Futbol ile Motorsporları arasındaki uçurum…

LOGO-NHIZIR

İster istemez, futbolu seven sevmeyen, takım tutan tutmayan, hep birlikte transfer haberlerini kovalar olduk birden…

Fenerbahçe kimi alacak?.. Galatasaray üçüncü bombayı patlatır mı?.. Beşiktaş’ın Ricardo Quaresma’yı göndermesi hata mıydı? Değil miydi?.. Niye faydalanmadı, gibi haberler peş peşe bizi futbolun içine çekiverdi…

Bu şanlı şöhretli isimlerin yanında yer alan rakkamlar da oldukça çekici geliyordu bize aslında.

Amerikan doları çoktan unutulmuştu… Aritmetik, Euro cinsinden hesaplanıp, denklemin içine öyle oturtuluyordu…

Hem de kişi başı ödenen ve ödenmesi taahüt edilen rakkamlar 17-20 milyon Euro çıtasındaydı.

Gerçi, Mehmet Topuz’un da Fenerbahçe’ye maliyeti aynı çaptaydı ama görünen o ki futbol değer kaybetmeden yoluna devam ediyordu… Hem de hışımla.

Öte yandan, halk arasında zengin sporu olarak anılan Motorsporları’na bakıyorum… İki, üç girişimciyle ancak ayakta duruyor, gariban!..

Eğer, yıllık bütçesi 1 milyon dolar olan bir de takım çıkarsa, kazara… Cakasından yanına varılmıyor artık!..

Şu hâle bakar mısınız?..

Aslında ne acınacak durumda sevdiğimiz sporumuz.

Hele hele futbolun yanında…

Neden bu durum düştü sporumuz diye hiç düşündünüz mü sevgili dostlar?..

Mesleğim olduğu için yıllardır kafa yoruyorum bu işe… Galiba bir şeyler yakaladım. Sizlerle paylaşayım mı?

Eskiden, çocuken, şehrin parkları, sokakları, arsaları müsaitti. Bıkmadan top koştururduk oralarda… Hele ki, o iki taşın arasından top geçti mi, dünyalar bizim olurdu… Gol olmuştu ya, bu hepimize yeterdi…

Şimdi ile geçmişi kıyaslıyorum da…

O çocuk, bu gün sanal ortamda ralli, formula, gumball yapıyor. Daraldı mı, sokağa çıkıp bisiklet, motosikletle şov yapıp stres atıyor… Yaş 18 olurken de gelsin otolar, motolar, oluyor…

Eee… Hâl böyle olunca da bizim motorsporları da 181 kişi ile kendini avutuyor…

Şimdi sen kalkıp, disiplinden nasibini almamış, özgürlüğü sınırsız coşku sanmış çocuğa, antreman yap, kendini geliştir, yarışçı ol, diyebilir misin?.. Zor.

Öte ta rafta, otobüs durağı ile üniversite arasında koşuşturan gence futbolculuğu nasıl öğretirsin ki?..

Motorsporlarına dönecek olursak.

Emek vermeden, sanal ortamda eğlenen bir nesil yetiştiriyoruz. Kolayı varken neden zoru seçip sporcu olsun ki?..

Sporun bedenin yanında ruh ve zekâ sağlığı verdiğini öğretmenlerimiz bile unutmuş durumda…

Bize düşen, sporu okullarda sevdirip, az da olsa oradaki kabiliyetleri dünyaya kazandırmak olacaktır.

Bunu başarmak zorundayız.

Aksi hâlde, Spor Toto destekli 3 milyonluk Federasyon bütçesi, körler sağırlar bir birini ağırlar misali, yok olur gider…

Dedikodusu da bir kaç yıl sürer…

Son 50 haber

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: