Bermuda şeytan üçgeni!

<< Önceki sayfa..

LOGO-AHOSGOR-150Bunlar olamayabilir, yaşanmayabilirdi.
Ama oldu ve yaşadık! Şimdi ne yapmalı?
Yine yapılacak her işin başı ve sonu belli;
Metin Çeker. Çünkü ?Başkan? O..
Bunun için o koltuğa talip olmadı mı?
Sporu daha ileri.. daha da ileri götürmek için..
Delegeler bunun için O?na oy atmadılar mı?
Bizler, Metin?in engin bilgi ve..
Tecrübesine güvenmedik mi?
Bence, tek bir aksak yönü var;
O da ?herkese dost? olan yaklaşımı.
2014 için ?farklı? mesajlar vermişti..
İstanbul’daki son, offroad komisyonu toplantısında..
Yapamayanı küme düşürecek, yenilere yol açacaktı.
Umarım bunu unutmaz ve yine mavi boncuk dağıtmaz.

Nazicane önerim; yeni sezon öncesinde..
Tüm görevlilerini ciddi bir eğitime almalı.
Rahmetli Mazhar Demiralp ve Cahit Alkan?dan ve sevgili Serhan Acar?dan sonra..
Kim yapacak bunu derseniz, orasını da ben bilemem, Metin Başkan bilecek!
Bildiğim; eğitim şart, eğitimin kontrolü şart, hata yapana sıfır tölerans şart!
Yoksa, tüm oklar, ?mütesessil sorumlu? sıfatıyla yine Başkan?a döner..
Ofsayttan golü veren, olmadık penaltı çalan hakemin bu ?kararı? değişiyor mu?
Ne yapılıyor onun yerine; hakeme 3 maç- beş ay ceza..
Var mı bizde böyle bir uygulama? Yok.. Ama tez zaman lazım!
Kurallar masada ?oynatılmamalı?, ?oynanmamalı?..
Antalya?daki gibi yarış ortası yeniden program yapılmamalı..
Ankara?daki gibi, geçici klasman ?resen? değişmemeli.
Haksız ceza aldığını düşünen, ?itiraz? vermeli, ama bunu uygun şekilde yapmalı.
Ne diyor, kural; ?yaz dilekçe, ekle para, ver komisere!?
Ankara?da kim kuralına uygun dilekçe verdi? ‘Tek bir kişi’!
O da, ?sınıf kapışmasında? rakibi için verdi, diskalifiye ettirdi, kural gereği.
Ama ?atlandığı? iddia edilen kapılar, geçilmediği işaretlenen kapılar..
Nasıl oldu da değiştirildi, itirazsız düzeltildi?
Yukarıdaki ‘tek bir kişi’ sözünü özellikle tırnak içine aldım.
Çünkü, direktör İlyas’ın ‘resmen’ dilekçe verdiğini söylüyor..
Ve, incelemesini de bu itiraz üzerine yaptıklarını..
Haklı olduğu anlaşılınca da parasını iade ettiklerini..
Ama, İlyas, ‘tamamı’ için ‘off the record’ yaptığı..
Ve bir saati aşkın konuşmamızda, bunu çok farklı anlattı..
Mecburen, en azından bu kısmı paylaşmak durumundayım.
Kendisi şunu söyledi; ‘duydum ki eşim, adımıza itiraz vermiş, para yatırmış..’
“Çıktım odaya, paramı ve dilekçemi geri aldım!”
“Bana yazacaksanız başka kapılardanm ceza yazın, itiraz dahi etmem..”
“Ama bu kapılardan yazmayın! dedim ve çıktım odadan”

Yarışçı böyle, direktör ise öyle diyor. Hangisi baz alınmalı?
Himmet Şengül’ün kapı cezaları da, yarışçının şifahi talebi üzerine düzeltiliyor.

İlyas Sönmez de, Himmet Şengül de ?kapı atlamadım? diyorlar..
Yalan mı söylüyorlar? Sanmam, hem neden söylesinler ki?
İnanmam ama, de ki var bir menfaatleri ve doğruyu söylemiyorlar..
İtiraz mekanizması, komiserler kurulu ne işe yarıyor?
Doğruyu kim bulacak? Haklıyı kim savunacak? Bunu nasıl yapacak?
Çağrılıyor, itiraz edilen kapının hakemi..
?Beş bilen? (komiserler, direktör, ASN) karşısında..
Genç gözetmenin halini bir düşünün..
Bu iş için aldığı para para değil, ki bir menfaati söz olsun diyeyim..
Yarışçılar etap aralarında oturup dinleniyor ve sıcaklanıyorlar..
Ama onlar o soğukta ve sabahtan akşama nöbetçi Mehmet?ler!
Sporu koruma kollama adına, yerlerinden kıpırdayamıyorlar..
Yetmiyor, bir de akşam olası itirazlara cevap için beklemek zorundalar.
Yaşları 18-20, bilemedin 23.. Hepsi yüksek okul öğrencisi..
Kimi tıp, kimi inşaat okuyor, iletişimci veya siyasetçi olacaklar..
Karşısında ?beş bilen?, ortada cevabı istenen vahim bir soru;
?Filan numara senin kapıdan geçti mi, geçmedi mi??
O gözetmenin işini doğru yaptığına inanmıyorsan, iş gerçekten çok vahim.
Ama o çocuk, doğru işaretledi ise, o sorguda beş dakika sonra ne hale gelir?
?Bana ne Ahmet?ten, Mehmet?ten? demez mi?..
?Soğuktu, görmedim, yanlış yaptım? demez mi? Der, diyebilir, demeye haklı.
Çünkü, balık ta en baştan kokuyor, biz ise süzgecin tanesinde arıyoruz.

?Kapılı etap?, offroadun çıban başısı. Olmuyorsa, yapmakta diretmemeli..
Yapılacaksa da mutlak bir yolu bulunmalı. Mesela, her kapıya kamera ise kamera..
Hatta gerekirse ?her kapıya iki gözetmen?.. Neden olmasın!
Ama, Anlara?da ?beş kapıda bir gözetmen vardı’, şehir efsanesi oldu.
Üstelik, bunların ?sorunlu? olan kapılarda olduğu iddia edildi..
Yarış sırasında aynı etapta aynı anda 6-7 araç dönüyordu.
Aynı aynı kapıdan aynı anda 2-3?ü geçerken, alt-üst kapıda da diğerleri..
?Tek? gözetmen, 5 kapıya nasıl bakardı? İnanılır gibi değildi bu iddia..
Gözetmen adedini, bildiğim kadarıyla kulüp talep ediyor ama..
Son kararı federasyon veriyor. ?Bütçeye uygun? bir şekilde!
Direktör, “50 gözetmen talep ettiklerini ama 32 alabildiklerini” söyledi.
Belli ki hesap yine şaşmıştı ama yine Direktör, ‘5 kapı 1 gözetmene’ itiraz etti..
“11 ve 12’nci kapılara tek gözetmen baktı ama araları zaten 10 metreydi” dedi.
Neticede, tüm hesabı gözetmenlere yıkmak ta ne kadar doğru?
Sistem ?gözetmenine, gözcüsüne sahip çıkmalı?, buradaki gibi ‘ortaya atmamalı’.
Federasyon, benzer kaç durumda gözetmenine sahip çıkmıştır?
Gözetmenlerinin kararına arka çıkıp, dik durmuş mudur?
Çünkü, en kolay halka burası; çok darlandın mı, keser atarsın.
O genç gözetmen, kime kızacak; yarışçıya mı, kulübe mi, federasyona mı?
Zaten ?gönüllü? yapıyor bu işi, ?eyvallah? der döner arkasını gider.
Bügüne kadar kaç gözcü gözetmen bunu yaşamış ve bırakıp gitmiştir?
Federasyonda bunun ve sebeplerinin araştırması var mıdır?
Gençleri kazanalım derken, elimizin altındaki gençleri har vurup savuruyoruz.

Velhasıl, Ankara?da klasman ?masada? belirlendi.
Hemen celallenmeyin; ?üç kağıt yapıldı? demiyorum..
Geçici genel klasman, nerede değişti; ?masada? değil mi?? O halde..
Ankara yarışının bu sezonda bu kadar öne çıkmasında..
Sezonun ?şampiyonunun? belirlemesi ayrı bir önem arz etti.
?1? Puan farkla şampiyon değişti. Ve bu parkurda değil, ?masada? oldu..
Bu durum bugün İlyas?a yaradı, tersi de olabilirdi.
Ayrıca, konu da İlyas-Nihat konusu değil.. Başkaları içinde oldu, olabilir de..
Anlayamadığım; hem Ankara’da, hem önceki yarışlarda..
Hem bu sezon, hem geçmiş sezonlarda, hep ama hep;
Bu tür düzeltmeler ?resmen? yapılan bir itiraz ile değil, res?en yapılıyor.
Offroadçular kendilerini aile olarak görüyorlar, diğer branşlardan farklı olarak..
İşi kendi aralarında, karşılıklı güvenle halletmeyi tercih ediyorlar.
İşi hızlandırmak adına ama kuralı delik deşil ederek!
Resmi itiraz, para ver, dilekçe yaz, işi daha da uzatıyor.
Bir yarışta gece yarısından sonra dahi klasman çıkarılamamıştı.
Çünkü, ‘kapı’ işi oldu mu, iş çok karmaşık hal alıyor.
Yarışmacıyı, itiraz noktasına getirmeyecek düzenlemeler şart..
Kamera, çift gözetmen benim aklıma gelenlerdi, yukarıda saydım.
Siz başka bir uygulama bulursanız, onu uygulayın; ama mutlaka uygulayın!
Çünkü bu hal ile ‘kapılar’ bir türlü ‘kapanmıyor!’

Ben, bu res?en işine şiddetle itiraz ediyorum.
Bir klasman, ?lafla?, ?sözlü itirazla? değişmez! Değişmemeli!
Bu kuralı kitaba koyan, uygulamasını da takip etmeli.
Eğer ki, offroadda işler yıllardır böyle geldi böyle gitti deniyorsa..
Bir gün bir yerde bu doğru bulunmayacak mı, hep böyle mi gidecek?
Eğer, resmen yapılacak bir itiraza ?para? engel oluşturuyorsa, bu kural değişmeli.
Ki, bu durum dahi kuralın ?çiğnenmesinden? kat kat iyi.
Ankara?da, İlyas Sönmez ve Himmet Şengül?ün kapıları res?en silindi..
Kuralına uygun itirazlar verilmedi, her ikisinin de sözüne güven duyuldu.
Ben de sporcuların haklı-haksız olduklarını değil, uygulamayı eleştiriyorum.
Emin olun önceki yarışlarda da benzer durumlar çok yaşandı, yaşanmadı değil.

Ortada bir kurallar kitabı varsa, bu sadece ralli için geçerli değil..
Aynı zamanda; Offroad için de, diğer branşlar için de geçerli olmalı.
Çünkü, Offroad?un başkaca kurallar kitabı yok ki!
Kaldırırsın itiraz parasını, kangreni önlersin.
Ama haksız yapılacak itirazları önlemek adına da ciddi önlem alırsın.
Mesela, haksız yere itiraz eden para cezası yazarsın veya sonraki yarışa almazsın.
İtirazı red edilene puan silersin ya da başkaca bir yaptırımı illaki uygularsın.
Ama, eminim ki (takımlar dışında) hiç kimse geçici sonuçlara itiraz etmek için..
Yanında bir balya demet para ile gezmiyordur.
Çok haklı olan, damarına basılan, eğer ki yanında yoksa yeter parası..
Sağdan soldan toplayıp denkliyor, basıyor itirazı. Bu da kişilere ayıp değil mi?
Tüm bu yanlışlar zinciri dahi, kuralları göz ardı etmek için bahane olmamalı.
?Res?en itirazlar işleme alınmamalı?.
Diğer taraftan da, haksızlığa uğrayanı koruyacak sistem de geliştirilmeli.

Bu kadar lafı diziyorum diye, sanmayın ki bu iş benim sorumluluğumda..
Bizden karınca kararınca yol göstermece; ama işin sahibi federasyon!
Spora baş olmak, sporun önüne açmak için olmalı.
Çok oldu biliyorum ama yazsam daha da gidecek.
Umarım, yeterince açık anlatabilmişimdir.
Hafta sonu şehir dışı, görev beni bekler.
Kısmetse, hafta başı ajanstaki yorum ve verilen tepkileri irdelemek niyetim.

Buarada, bu yazıyı yayına hazırlarken, Ardeşen Offroad Kulübü Başkanı aradı..
Başkanları Hakan Kurnaz “Andoff’a 5 yıldız” yazımda bir kelimeye takılmış..
Ben, Andoff için Anadolu kulüplerinin ‘abi’si diye yazmıştım..
Hakan Kurnaz, hem ‘abi’ lafına hem de bunu tırnak içi kullanmama takılmış.
Tırnaklamakta amaç, vurgu yapmaktı, yüceltmek küçültmek için değil.
Ayrıca, ‘abi’ tabirini edindiğim izlenim, aldığım anektotlar üzerine ben koydum.
Bunları kendilerine de söyledim. Ardeşenliler ‘bizim abimiz yok’ dediler kısaca.
Teşbihte hatam varsa, Andoff ve Ardeşen’den özür dilerim, niyetim farklı değildi.
Kendilerinin önümüzdeki sene ulusal yarış üstlenme arzularını dile getirdi.
Federasyondan onay alırlarsa, neden olmasın, ligimize hoş geldin deriz..
Sayelerinde bir de memleket havası teneffüs ederiz!

Ardeşen telefonu kapadı, Trabzon çaldırdı.. Konu ‘aynı’.. ‘Abi’lik tasviri..
Ardeşen gibi Trabzon Offroad Kulübü de ‘abi’ kavramına karşı bir duruş sergiledi.
Trabzon Başkanı Remzi Aygün, ‘abi kardeşlik bizde de önemli ama..’ dedi..
‘Andoff bizim abimiz değil’ diye belirtti. Bu görüşü de eklemek isterim.
Varsa başka kulüp, bu ‘abi’ tanımından rahatsızlık duyan..
Herkesten peşinen özür dilerim.. Tabii bu arada Andoff’tan da..
Umarım, benim bu benzetmemden dolayı rahatsızlık yaşamamışlardır.
Bir başka kulüp daha aramadan ve de yazıyı daha da uzatmadan bitiriyorum.
Şimdilik, kalın sağlıcakla.

Son 50 haber

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: