Çarşı?yı kim karıştırdı?

LOGO-AHOSGOR-150Saat, 00.47..
İstanbul?a dönüyorum, İzmir?den..
Önümde, 10 inç ekranda..
Light bir Amerikan filmi, yeni bitti.
Cebime düşen mesaj..
Ajansa 3 yeni yorum habercisi.
Açtım, baktım, üçünü de onayladım
Biri, istifa haberi için.
Diğer ikisi ise..
Polemiğe dönüşen Andoff yazısı için.
Andoff konusunda Satvet Çiftçi?nin yorumu ilginç.
Hatırladığım kadarıyla da bir ilk..
Diğer taraftan konuya cephe açan ?meçhul şahsın? son mesajı.
Bence, son nokta oldu, sürdürmenin anlamı yok.
Eleştirilen kişi, Andoff?un ve de offrodun..
Belki de en sevilen ve sayılan ismi.
Andoff?un bugün geldiği noktadaki en büyük pay sahibi.
Sadece kendi kulübünün değil, aynı zamanda..
Başta Karadeniz olmak üzere, yeni kulüplerin de..
En yakın dostu ve destekçisi.
2014?de, Kamok yarışları için gitmediği yarış yoktu.
Kim ne sorduysa yanıtladı, kim el uzattı ise dostça kavradı.
Bildiğini de, vaktini de, imkanlarını da paylaştı.
Birleştirici oldu, ayırıcı değil!
Herkesle ilgili, sevecen, dost oldu.
Gönlü büyüktü, gözü değil.
Bu yüzden, her zaman, her yerde, herkesten..
Abi saygısı gördü. Asıl abi kendisiydi, Andoff paylandı.
Bugün Andoff?un geldiği noktada elbet herkesin..
Ama en çok ta O?nun payı var..
İlah değil, haşa, ama eşi az bulunan bir lider..
Birini diğerine ayırmadan herkese hamilik etti.
Bir izleyici ise, O?nu ve Andoff?u hedef yaptı..
Tanımadığı, bilmediği için, üslupla fazlasıyla şaşırdı.
Yorumlarını onaylarken, düşünmedim değil..
Saygı duyduğum kişi ve sevdiğim bir kulüp idi söz konusu olan.
Ama, sırf bu nedenlerle yorumlara onay vermemiş olsam..
Kendimle çelişirdim. Ne dedim, bugüne kadar?
Küfür, hakaret hariç her görüş, ajansta ses bulur.
Evet, isim çakma idi büyük olasılık ama..
Yorumlarda hakaret ve küfür izlenimi olmadığı görüşüyle..
Hepsini onayladım, biri hariç..
Ki, o biri, Muharrem Başkan?ı savunmak isterken..
Ajansın kriterlerini zorladı, yayınlamadım.
Yorumları onaylamaktan yana varsa bir kusurum, affola..
Muharrem Başkan, yorumlara çok düzgün yanıtlar verdi.
Cep numarasını ekledi, birebir konuşma daveti yaptı.
Andofflular da destek mesajları paylaştılar.
00,45?de, yorumcu ?yanlış hedefe? attığını anladı ki, geri çekildi.
Polemiğin bu noktada son bulmasına şahsen sevindim.
Devamı halinde müdahale eder miydim, bilemiyorum.
Ama bu ajansı, insanlar özgürce fikirlerini paylaşsın ..
Sorunlar konuşa konuşa halledilsin..
Gizli saklı kalmasın, herkes bilgilensin..
Diye kurdum, sürdürdüm.
Ajans yazmasaydı, tüm bunlardan kaç kişinin haberi olurdu?
Ajanstan başka nerede, fikirler özgürce ifade edilebiliyor?
Ajansa okuduğunuz detayları başka nerede bulabilirsiniz?
Aynı yorumlarda sadece Andoff ve Muharrem Başkan değil..
Aynı zaman da ajans ta paylandı, eleştirildi.
Haksız sözlerdir, ama herkes bir ve kopya değil ki!
Eleştiriye en çok açık olan biri varsa, o da ajanstır
Eleştiriye tahammül edemeyen ise, yönetim ve yakın çevresi.
Zaten bu sporun en büyük kaybı, ayağına pranga, bu düşünce..
Yaptıysa mutlak doğrudur, asla yanlış yapmazlar.
En iyisini onlar bilir, söyler, siz ise uyarsınız.
Bu yüzden kopar kavgalar, gerilir boş yere ortamlar.
Durduk yere sorun yaratmada da üstlerine yoktur.
Takvimde, 6 değil de 8 yarış olsa kim ne derdi?
En fazla yarışçılar, o da maliyet nedeniyle itiraz ederlerdi.
Onun da yolu, 8?de 6 seçme ile halledilirdi.
Ama basit olan yerine zor olan seçildi.
Andoff?tan alınan yarış İsoff?a verildi.
Evet, bu yarış, aslında İsoff?un yarışıydı.
Ama, İsoff ?ben yapmayacağım? dedi ve kenara çekildi.
Kulübün o günkü yönetimi, Federasyonun o günkü yönetimine..
Rest çekti, işi zora sürdü.
Federasyon ise bu yarışı yapamaz durumdaydı..
Atılan pas zordu ama Andoff, topu çevirdi, golü attı.
İstanbullu yarışçıların protesto edip katılmadıkları yarışlarda..
Andoff, araç ve yarışçı bulup, yetiştirip yarışları başarıyla yaptı.
Bir yaptı, iki yaptı, üç yaptı. Bir yerine iki, verseler idi üç..
Ulusalları her yıl artan katılım ve başarıyla yaptılar.
Offroadda İstanbul efsanesi yıkıldı, Andoff her yıl büyüdü.
Federasyon, önce bundan yana mutluydu, çünkü yarışlar aksamadı
Ama Andoff?un çıtayı hep yükseltmesi bazılarını rahatsız etti.
Yaparken zorlananlar bozuldu, yapamayanlar içlendi
Andoff?un yıldızı bazılarını kör etti, bazılarını ürküttü.
Ön kesme için, zaman kollandı, vakit bu zamandı
Kulübünün örnek olması, bir yerleri tedirgin etti.
Neden şimdi? Çünkü, seçim zamanı değil. Delegeye ihtiyaç yok.
İstanbul, Bursa ve Vezirköprü, zaten abinin safhındalar.
Ama, Andoff? Oylar abiye gitmedi, açık..
Safları birleştirme, safları dağıtma, bunun diğer adı.
Andoff, abi karşısında dik durmasaydı, kesilmezdi yarışı.
Bu yüzden Andoff, saf olmasının da faturasını ödedi.
İsoff?un takvime dönmesi, çok yerinde bir karar.
Bu kararda emeği olanları yürekten alkışlıyorum.
Ama, bu şekil olması şık olmadı. Ondan al, ona ver..
Ya, Andoff, zamanında omuzlarına yüklenen yükün altında kalsaydı?
Kim, daha çok sevindirdi, kim kara kara düşünürdüm?
Zaten biliniyordu, tescillendi, bu yönetim için Vefa, sadece semt adı.
Bugün yönetim tarafında olanlar için de yarın bu yaşanası bir gerçek.
Şimdi keyif çatanlar, iyi yaptı abi, diyenlerin..
Kim bilir, belki yarın, hatta yarından da yakın, üstleri çizilebilir.
Bu abi değil miydi ki, meşhur genel kurul konuşmasında, yine ve yeniden..
?Herkesin abisi olacağı? yalanını gözler içine baka baka sarf eden?
Seçim bitti, abi gitti! Zaten, her işin başı sonu abi değil mi?
Yaz yaz bitmez amaç, abinin yaptıkları da kaplara sığmaz oldu!
Satırlar gidiyor, bizde de yollar geride kalıyor..
İzmir?de başladım yazmaya, Susurluk kaldı arkada..
Devam edeceğim elbet, unutulanları, unutanlara hatırlatmaya..
Balık hafızalı olmak zorunda değiliz, enayi ise hiç!
Andoff?u konuşuyoruz hep, ama bir de Anok var..
41 Yıllık yarışın üstünü çizmenin gerçek nedenleri ortaya çıkana dek..
Onu da soracağız, unutmadan, unutturmadan..

Son 50 haber

2 Yorum - “Çarşı?yı kim karıştırdı?”

  1. çetin şentürk

    YEMEYELİM BOLLUK OLSUN:
    SÖYLEMEYELİM DİRLİK OLSUN.!!!

  2. Süleyman ATMACA

    Sayın Aydın HÖŞGÖR
    Anlaşılıyor ki.
    Yazınız maksadını biraz aşmış,
    Belki amacınız bu tür bir tartışma yaratmak değildi..
    Ancak genel olarak bakıldığında ralliajansın yayın politikası böyle bir tartışmaya sanki zemin hazırlıyor,
    İşin aslı ortada kişisel bir tartışma olduğu izlenimi de göremiyorum.
    Tarafları tanımadığım için yanlış bir düşüncede aksetmek istemiyorum.
    Ortada bir kulübün kendine haksızlık yapıldığına dair beyanı ve buna tepkisi,diğer taraftan başka bir okurunuzun ,yada camianızdan biri bilemiyorum bu konudaki tutma dair izlenimi ve eleştirisi var.
    Eleştirinin beklide benim gözümden muhatabı aslında ralliajans gibi gözükse de doğru ifade edilmeyişi yada kelimelerin düzgün seçilmemesinden dolayı diğer kulüp yöneticisinin tepkisine neden olması kaçınılmaz.
    Ancak yazıların ortak tek bir noktası olduğunu görmek ve aslında bundan bir ders çıkarmak gerektiği de apaçık ortada.
    Son bir yıldır yayın politikanız açıkça yanlış anlamayın bir çizgi üzerinde gidiyor, dışarıdan bir okuyucunun bunu görmeme imkanı yok,
    Şahsi yazılarınızı okuduğumda apaçık federasyona karşı bir cephe aldığınız izlenimi benim tespitim ki bu olabilecek bir durum,günümüz siyasetinde de medya belli bir partiye taraf olmakta ve yayın politikasını ona göre belirlemekte.
    Ancak sporu siyasetten ayırmak gerektiğini sporun siyaset gibi tartışma ortamına çekilmemesi gerektiğini düşünen biri olarak, yayın politikalarınızın bu yönde çoğalması bu sporun içinde olan bireyleri de anlaşılıyor ki size yada sizin yanında olduklarınıza karşı taraf olamaya itiyor.
    Aslında genel eleştiri sporun hep aynı kısır tartışma ve olaylarla be bireylerle önde tutulmasına karşı duyulan öfke.
    Eminim ki burada yazı yazan bireylerin hepsi kendilerince çok değerli şahsiyetlerdir. Ancak ortada açıkça görülen bir iktidar muhalefet çatışması var ve ne yazık ki her iki tarafta zamansız çıkışlarla kulüpleri bu çatışmada taraf olamaya zorluyor.
    Ancak bu durumun her iki tarafa da bir yararı olmadığı gibi ciddi bir zararı olduğu açık görülmekte.
    Çarşıyı kimin karıştırdığından çok bu karışıklığa neden olan sebepleri tartışmak daha doğru bir tespit olsa gerek.
    Unutmayınız ki ralli ajans sadece kulüpler ve sporcularca takip edilen bir yayın organı değildir. Benim gibi aktif olmasa da takip eden bir çok okuyucusu bu spora gönül veren insanlarda sizleri takip ediyor.
    Bu insanların içinde sizin tanımadığınız ama sizi tanıyanlar yanlış fikre sahip olabilir.
    Bu nokta da bence ralliajansın misyonu daha ortada bir pozisyon alarak ortamı sakin tutmak olmalı.
    Muharrem beyin bir başka okur tarafından ego sahibi olarak görülerek eleştirilmesine sebeplerden biride ralli ajansın yanlış enformasyon uygulaması değimlidir. Kendisini hiç tanımam kişiliği hakkında yorumda yapmam neticede köklü bir kulüp başkanıdır söylemlerinden de daha öncesinde verilen söze karşılık koyduğu tepkisini dile getirmektedir ancak bunun farklı anlaşılmasının ve kendisini aslında görünüş itibariyle bir büyük ve bir abi olarak gören bir okurun bile yersiz eleştiri yönlendirmesindeki en büyük etken ralliajansın yayın hitabet son bir yıldır uyguladığı yayın politikalarının sonucudur.
    Çarşıyı biri karıştırdı ama herkes şapkasını önüne koysun ve düşünsün bir tek karıştıran damı hata.
    Acizane bir okur olarak doğru yanlış gözlemlerim ve tespitim.
    Sürçü lisan ettim ise af ola.

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: