Fark, bu kadar olmamalı..

LOGO-NHIZIR-250Sizlere yazmak için hesapladım da..
Aradan 33 yıl geçmiş.
Kâğıthane’de iş için bir fabrikaya gitmiştim…
Firmanın ismi aklıma gelmiyor ama patronu rahmetli Luigi Kaslowski idi, yanılmıyorsam…
Üst düzey bir görüşme olmadığı için yetkili personelle görüşüyordum. Baktık öğlen olmuş.
Adamlar beni yemekhaneye davet ettiler.
Çekinerek de olsa bu teklifi kabul ettim, çünkü ben de acıkmıştım…
Mütevazı yemekhaneye girince aklım yerinden çıktı!..
Hiç unutmuyorum.
Bir bölümün separasyonu için adamlar boylu boyunca bir posteri kullanmışlardı…
Bu poster, o yıllar hayal bile edemediğimiz 131 Fiat Abarth Gr.B ralli otomobilinin resmi posteriydi.
Olio Fiat için basılmıştı…
Kırk-elli tanesi karşımda duruyordu…
Ben orada donup kalmıştım…
Yemek yedim mi?.. Hatırlamıyorum.
Tek hatırladığım, bu posterin nasıl olup da oraya geldiği konusuydu.
Adamlar ayıp olmasın diye, bir birlerine sorarak bana yardımcı olmaya çalıştılar.
Ama bir netice çıkmadı.
İtalya ile iş yaptıkları için böyle şeyler onlar için normaldi.
Yüzümü kızartıp, depoda bu posterlerde varsa eğer mutlaka istediğimi söyledim.
Aradılar, taradılar yoktu. Sonunda separe ettikleri yere gidip, en azından bir tane almak istedim.
Benden kurtulmak için, düzeni bozup, koparıp verdiler.
Oradan çıktığımda sarhoş gibiydim…
Kenarları hasarlı olmasına rağmen yakın tarihe kadar sakladım.
Taşınırken zayi oldu, maalesef.
Bu satırları niye yazdığımı az sonra anlayacaksınız. Merak etmeyin…
Diyelim ben İzmir’li bir yöneticiyim, şirket çalışanıyım…
Hafta sonu Ege Rallisi olduğunu duydum ve arkadaşımı alıp izlemeye gittim…
Önümden yarış otomobilleri geçti, izledim…
Bir etap daha yakalayıp izledim…
Ice box’tan iki bira-cola açıp ne konuşabilirim?..
”Ya şu Ford’a bak, iyi hazırlanmış, hem aracın üstü marka (sponsor) dolu, hem de araba iyi gidiyor, helâl olsun…” demez miyim?..
Buna mukabil, Fiat’ı Punto’sundan dolayı tutan arkadaşım ne diyebilir?..
”Fiat Punto da iyi gidiyor, ama…”
Ama’sı ne biliyor musunuz?..
Ford’un yarış otomobiline mukabil, üstü boş, sadece Opar Olio yazan bir Fiat olması…
Daha doğrusu, Ford karşısında sorun, Fiat’ın fakir kalması sorunudur.
Bir taraf güçlerini birleştirmiş, ortaya kurumsal bir olgu koymuş.
Karşı taraf, masraftan kaçan düğün sahibi gibi davranmış…
Fiat’ın Türkiye’deki tedarikçileri ne düşünür, ne yapar bilemem…
Bildiğim, bilek güreşi başlamadan, rakibin zaten sizi imaj olarak altettiğidir.
Ford’la Fiat’ın farkını karşıdan ben görebiliyorum da siz göremiyor musunuz?..
Yazımın girişinde vurgulamak istediğim de tam buydu.
Sahibi olduğum markanın ve kullandığım yedek parçanın bende bıraktığı derin izdir, 131 Fiat Abarth posteri ile başıma gelenler…
Genç müşteri portföyüne sahip Fiat, mutlaka bu hazzı kitlesine tattırmalıdır.
Ki büyük marka olsun.

Son 50 haber

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: