlemiş oldu.
Bazı şeyler, tecrübe ister, öngörü ister.
Duayenlik kolay kazanılmaz, böyle hak edilir.
İkinci ayrıntı; seçim bitti, fuayedeyiz.
Andofflu delegelerden, Güzel Koçak, “ben dedim” demez mi?
Hatta, “farkı bile tutturdum!” Yok artık!
Herkesi şok eden farkı önceden bilmek..
Sordum; “nasıl becerdin bunu?” diye. Gülerek devam etti;
“Gözlerim ile görerek, insanlarla konuşarak. 110-60 demiştim.”..
Ne demeli? Helal olsun! Demek ki, önceden tahmin etmenin bir adabı var.
Bugünden sonra, Başkan Serkan Yazıcı’nın işi daha da zor olacak..
Çünkü, O, herkesin başkanı. Söz verdiği gibi, herkesi kucaklamak zorunda.
Eski eksileri kısa sürede temizlemesi ve gelecek içi bol artılar katması gerekiyor.
Kişisel kanaatimdir;
Serkan Başkan, bu zor dönemi aşmayı başaracak ve herkesin beklentisi olan..
Parlak günlere, bu sporu da kavuşturacak!
O’nun deli dolu yapısı birçok kırılganlıklara da vesile olacak elbet. Ama;
Her kim kırılırsa tez zaman bundan sıyrılıp, Serkan Başkan’a tam destek vermeli.
Çünkü, O’nun başarması, sporun başarması demek.
Bu rüzgarın hiç dinmemesi adına,
Yelkenlerini doldurması için nefeslerini esirgememeli herkes.
Bir küçük ayrıntı ile bitireceğim.
Serkan, ‘ilk’ röportajını, biliyorsunuz Ralli Ajansı’na verdi.
Bir haftada çözümleyebildim 4 günde yayınladım.
Keyifli ve dostça anlarımız tazelendi, keyif verdi.
Sonra Serkan, medyada olması gereken alanlarda rüzgâr gibi esti, gururla izledik.
Sevgili Demir Berberoğlu’nun kürsüden söylemlediği gibi..
Bu sporun onca genel kurulunu izlemiş tek gazeteciyim.
Bu konuda, maalesef ama, tek’im. Ajans ve dergi de aynı şekilde benzersiz.
Önceki seçimde, sporum adına, son yönetimin devamı olmaması için..
Muhalefetin tarafında oldum.
Bunu da açıkça ama sadece kendi yazılarımda-yorumlarımda belirttim..
Ajansın haberlerinde değil.. Bunu gören anlar, bilen bilir.
Seçimi kazandıktan sonra, O günün yönetimi ajans ve dergiyi kıskaca aldı.
Sonuçta bu sporda iş yapıyoruz..
İktidar gücü bizzat kullanılmasa da, emareler, işaretle..
Ve hatta fısıltılarla insanlar ayrıştırıldı.
Yönetim yanında olan, olduğunu göstermek isteyenler bizden uzaklaştı haliyle.
Kızdım elbet, ama küsmedim kimseye.
Ayna görevimizi ihmal etmeden devam dedim işe.. O günlerde de yazdım;
“bir tarafın haberleri ajansta daha fazla görünüyorsa eğer..”
“Bilin ki bunda bizim payımız çok düşük.
Çünkü, kesilirse irtibat, alırsa karşı tavır..”

“Haber üretmekte zorlanırız” diye.. Bunu yinelememin nedeni şu;
Bu seçim öncesinde Serkan’la başladık, Ümit ile sonlandırdık haberleri..
En son, cumartesi gecesi Ümit’in kampından yemek bilgisi ve daveti ulaştı..
Haliyle bu davete icazet ettik.
Fakat rahat duramadım yine, ki bunu da ilk kez paylaşıyorum,
Ümit’in yemeğine gitmeden, Serkan’a cepten mesaj attım.
O’nun da farklı bir mekanda benzer yemek verdiğini ve hatta..
Yerini, saatini dahi biliyor olmama rağmen..
“Böyle bir yemeği olup olmadığını” sordum.
“Varsa eğer ajans olarak izlemek istediğimi” de..
Açıkçası bir yanıt beklemiyordum ama verdi, önce beni yanıtladığı için şaşırttı.
İkinci şoku, mesajının devamında aldım;
“Yemek organizasyonu olmadığını” yazdı.
Var olan bir organizasyonu teyit etmediğine göre..
Ajansı yemekte görmek istemiyor, diye düşündüm.
Ve, organizasyonuna gitmedim, yazmadım, resmetmedim ve haberleştiremedim.
Cumartesi akşamının haberlerinde, Ülkü haberi çıktı, Serkan eksik kaldı.
Ajansın tarafsız kalma hamlesinin, bizzat Serkan tarafından önü kesildi.
“Vardır bir bildiği” diyerek önemsemedim.
Ama ajansa taraflı kaldı yaftası yapıştırılmaması adına..
Bu ayrıntıyı paylaşma gereği hissettim.
Bu anımda yakınımda olan bir dost demez mi ki;
“Seni istemezlerdi zaten birileri, o gecede”..
Süngüm düştü, ama hak ta verdim. Çünkü;
Yanında olması mümkün birilerince, orada olmamamız istenmeyebilirdi..
Seçim konuşmasından sonra, Demir Berberoğlu’nun yanına Serkan oturdu..
Yakınlarına kadar gelip fotoğraflarını çektim.
O an, Demir abi bir şeyler söylüyordu Serkan’a..
Gece, fotoğrafları bilgisayarda kontrol ederken..
Gözüme takıldı o ‘kare’, uzun süre de takılı kaldım.
Serkan’ın bir bakışı vardı ki, muhtemelen şahsıma.. Açıkçası, hayra yordum.
Bunu da seçim stresine ve gerginliğine bağladım ama..
O fotoğrafı bilgisayarıma duvar yaptım.
Ekran karşısına her geçişimde görüp te unutmamak adına!
Bir tarafta sevgi ve saygı dolu bakış, yanında o bildik, fişek gözler.
Bana, sağanak yağışı öncesi kara bulutları anımsattı.
Varsın olsun, ki bu kaderim de nasılsa, dert etmiyorum.
Çünkü, bu sporda, barışık olduğum bir başkan olmadı hiç..
Kimi ile baştan iyi idik, sonradan bozulduk, bu kez, bozuk başladık, hayrolsun.
Gazeteciliği hakkıyla yapmaya çalışmak zorduk, kayıplar yaşatır insana.
Serkan Yazıcı, benim bu sporda idol gördüğüm ender biridir..
İki yıl önce, yine Marmaris’ta, gecenin çok ileri saatlerinde dil dökmüştüm..
Sporun dümenine geçmesi için.. Çünkü, başkaca bir isim yoktu kafamda.
Hem şampiyon, hem delidolu, hem geniş imkanlı ve hem de.
Bu sporda adı temiz kalmış bir isimdi.
O gece, asla ama asla dediği Başkanlık için..
Birileri kendisini iknada zorlanmamıştı.
Durduğu saf, aldığı destek, açıkça bilinse ve kabul edilse de..
Bugün için her şey çok farklı artık.
Çünkü O, sporumuzun yeni başkanı.
Herkesin istisnasız biat etmesi gereken kişi.
Seçim sürecinde yaşadığı ve yaşattığı gerginliklere rağmen, elbette, bizlerin de..
Değil hakkında bir saygısızlık etmek.. Tuttuğu saf konusunda da..
Bir gün gözleri açılacağı umuduyla bekleyeceğim, hep.
Bir gün, inşallah, O da görecek, bunun kendisine yansımalarını..
Bir uyarı yapmıştım, seçimden önce.. Dostumu uyardığını düşünerek.
Öfkelendi, gürledi, havalimanındayım, 1,5 saat telefonlar ısındı neredeyse..
O gün bugün, Serkan bir yanda ben diğer tarafta.
Ne düşündü, nasıl yorumladı bilemiyorum, fakat emin olsun ki..
Bugünden sonra da herhangi bir ikaz durumu görürsem kendimce..
Açarsa telefonundan, açmazsa da canı sağ olsun mesajla yine kendini ileteceğim.
Çünkü, Başkanlığını gönülden tebrik ettiğim..
Her şeyden öte, dost gördüğüm, bizim deli oğlan, Serkan..
Benim ve binlerce ralli sevdalısının idolü ve kahramanı.
Şimdi, inşallah sporumuza yeni kahramanlar kazandıracak.
Bu satırları yazmak doğru muydu gerekli miydi bilemiyorum ama..
İçimden geçti satırların kelimelerin hepsi.
Kırılan, alınan varsa peşinen özürlerimi kabul etsin..
Bugün pazartesi, seçim bitti, artık Başkan belli!
Herkes gibi bizler de işimize koyulduk.
Serkan’ın bu spora açtığı yeni sayfa, bizlere de rüzgar estirdi.
Daha iyiyi, daha başarılıyı nasıl yaparız telaşımız sardı. Bitiriyorum;
Sevgili Serkan, varsa üzerinde bir hak’kım helal hoş olsun.
Allah yolunu açık etsin. Umarım;
İdealin olan, Yazıcı soyadını en üst seviyede taşımakta başarılı olursan..
Biliyorum ki bu sporu da peşine takıp zirveye taşıyacaksın..
Tıpkı rahmetli baban gibi, hep sevgi ve saygıyla anılacaksın.
Buna yüreğin de yeter, rüzgarın da..
Sevgiyle kal, saygılarımla;
Serkan Başkanım ve de şampiyonum.

Son 70 haber

1 Yorum - “Serkan, nasıl kazandı?”

  1. Yazınızın son bölümünü okuyunca çok şey alnıyor insan, gerçekten de perşembenin gelişi çarşambadan beli olmuş, eskiler yeni gelenlere taktikleri öyretmiş anlaşılan, biz de yeni düzen geliyor diyerekten umutlanmıştık.

Yoruma kapalı

Arşiv

Go To Top