Cup’sız İstanbul!

İster ?göze geldi? deyin, ister ?dişe takıldı?, fark etmez!

Nasılsa aynı kapıya çıkar, her ikisi de..

Sonuçta, İstanbul?un ?kupasız? kaldığının resmini göreceksiniz tabloda.

Oysa, ?tek?ti ve ?örnek?ti.

Bu ikisi, yeteri kadar kem gözleri toplamaya yetti.

Şimdi, Kupa?sız bir İstanbul, nasıl bir şekil olacak, hep birlikte göreceğiz.

Kısaca, İsok, ?geleneksel? organizasyonunu bu yıl ?yapamıyor?..

Yapmıyor değil, ?yapamıyor?.

Malum, sorun belli; bütçesizlik.

Para yok, sponsor yok, umut yok..

Bu durumda yarış nasıl olsun?

*****

Bu ?şampiyonanın? temelindeki harçta benim ve dergimin de payı var!

Federasyonun kurulduğu ilk yıldı..

Turing Spor Komitesi?den spor yönetimini devr alan federasyon tam bir kargaşa hakimdi.

Federal yapıya tavır alan kulüpler ve hakemler vardı.

Herkes, ne yapacağını, neye öncelik vereceğinği kestirmekte zorlanıyordu.

Federasyonun kurucu başkanı Oyman Atabay..

Ve, 14 yıl sonra dümeni kehren devreden başkan Mümtaz Tahincioğlu..

O zaman Atabay, başkan..

Tahincioğlu İMK başkanı.

İstanbul?da bir otel lobisinde konuşuyoruz.

Söz döndü geldi, İstanbul Ralli Şampiyonası?na.

İsok, ?federal? yapıya karşı ve bu yüzden şampiyonayı yapmak istemiyor.

Federasyon için ise bu, belki de yapılacak en son iş!

Yırtık dondan çıkar gibi atlamıştım orta yere.

?Olmaz öyle şey?, ?İstanbul?un şampiyonası elbet yapılır?..

Nasıl diye sorar oldular, ?biz yaparız? dedim..

Biz, ?ben? ve ?Ralli Dünyası? ekibi.

?Tamam o zaman? denildi, ?madem öyle sen yap!?

Kulakları çınlasın, o zamanlar Dexter?in distribütörü Hakan  Akdoğan ile aramız iyi..

Çıktım karşısına, saydım bir bir.

“Bu şampiyona yapılacak”, bir..

“Bunu dergi yapacak”, iki..

“Bize sponsor lazım”, üç..

“Bu, sen olacaksın”, dört!

İtiraz? Tabii ki olmadı, elbet düşündü bir süre ama sonra;

?Tamam? dedi. Dexter oldu bize sponsor.

Yetmedi, Cola?dan aldık ?bir kamyon dolusu içecek?, kosponsor olarak..

Lastik hediyesi aldık, kazananlara vermek üzere, Pirelli?den..

Benzin hediyesi vardı, anımsadığım..

Kalktım, polislerin kullandığı gibi demir bariyerler yaptırdık, belki 20-25 tane..

Çevremizdeki tüm hanımlar, elbirliği ile hazırladılar kumanyaları.

Ben, Murat 131 Şahin’im ile oldum ?öncü?..

Daha ilk yarışta ve ilk etaba giderken..

Yağışlı havada girdim havaya..

Attım spini çıktım yoldan, oturduk yamaca..

Anlayacağınız, öncü, başlayamadan oldu sana abandone!

Velhasıl, o yıl beş yarışlık bir şampiyona yaptık.

Bence, alnımızın akıyla!

Organizasyonu amatörceydi ama aksamadı, süper çalıştı.

*****

Federasyondan ilk golü de ilk yarışın ilk startında yedim.

Hakem paralarını federasyon ödeyecekti ama..

Start sabahı gelmedi mutemet, nedense..

Baktım, starta sayılı zaman kala, hakemler hala Suadiye?de..

Hakem başı, sanırım Ertuğ Ersek?ti, yanılıyorsam özür dilerim.

Sıkılarak geldi yanıma, anlattı derdi.

Hakemler, harcırahları almadan çıkmıyorlardı etaba.

Şahsen kefil oldum, alamazsanız ben vereceğim diyerek ikna edip gönderdik etaba.

Sonrasında ödendi harcırahlar ama sadece üç yarışın!

Kalan iki yarışın harcırahları ise cepten..

*****

O yıl, beş yarış için dört dergi feda ettim.

Eksik çıktı Ralli Dünyası, 12 yerine 8 sayı.

Niye? Spor sağ olsun! Şampiyona eksik olmasın!

Tamam, mutlu oldum, hepimiz müthiş keyif aldık.

Bayrağı yere koymadık ama.. Dergiyi fena hırpaladık.

Kıssadan hisse, o yıl şampiyona çok ses getirdi.

Federasyonun ilk yılı ya, fiyaka oldu otoriteye de..

Ama, ikinci gol geldi, kontra ataktan..

Ertesi yıl yeniden düzenlememize izin verilmedi.

Çünkü, ?özel teşebbüs? olarak biz ?başarmıştık?..

Kapıyı sonuna kadar araladığımız için..

Ertesi yıl benzer organizasyon yapmak için çok sayıda ?özel teşebbüs? çalmıştı federasyonun kapısını.

Atabay?ın bir sözünü unutamam;

?O zaman kulüpler ne yapacak?? diye sordu bana.

Biz de zaten kulüp yapmadı diye soyunmuştuk.

Başarıya endesklenmeden ve sadece yapılması için  yaptık.

Çok ta fedakarlık üstlendik, hırpalandık.

Karşılığında ise ?aferin? aldık ama nasıl bir aferin ise..

Arkası gelmedi, ?özellerin? önü kesildi, kulüpler hayrına.

*****

Sonrasında kopukluklar olmadı değil fakat peşinden İsok, işi iyi götürdü.

Güçlü bir sponsor, iyi bir kurgu ve nefis organizasyonlar yaptı.

O hale geldi ki, mahalli yarış ulusalı gerdi.

Ulusalın bitip te mahallinin başlamasını iple çekenler çoğaldı.

Ulusala girmeyip te mahalli için direksiyona geçenler vardı.

Ulusalda varsa 30 start, mahallide 50?yi geçer oldu.

Parkurlar iyi seçildi, start/finişler de keza..

Ödül törenleri, yine ulusalı aratmadı.

İsok?un İstanbul Şampiyonası oldu bir ?klasik?..

Ama yine bir federal gol geldi, vakit geçmeden..

Ulusalı sallayınca mahalli, yazıldı hemen bir kural kaide..

Mahallide ?şampiyona? yerine ?kupa? tabiri getirildi.

Organizasyonda rekabet edilemeyince, mahalli ile..

Çınarın dibine kazma vuruldu.

Çünkü, İsok, ?yine? federasyon yandaşı değildi.

Üstelik yaptığı iş, federal işleri gölgede bırakıyordu.

?Kupa?lamak, bulabildikleri tek çare oldu.

Elbette sarsıldı bu durumdan geleneksel organizasyon.

Ama asıl darbeyi, güçlü sponsorunu kaybettiği yıl yedi.

Nedenini bilirim ama diyemem.

Kısaca, ?kişisel? kavgalar, çınarın dibine kibrit suyu döktü.

Ne kadar sağlam olursa olsun, bir sağdan bir soldan derken..

Aldığı darbeler köklü çınarı içten içe çürüttü.

Bir iki sene iyi kötü yapıla geldi, ama..

Her geçen yıl daha bir dibe vurdu.

Bugün geldiği son nokta;

?İstanbul Kupa?sız kaldı!?

Sorun, ?para? yok, ?bütçe? denk değil.

Şişli Belediyesi?nin desteği vardı, ajansta haber etmiştik.

O destek, ?yarı destek? idi ve ?barter?dı.

Her şeyi karşılamıyordu.

Yanına konulamadı bir güçlü sponsor daha.

*****

Hatıralar çok; misal, ormanda yağmur ve çamurda yarış yapılırken..

İkram edilen çorbalarla ateş başında ısınır ve sohbetler edilirdi.

Çok değil, sadece bir kaç yıl önce..

Bu, küsüp giden sponsorun ?ek arazi çalışması? ile yapılırdı.

Seyirci mest olur, ertesi yıl yine aynı hizmeti beklerdi.

Oralardan geldik bugünlere.

Kimse, yarışı yapmıyor diye kulübü yargılamamalı.

Neden zararına iş yapılsın ki?

Tamam, bu bir spor kulübü ama hep zarar, nereye kadar?

O zarar hanelerini kapatan ?abiler? de küstü mü bir şekilde..

?Çıkış yok? levhası dikiliyor karşımıza.

Bir ara çözüm için ?tek etap? ve ?ters düz? dendi.

Hemen kaşlar çatıldı ama onun dahi bütçesi kotarılamadı.

Bugün, İsok yönetiminin önündeki tablo pek kara.

Aslında çoktan ipi salacaklar, yine de serde İsok ruhu var tutan.

Son bir umut, ?belki? diye, kendilerine bir ?kırmızı çizgi? çektiler.

30 Kasım son gün. O gün yönetim toplanacak.

Ve, son kararı verecek; tamam mı devam mı?

Eğer, bu on gün içinde bir sponsor veya bir destek bulunamazsa..

Ki, bulunması mucizeden öte..

İstanbul Şampiyonası zincirinde 2012 halkası eksik kalacak.

Diğer taraftan, şampiyonanın geleceği için alternatif fikirler de var, yok değil.

Misal, 2013?te ilk ulusal ralliden önce yapmak bunlardan biri, ama zayıf ihtimal.

Diğeri; kulübün ulusal rallisinin peşine bir ayak takmak..

Yine Kulübün tırmanmasını ikinci ayak yapmak..

Bir ara da üçüncü yarışı düzenlemek.

Üç yarıştan bir şampiyona!

Zaten ulusalı ve tırmanmayı yapacaklar..

Haliyle bu plan daha bir tutarlı geliyor.

Elbette, o şaşalı şampiyona devri çoktan kaldı geride.

Bir İstanbullu olarak..

Ve, şampiyonanın temelinde harcı olan biri olarak..

İçim sızlasa da, gerçeği değiştirmeye yetmiyor.

İstanbul, ?Kupa?sız kalıyor.

Kupa dolu günler diliyorum, herkese..

Son 50 haber

1 Yorum - “Cup’sız İstanbul!”

  1. Daha önce wrc ayarındaki(!) yarışı 50bin liraya yapabilmiş bir kulüp, tek etaplık bir yarışı 15 bine yapabilirdi heralde. Para yok deniyor ama Haziran ayında yapılan Türkiye Şampiyonası yarışında 60 kayıt vardı, ordan da mı 3-5 bişi kalmamış.

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: