Acaristan İmparatoruna…

LOGO-NHIZIR-250Tam 35 sene olmuş…
İnanamadım.
Galip geldi, bir akşam.
“Müsait misin?”dedi ve..
Escort’a atlayıp yola düştük.
Kuyubaşı’nda bulunan bir sokağa daldık.
Dört katlı bir binanın bahçesi full doluydu?
Ortada bir seyyar ampul, etrafı kalabalık?
Duyduğum tek ses ise Aslan Acar’ındı…
”Bumbala… Bumballa… Başş…”
İlkin bir anlam veremedim ve yaklaştım.
Ampulün altında bir Mk-1 krikoda…
Üstteki freni pompalıyor, alttaki havayı alıyordu.
Hepimizin ağzında buhar çıkıyor, o derece soğuk…
Fakat, kimse yerini terk etmiyordu. Gece yarısı geçti…
Ne Mk-1’ın pozisiyonu değişti, ne de o üçlü dizeli ses.
Hiç unutmuyorum..
Dolunay üstümüze geldiğinde birden…
Sinirlerim boşaldı ve gülmeye başladım, duramıyordum?
Otomobilin birine doluşup, ısındığımı hatırlıyorum.
Sonra, onlar sabah erkenden yarışa gittiler…
Hem de cümbür cemaat, aynı mahalleli kadrosuyla.
Ertesi gün yaşadıklarımı düşündüm, düşündüm…
Çok hoşuma gittiğini anladım. Amatör ruhla yapılan.
Semtin desteklediği, gençlerin katıldığı bir aktiviteyi…
Daha önce hiç yaşamamıştım.
Her hafta buluşmaya başladık. Konu ortak, payda aynıydı.
Baş rolde de sevgili dost, yerel kahraman Cem Acar vardı.
Samimi olduk, çok güzel hatıralar yaşadık, hep birlikte.
Tam bir ralli aşığıydı. Hep de aynı ruhu korudu…
Kopil Orhan, değişmez co pilotuydu Acar’ın…
Çok gırgır günlerimiz oldu, unutulmazdı…
Karlı dağlarda iddiasına oynanan poker partileri…
Keboy, Sümüklü, Hinzır, gibi lâkaplar, hep o günlerin eseri.
2004’te Cem‘in Rusya’dan dönmesi ile eski neşemizi yakaladık…
Ama artık gençlik başımızda duman değildi… Sorumluluklar binmişti.
Hepimiz dört nala, dört kola ayrılmıştık… Koşuyorduk, biteviye…
Önce özerk Acara Bölgesi Başkanlığı teklifi aldı, kabul etmedi.
Ben de ”Vaay Acaristan İmparatoru” diye çok takıldım…
Kafasında, kendi işleri ve hayalleri vardı.
Önce yarışcı olan Acar, sonra koleksiyoner oldu…
Sonra da Pegasus Racing‘i kurdu. Çılgın işlere imza attı.
Adını artık tüm dünya yarış camiası duymuştu.
Biz de yapılanlarla gurur duyuyorduk.
Sezon başında alınan karar ise bizi tekrar sürükledi…
Türkiye’de artık olağan üstü şeyler oluyordu ve olacaktı ki…
Ağır sorumluluk, uluslar arası hızlı hayat ve mesuliyet…
Bize bu acı haberi getirdi.
Cem… Koca adam… Bizi hep şoke etmek zorunda mısın?
Emin ol, uyku uyuyamadık gecelerce. Üstüne konduramadık olanları…
Hadi gözünü sevdiğim… Hadi canım…
Silkin kalk ve şaka yaptığını söyle…
Porsche 911GT-3 RS ile gazlayacağımız günleri bir düşün…
Sağında ya ben, ya da Galip… Ve limon ile!!!
Kapıda bekliyoruz Cem‘im…
Hep birlikte.

Son 50 haber

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: