‘Devam’dan yana değilim!

Ekim sonunda ?anya-Konya? çıktı ortaya!

Bilinen bir diğer tabirle, ?takke düştü, kel göründü!?

Seçime sadece iki adayın gireceği zaten biliniyordu, artık ?resmileşti?!.

Bir şehir efsanesiydi, Başkan?ın yeniden aday olması..

Veya başka bir aday göstermesi.. Hepsi, fısıltıdan ibaret kaldı.

?Face?den yüz bulup aday olan ise..

?Face to face? yapınca gördü hayatın gerçek yüzünü.

Bana da ders oldu; hayli niyetlenmiştim, ?ben de aday olsam mı?? diye.

Sanal ile gerçek, bu kadar net!

Yazmakla olmuyor, sarraf ayarını iyi bilmek gerek.

Senin görmediğin, bilmediğin insanlarla bire bir yüz-göz olmak demek.

?Aday? ve ?delege? bu kadar kaygan bir zeminde..

Ahenkli figürlerle ?düşmeden? dans edebilmeli.

Bu da, ?incelik? gerektiriyor, bilgelik gerektiriyor.

Sadece söylem tek başına yetmiyor!

Velhasıl, yeni bir aya girdiğimiz ilk günlerde, asıl sürprizi Ercan yaptı.

Aslında O?nunkisi sürprizden öte, ince bir taktik gereği.

Son dakika, son saniyeye kadar bekledi.

Oysa, ta yazdan beri geziyor Anadolu yollarında, görmeyen bilmeyen yok!

Ayakkabı satmanın dışında, ara ara ?tansiyon? ölçtüğünü duymayan kalmadı.

Niyesini bilmiyorum, benimkisi sadece ?öngörü?, ?tahmin?..

Yanlış veya hatalı olma olasılığı pek mümkün, ama..

Ortalık yerde çokça söylenen bir teoriyi tarihe de kaydetmek gerek..

Demir Berberoğlu, yönetim kadrosuna dahil etmek istediği..

‘Bir diğer takım menajerini’ çok istedi ama alamadı.

En azından ben, bunun tam nedeninin bilemiyorum.

Doğru ise eğer, onlar arasındadır gerçeği.

Son dakikada, bu arzu olmayınca, istikamet Ercan?a yöneldi.

Ercan, istenen diğer şahısla muhabbet dışı olduğundan..

Demir?in ?çimento? arayışlarında kendini kenarda tutması normaldi.

?O? varsa, ?bu? olamazdı, tabiat gereği..

Ama ?O? yoksa, ?bu? pekâla olabilirdi, oldu da..

Bu satırlar, birilerini yerinden zıplatacaksa eğer, bence bir sorun yok.

Ama bu denklemi sokakta bank üzerinde buldum!

Patenti bana ait değil, üzerime hiç alınmam.

Denklemin doğruluğuna gelince, işte bu aklıma yatar.

Bu yüzden satırlar arasında yer verdim.

Denklem ?doğru? ama ?gerçek mi?? Bakın bu da bir diğer bilinmez..

Ercan, Demir?in yelkenini hallicene şişirdi..

Çünkü, yelkenler çok sönük kalmıştı, Ercan bile tek başına tekneyi kıpırdatmıştır.

Ama bir O?nun son dakika nefesi ile o tekne limana ulaşır mı? Göreceğiz..

Diğer taraftan, Satvet Çiftçi ve ekibi, fena ötesi sürdürüyor çalışmalarını..

En azından, ?çantada keklik? hatasına düşmediklerinin bir göstergesi bu.

Ne olursa olsun, rakip, küçümsenmemeli. Bu çok doğru bir eylem.

Sen, yapacağından fazlasını yapmalısın. Ki, zaten bunu uyguluyorlar.

Önceki gün Ankara, dün Antalya ve bugün Konya..

Öncesinde İzmir, Bursa, Sakarya yaptıklarını da biliyor, yakından takip ediyoruz.

Kulüplerde, delegelerle görüşmelerde ?sıcak? karşılanıp..

?Beklediklerinden öte bir ilgi gördüklerini? söylüyorlar, sohbetlerde..

İnsanımızın yüze karşı ayrı, ardından ayrı konuşma olasılığı çok yüksek.

Ama, hepsi de aynı kaptan mı su içtiler? Sanmam..

Hem, bu tarafa yapılıyorsa bir yanlış..

Aynı şeyi karşı tarafa da yapabiliyorlardır pekâla!

Aldığım dip notları ise şöyle;

Başkan?ın ?kalesi? Bursa?da ve..

Oyların eşit göründüğü Antalya?da ibreler ?Satvet?e döndü.

Eskişehir, Demir?in kalesi, hemşehrilik bile tek başına o kaleyi yıktıramaz elbet!

Nasıl ki İstanbul?da İsok, İzmir?de Eosk ?Demir?den etkilenmezse..

?Kemik?ler konusunu daha önce yazmıştım. İş, yüzer gezer yağlarda!

Bir de, ?devlet katı?ndaki oylar var ki, daha bir önem arz ediyor.

Demir?in siyasetçi kimliğine gelince..

Anladığım kadarıyla kendisini o oylara ulaştıramayacak!

Satvet ise, ?farklı? kanallar açtığı Ankara cephesinden mutlu ve çok umutlu döndü.

Durum, -bence- ortadan çok kaydı, Satvet Çiftçi?ye doğru hayli meyilleniyor.

Umarım, tespitte haklı çıkarım.

Çünkü ben, ?devam?dan yana değilim..

Hele ki orta yerde böylesi bir kadro var iken!

Bu kadroya ancak benzer bir kadro ile yanıt verilebilir(di).

Ama Demir Berberoğlu ve yanında Metin ve bir de Ercan..

Karşı kadronun yangi yıldızını tutabilecekler?

Tam saha pres, farklı bir skor veriyor, ?İDDİA? kolunu..

Evet, maç doksan dakika, hatta uzatmalar da olabilir ama..

Her şey son dakikaya kaar değişebilecek te olsa..

Ortada görünen bir ?altın takım? var, ki..

30 yılda bir benzerini ben görmedim, duymadım.

Hatta, çok istedim ama Başkan böyle bir kadroyu spora çok gördüğü için..

Ah’larla, vah’larla geçti 15 yılımız!

Şimdi, ?aklı selim? bir insan olarak, ?bu kadro?nun arkasındayım.

Açık ve net!

Metin, 30 yıllık dostum kabul..

Ercan ile diyaloğum hiçbir şart ve koşulda değişmeyecektir, bunu bilirim..

Demir abi ise, benim için hâlâ sporumunun bir abisidir.

Saygıda kusur etmem!

Her ne kadar kendisi ile gereksiz ve haksız bir diyolag yaşamış olsak ta..

10 Kasım?dan sonra da benim için aynı kalacak..

Tüm bunlar, görüşümü ve duruşumu değiştirmiyor.

Ajansta ve dergide olabildiğince seçim ve de çoğunlukla..

Satvet Çiftçi ekibinden haberler yayınlıyoruz.

Bu ?dengesizlik? benim az yukarıda açıkladığım ?taraf?lığımdan değil.

Bunu onlarca kez söyledim, yazdım..

Hala anlamayan varsa, yine yazayım;

Denge iki tarafla kurulur.

Biri eksik olursa, diğer haliyle üste çıkar, değeri yükselir.

Bu seçimde, Satvet Çiftçi ve ekibinden bilgi ve görüşler ajansa gürül gürül akıtıldı.

Demir tarafında ise ?damıtılarak? verildi.

Çünkü, biz Satvet yazdık hep, karşı tarafın hatalı anlayışı buydu.

Önemsemedim, önemsemeyeceğim de..

Çünkü, ?ne verdiniz de, ne istiyorsunuz?? demekten yoruldum..

Medya, elbette almasını da bilecek..

Ama bir iste alama, iki iste alama, ee nereye kadar bu karşılıksız talep?

İstemekten kasıt, birkaç söz, biraz plan proje, bir iki isim.. Çok gördüler!

Demir, kendisi ile yaptığımız bir röportajı yayınlamadık diye tavır yaptı.

O konuşmayı ajansta vermiş olsak, eminim bu kez bize çok kızacaktı.

Çünkü, ?çok kısa? ve ?içi çok boş? bir konuşmaydı.

Buna, ?röportaj? demek bile yakışmazdı.

Sormuştum; kadronuzda kim var? diye..

?Belli ama şimdi söylemem? demişti.

O, belki ogün belli ?olmayan?lara ?secret? mührü vururken..

Beri tarafta Satvet, her gün birini açık ediyordu..

Yine sormuştum; programınızda ne ver, ne yapacaksınız?

Yanıt, aynıydı; ?belli, ama şimdi olmaz!?

Oysa, kiğer taraf her gün bir bildiri yayınlamaktaydı.

Ben, ajansta ne yazacaktı, O?nunla röportaj adına?

Oysa, aynı gün yaptığı basın toplantısına..

‘Basın toplantısı değeri verip? te giden azınlık medyanın başı bendim..

Elimize tutuşturdukları bülteni ilk ve önce biz ajansta yayınladık.

Ki, o bültenin ‘satırlar’ının, Satvet?in kadrosundaki isimlerin daha önce..

Açıkladıkları görüşlerinden alıntılardan ibaret olduğunu söyledi durdukar..

Ona rağmen, yazdık ve haberi verdik. Eksik yapmadan..

Ama evet, Demir Berberoğlu ile O?nun röportaj diye bildiği..

Benim ise içinde bir şey bulamadığım kısacık konuşmayı ajansta kullanmadım.

Ama, sadece ve sadece, bir editör olarak bana bir şey ifade etmediği için.

Bana kızdı, kızdılar..

Ben, ?Başkan karşıtıyım? ya..

?Muhalefet damarlarım? kabarık ya..

Yafta hazırdı zaten, sadece alıp duvardan taktılar boynuma;

?O, zaten Satvet?in adamı?..

İyi, tamam, madem öyle ben açık ediyorum; ben bu kadronun adamıyım!

Ama şunu da çok iyi bilin ki;

TTOK?dan Federasyona geçişte, Satvet Çiftçi Spor Komitesi Başkanı..

Oyman ve Mümtaz Federasyon kanadıydı.

Ben o yıl dergimde açıkça federasyon çığırtkanlığı yaptım.

Oyman?ı veya Mümtaz?ı çok sevdiğimden mi? Hayır!

Sadece sporum için devlet şemsiyesini o şartlarda daha ehven gördüğüm için.

Zaman ve insanlar beni kısmen yanıltsa da, hala ?federasyoncuyum? o ayrı ama..

O günlerde gecenin 11?lerinde beni evimden arıyarak ?bilgi veren? Mümtaz’ı..

Son iki üç yıldır; ne bir röportaj, ne bir bilgi almak için değil..

Selam sabah için bile görmez oldum.

Aynı sokakta gelip gittiysek eğer..

Mecburiyetten ve kehren bir ?selam? ve ?naber? dışında..

Ağzından tek kelime duymadım.

İstedim röportaj, çıtı çıkmadı.

Telefonuna mesaj attım, geri dönmedi.

Mailler yanıtlanmadı.

Metin?e sordum, kehren, ?sen söyle? diye, ?Başkan varken ben olmaz? dedi..

Ne değişti de, işin en başında göz nuru olan ben ve dergim..

Bugün tu kaka olduk?

Zorlamayın kendinizi ben ifşa edeyim;

Zamanla aldığı yanlış kararlar nedeniyle, ?İşim gereği? karşı karşıya geldik.

Başkan?a, ?eşini,kızını,oğlunu yarıştırma, laf oluyor? diye yazdım..

En kötüsü ben oldum.

Sonra sonra yurt dışında gönderdi velihattını da..

Kurtuldu sporumuz ayyuka çıkan söylemlerden.

Oysa en başta uyarıyı doğru algılasaydı..

Bizden ve genelde medyadan korkmayıp, kızmayıp fayalanmayı bilseydi eğer..

En baştan yapardı, sonradan yaptıklarını..

O zaman ne biz kötü olurduk, ne de kendisi..

O günden bu güne ne değişti?

Ben, aynı ?doğrucu davut? kaldım, ne bir santim uzadım, ne kısaldım!

Mümtaz da yıllar geçmesine karşın hep aynı kaldı, görünen o!

Misal, bizim ?ailesi? için yaptığımız uyarıları dinlemedi, yıllar sonra çark etti ya..

Geçen yıl da, bu kez eski yönetim kurulu arkadaşlarının uyarısını da dinlemedi!

Fakat bu kez durum, kendisi için iç açıcı değil.

Oysa, yine zamanında kendisine yapılan uyarıları dikkate alsaydı..

Federasyondaki kavgalar bu noktalara hiç gelmeyecekti. Hatt..

Herkes O?nun içinden akçe geçen hesaplardaki iddialardan bi?haber kalacaktı.

Bunu ben değil, bizzat Satvet Çiftçi ve Oyman Atabay söylemekteler.

Dinleseydi insanları, her zamanki gibi ?ben bilirim? diyerek inadına gitmeseydi..

Tüm bunlar yaşanmayacaktı, bu kesin.

Şimdi ise, yine dinlemediği için girdiği çıkmaz yol,

Başkan?ın geleceği için kara bulutları işaret ediyor.

Üstelik, ufukta bir kara bulut daha göründü kü, yakında yağacak tüm haşmeti ile!

Bunu da ben demiyorum, yine bizzat Satvet Çiftçi ve Oyman Atabay diyorlar.

İşin bu boyutlara gelmesini belli ki onlar da tahmin etmiyorlardı.

Başkan direndi, çekilmedi.

Muhalefet te hukukun aslında guguk olmadığını gösterdi.

Pirincin taşını ayıklamak ise yine Başkan?a kaldı, ayıtlayabilirse eğer..

Aldığım son duyumlar, ki bugünden yazmam mümkün değil..

Başkan için geleceğin daha da kötümser olacağını hissettiriyor bana.

Yanılmayın lütfen, bize bugün bilgi akıtan muhalefet kanadı..

Kara kaşım kara gözüm için yapmıyor bunu.

Kitlelere, spor kamuoyuna ulaşmaları için, medyayı doğru kullanmak adına..

Sporun en güncel haber portalını ve sporumuzun tek dergisini..

Doğru şekilde kullanıyorlar.

Onlar kullanıyor da diğerlerine kapalı mı?

Hayır, asla! Ne dün, ne bugün, ne de yarın!

İşime saygım, beni 30 yıla taşıyabildiyse eğer..

Demek ki doğru çizgimden şaşmıyorum.

Etrafımızda dönüp duran çemberler..

Zaman zaman bizimle keşisebiliyor ve teğet geçebiliyorlar.

Bugün muhalefet, belki yarınlarda yine muhalefet! Kim bilir?

Karşılıklı çok güldüğümüz bir diyalogtu..

Satvet Çiftçi ile ofisinde, haftalar önce bir konuda görüşürken, bana kalktı dedi ki;

Sen şimdi, yarın ben başkan olsam, bana da muhalefet edersin!?..

?Haklısınız? dedim, ve ekledim;

?Eğer siz de bugün Başkan?ın yaptığı hataları yaparsanız..

Söylediklerinizden şaşarsanız..

Sporumuza zeval getirirseniz.

Evet, size de bayrak açarım!?

Yapmayın o zaman!

Sizler, bizlerimiz büyüğümüz, değer verdiğimiz, saygı duyduğumuz..

Yeri geldiğinde önünüzde ceketimizi ilikleyip oturduğumuz insanlarsınız.

Bizler, sizlerin yönettiği veya yönetmeye niyetlendikleri bir topluluğun..

Sadece birer zerresiyiz.

Mührü ele alana kadar hep açık olan diyalog..

Sonrasında ?aradığınız numaraya ulaşılamıyor?a dönerse bir gün..

Allah nefes verdiği müddetçe, doğru bildiklerimin arkasından yine giderim.

Bugün, Satvet Çiftçi ve O?nun kurduğu -bence- bugüne kadar en iyi kadronun..

Türk Otomobil Sporu için bulunmaz bir şans olacağına inanıyorum.

Zamanın bizi yanıltma paydasını göz ardı etmeden,

Bu kadroya şans tanınması gerektiğini savunuyorum.

Eskinin devamından bir şey olmayacağını da adım gibi biliyorum.

Rekabet her zaman iyidir!

?Tek aday? yerine ?çok adaylı? bir seçim her zaman evladır.

Yeter ki genel kurul ve seçimlere gölge düşmesin.

Demokratik bir seçim ortamından çıkacak her sonuç, herkesin kabulüdür!

Öyle de olmalıdır, aksi düşünülemez.

O gün, delege olarak sandık başında yüreği ve aklı ile başbaşa kalarak;

Oyunu verecek olan her delegenin, bir kez daha düşünüp..

Kime, ne için’ oy kullandığını sorgulaması sporumuz adına son bir şans olacak.

Dün ?evet, sporumuzu en iyi idare edecek kişidir? diye..

Arkasında durduğumuz bir Başkan..

Bugün ?zoraki? gönderime kadar getirmişse bu işi,

Filmin devamını seyretmeye gerek yoktur!

Çıkın o sinemadan, başka bir film seyredin!.

En azından ?zamanınızı? boşa harcamazsınız.

Ben, açıkça ?Altın Kadro?dan yanayım.

O kadroda yer alan insanların her birinde ayrı ayrı..

Ama birini diğerinden ayırt etmeden aynı değerde önem veriyorum.

Sporumuz adına;

Bu insanların ellerini taşın altına sokacak olmaları beni çok umutlandırıyor.

Bu kadronun kötü bir iş yapacağına inanasım gelmiyor.

Bilakis, her bir kendi çapında bir değer olan bu insanların..

İçlerinde yer aldıkları oluşumda yapacakları işleri öne çıkarmak adına..

Daha çok çalışıp, daha çok kendilerinden değer katacaklarına da eminim.

Bu kadar değerli bir kadroyu oluşturmak..

Bir arada tutmak, herkesin harcı olmayan bir konu.

Bu anlamda da başındaki insan olan Satvet Çiftçi;

Bugün o kadroyu bir arada tutabilecek değerde düşünebileceğim tek insan.

Bu yüzden, O başkanlığa aday olmasaydı eğer.

Bu kadro kurulmaz, kurulsa bile çalışmazdı.

Yönetimdeki insanların, başlarında olacak bir ‘lidere’ olan ihtiyaçlarını..

Karşılayabilecek bir insan olduğu için..

Bence, Satvet Çiftçi de doğru bir isimdir.

Ayrıca, Oyman Atabay?ın yansıttığı bir sözü de lütfen bir taraf not edin.

Ajansta bir haber veya yorumda yazmıştık, yineliyorum;

Satvet Çiftçi, ?Başkan olursam, beni kimse ortalarda göremeyecek? demekle..

Elbette ?arkamı döner giderim? demedi..

?Yarın sizi yarı yolda bırakırım? da demek istemedi..

Asıl demek istediği şuydu;

?Başkan olsam dahi her işi bulaşmayacak, her şeye karışmayacağım!?

Kurduğu kadrodaki insanlara güveninin tam olduğunu,

Cümle alame göstermenin bir yoluydu bu.

Yetkiyi veren, verdiğinden korkmayacak!

Yetki verdi diye de başında boza pişirmeyecek!

?Her şeyi ben bilirim? ise hiç demeyecek! (Bakınız, son Başkan!)

Spora makro bakacak..

Kadrosunun işleyişini de düzenli toplantılarda yakinen takip edecek.

Kadro dediğiniz, hayatlarında ilk defa bir sorumluluk almıyorlar.

Her biri kendi işinde son derece başarılı olan insanlar.

Emirlerinde onlarca veya yüzlerce insan çalışıyor.

Milyon dolar bazlı bütçelere imzalar atıyorlar.

Hepsinin ortak sevdası, ?otomobil sporları?..

Ve hepsinin ortak şikayeti; ?bu spor, iyi yönetilmiyor!?

Hepsine, ?madem öyle, gelin böyle? diyen Satvet Çiftçi;

Elbette her yaptığı davete ?evet? yanıtı aldı.

Dünkü söylemleri ile ters düşmemek adına..

Herkes elini taşın altına sokma tahaddüdü verdi.

Bu kadro, dediğim gibi, Türk otomobil Sporları için bir tarihi viraj..

Selametle aldık aldık, alamazsak eğer, kapar gözlerimizi bekleriz..

Artık hangi taş veya ağaç tutarsa bizi…

Kalın sağlıcakla!

03.11.2012 : 13.33

Son 50 haber

1 Yorum - “‘Devam’dan yana değilim!”

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: