Bu işi Avrupalılar batırdı, gelin biz kurtaralım!

140311-logo-metin

Yaklaşık on gün önce Gökhan Sarçoğlu’nun bir haberini okudum.
WRC’nin yayın haklarının eski sahibi David Richards artık internet yayıncılığına yönelmemiz gerektiğini söylemiş.
Televizyonların ve seyircinin ilgisinin hızla azaldığı ralli branşının daha kalabalık kitlelere “şimdilik” ulaştırılabilmesi için iyi bir çözüm olabilir bu…
Ne yazık ki sorunu çözmez.
Durumu iyi analiz etmek önemli…
Öncelikle televizyonda görünmeyi ikiye ayırmak lazım.
Haber olmak başka bir şeydir..
Haftalık yayınlanan bir programa konu olmak başka…
Televizyonun haber akışında boşluk varsa, siz de haberinizi düzgün servis ettiyseniz, azıcık da ilgi çeken bir görüntü varsa, haber olursunuz, işte bu kadar basit.
Yaptığınız işin bir tv programına dönüşmesi ise çok farklı bir konudur.
Genel kanı, “Televizyonda ne yayınlansa izlenir” şeklindedir.
Bu inanış doğru olsa, ne reyting ölçümleri yapılırdı, ne de diziler/programlar yayından kaldırılırdı…
Televizyonlar halkın beğendiği, yakın hissettiği, merak ettiği, ihtiyaç duyduğu konuların programını yaparlar.
Elbette bir de “format” programlar vardır.
“Format” yaratıcısı, halk tarafından ilgi görecek, doğada bulunmayan bir fikir geliştirir…
Tutarsa dolar milyarderi olur, Acun da formatı alır bize izlettirir…
Otomobil sporuyla alakalı gerçekten tutmuş bir format geliştirebilen henüz çıkmadı.
Çıkarsa dertlerimiz azalır zaten, o güne kadar biz halkın ilgisini çekmeye çalışsak daha kolay olacak gibi…
Bazı spor branşları hiç bir zaman halk tarafından yoğun ilgi görmemiştir.
Televizyonlar tarafından prime time’da canlı yayınlanan bir eskrim şampiyonası finali görmek çok olası değildir misal.
Ya da ana akım medyamızda Çarşamba 21.45’te yayınlacak bir binicilik yarışı…
Bu branşlar var olduklarından beri popüler olmadılar.
Büyük ihtimalle ne yaparlarsa yapsınlar olamayacaklar da…
Bizde ise durum farklı.
Hâlâ yüzlerce ülkede canlı yayınlanan Formula 1 diye bir branş var…
Ama rallinin seyircisi her geçen gün düşüyor, buna bağlı olarak da artık tv’de yayınlanmaz hale geliyor.
Peki neden?
“Neden olacak çekimi ve yayını kolay da ondan.”
Yok canım benim, o eskidendi.
Adamlar özel etabı baştan sona canlı yayınlıyor artık.
Mesele ne yayın biçimi, ne kompetisyonun gözle görülebilir oluşudur.
Abilerim, ablalarım, kardeşlerim…
Ralli en popüler branşken, bugün “İnternette yayınlasak, kesin izleyen olur herhalde.” haline gelmiştir.
Peki o arada ne oldu?
O kadar popülerken…
İnsanlar etaba girmek için birbirlerini ezerken…
Bugün neden bu haldeyiz?
Cevap aslında çok çok çok basit. Yavaşladık…
FIA Grup B’leri yasakladı, biz de bu günlere geldik.
Açın bir video paylaşım sitesi, 1985 yılından bir video bulun izleyin.
Gözleriniz halk ilgisi görsün…
O günün halk ilgisiyle, bu günün yayın teknolojisini birleştirin.
Üfffff…
Neler olur neler…
Peki bu FIA eksik akıllı mı, neden yasakladı Grup B’leri?
Resmi tarihe göre, kazaların ve ölümlerin çok olması sebebiyle yasakladı…
Ambrose Bierce’ın çok sevdiğim bir tarih tanımı vardır.
Tarih; çoğu sahtekâr olan yöneticiler ile, çoğu aptal olan askerler tarafından gerçekleştirilen, çoğunlukla önemsiz olayların, çoğunlukla yanlış aktarımıdır.
Ben FIA’nın bu gerekçesine pek inanmıyorum.
Dönemin gazetelerinde ciddi araştırma, o günleri içeride yaşayanlarla röportajlar lazım salt gerçeği bulmak için.
Ancak genel kanı; markaların ve takımların “maliyetleri düşürme” baskılarının esas sebep olduğu, Toivonen ve Cresto’nun ölümlerinin bahane edildiği yönünde…
Bu görüşe katılmamak mümkün değil…
Çünkü maliyetleri düşürmek için otomobilleri yavaşlatma baskısı bugün de tüm dünyada devam ediyor.
Abilerim, ablalarım, kardeşlerim…
Halk, kontrol edilemeyecek kadar kuvvetli otomobillerin, daracık yollarda, saçma sapan hızlarda gidişini görmek istiyor.
Kabul edin siz de bunu görmek istiyorsunuz…
Ben de bunu görmek istiyorum…
Biliyorum, Metin Çeker de bunu görmek istiyor…
Yahu hiç kıvırmasın, Jean Todt da bunu görmek istiyor…
Evet, hepimiz bunu görmek istiyoruz…
E neden yapmıyoruz gerekli düzenlemeleri?
Maliyetler hede hödösünden…
Abilerim, ablalarım, kardeşlerim…
Bu maliyetleri düşürmek lazım diyenler ile…
Amatörlerin ufak taleplerini “saçma” bulup, ” E bu iş pahalı, paran yoksa yapmayacaksın” diyenler aynı adamlar değil mi?
Bakın maliyetleri düşürmek bize kaça patlamış?
Grup B’ler yuvarlak hesap altı yıl yarıştı.
Bu altı yılda 55 otomobil, üreticiler tarafından FIA’ya Grup B olarak homologe ettirildi.
Yazıyla ELLİBEŞ…
Son altı yılda yanlışım yoksa yalnız 10 otomobil WRC olarak homologe ettirildi.
E maliyet de düştü…
Hayırdır?
Ha, hala mı yüksek maliyetler?
Ondan mı bu halde bizim iş?
“E bizim iş pahalı, paran yoksa yapmayacaksın” diyorsun ya hani…
Elbette 0-100’ü 2 saniye olan otomobil yapmak pahalı…
Pahalı gelen yapmayıverir yahu…
Ellibeş değil de, 45 otomobil homologe olur…
Bir saniye durup hayal edin…
Altı yüz 700 beygir otomobiller, dağ yollarında hoplayıp zıplıyor…
Bırakın seyirci ilgisini, izlemeyeni döverler…
FIA tabiri caizse kendi bindiği dalı kesmiş o yıllarda.
Görüntü o ki, kesmeye de devam ediyor.
Flash Tv’den 76 milyona seslenenler gibi, bende köşemden Jean Todt’a sesleniyorum…
Ey Jean Todt, aç şu restriktörlerin önünü!
Sen 205 T16 yarıştırmış adamsın, yaşadın o günleri, yap bize bir güzellik.
Şaka bir yana…
Otomobil sporunun, tüm branşlarında eski ilgiyi yakalamasının anahtarı, “saçma sapan” süratlere çıkmakta yatıyor…
Evet, otomobillerin yürütme maliyetleri artacaktır…
Ancak aynı zamanda seyirci ilgisi…
Buna bağlı olarak televziyonların ilgisi…
Buna bağlı olarak da sponsorların ilgisi de artacaktır.
Sporun bu hale gelmesinin sebebi bu kadar açıkken…
Çözüm yalnızca kurallarda düzenlemeye gitmekken…
Bunu yapmıyor olmak…
Söyleyecek söz bulamıyorum!
Herşeyi FIA’dan beklemeye ihtiyacımız yok…
Yaparız yeni bir sınıf, misal süper sınıf, open sınıf, adı fark etmez…
Büyütürüz o rerstriktörleri…
Bakın bir anda ralliye olan ilgi nasıl artıyor…
“Bir restriktörle bitmiyor ki” hede hödösüne girmeyin lütfen.
Evet beyler, bayanlar, biliyorum yürütmesi pahalı…
Siz ucuzunu yürütün arkadaş…
Pahalısını yürütene karışmayın yeter…
Kuralı bugün yazarız, daha 6 ay var 2015’e…
Seneye uygularız…
“Yaa o öyle olmaz yaa, ilgi olacağını öngöremeyiz yaa, bu çocuk boş konuşuyo yaa” diyenlere tek bir şey söyleyeceğim.
Kuralı yazmak bedava…
Yazalım kuralı…
Bekleyelim 2 sezon…
Dediğim çıkmazsa, size açık çek…
Ne isterseniz yapacağım.
Var mısınız şu Avrupalıların batırdığı işi toplamaya?..
Bir kaç satırlık kural yazmaya bakar…
O kadarcık…
Hepinize mutluluklar dilerim.

Son 50 haber

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: