Flash haber> Satvet Çiftçi başkanlığa aday oldu

Kulüpler Birliği Eşbaşkanı Satvet Çiftçi, 10 Kasım’da yapılacağı açıklanan Türkiye  Otomobil Sporları Federasyonu Genel Kurulu’nda başkanlık için aday olacağını açıkladı. Daha önce görev yaptığı federasyonda gördüğü usulsüzlükler nedeniyle yakın arkadaşlarıyla birlikte istifa eden ve daha sonra da bu usulsüzlüklerin hesabını sormak adına muhalefet liderliğini üstlenen Satvet Çiftçi, son aylarda kendisine yapılan başkanlığa aday olması önerilerini geri çevirmişti. Çiftçi’nin başkanlık adaylığını resmen açıkladığı yazılı açıklamasını, her zaman olduğu gibi yine ilk kez ve sadece Ralli Ajansı olarak yayımlıyoruz. Önümüzdeki günlerde çarpıcı açıklamaların süreceğini belirterek, Çiftçi’nin başkanlığını resmen açıkladığı deklarasyonunu aynen  yayınlıyoruz.

*******

Bildiğiniz üzere Federasyonumuzun Genel Kurulu 10.11.2012 tarihinde toplanacaktır; bu genel kurul öncesi yaklaşık 3 yıldır içinde bulunduğumuz süreci özetleyerek sözlerime başlamak isterim.

Herkesin malumu, 2010 yılının Mart ayında ben ve birkaç arkadaşım TOSFED yönetim kurulu üyeliği görevlerimizden istifa ettik ve Mümtaz Tahincioğlu?nun yönetim biçimine karşı harekete geçtik. Bizim o gün başlattığımız bu hareket gerek Mümtaz?ın kendisi, gerekse de kurduğu düzenin içerisinde ki adamları tarafından sistemli olarak çarpıtılmaya çalışıldı.

İşin aslı başkadır; biz görevlerimizden istifa etmeden çok önce TOSFED içerisinde bir takım yanlışlar olduğunu fark ettik. Gerek hizmet alımlarında yapılan harcamaların fahişliği, gerekse de bu alımların yapıldığı şirketlerin sahipleri bizleri rahatsız etti. Bu rahatsızlığımız üzerine bu evrakların tümünün detaylarını incelemek istediğimizi belirttik. Önce evrakların derlenmesi için zaman istendi, sonra araya yarışlar girdiği için biraz daha zaman istendi, sonra onun için bunun için zaman istendi ve süreç uzadı?  uzayan süreçle birlikte de bizim rahatsızlığımız arttı. Kimi zaman yönetim kurulu toplantılarımızda, kimi zaman da özel görüşmelerimizde bu rahatsızlığımızı defalarca Mümtaz?a bildirdik.

Kabul etmem lazım ki o zaman işlerin bu kadar çirkin olabileceğini hayal bile etmemiştim.

Oyalamaların bitmeyeceğini anladığımızda, yönetim kurulu üyeliğimizin bizlere getirdiği resmi yetkilerimizi devreye sokarak bu evrakları tekrar tekrar talep ettik, ama nafile. Evraklar ne pahasına olursa olsun bizden kaçırılmaya devam edildi.

Arkadaşlar ben bu spora 40 yıldan fazla zamanımı verdim ve bu 40 yılı boşa geçirmedim, elbet bu spora bir şeyler kattım. Ben bunu yaptım, şunu yaptım demeyi kendime yakıştırmam ama bilen biliyor, bu benim gönlümün ferah olmasına yeter. Biz Mart 2010? a kadar sustuysak, o tarihe kadar her şeyi kendi içimizde çözmeye çalıştıysak, biz bile bile oyalanmaya göz yumduysak bu sporu sevdiğimiz için? Bu spor zarar görmesin diye. Ama bazen bir nokta gelir ki yapacak başka bir şey kalmaz.

Otomobil sporunun yolsuzlukla anılmasını en istemeyecek insan benim. O gün bir karar vermemiz gerekti; ya istifa edip susup bir kenarda oturup sporun gün ve gün daha kötüye gidişini izleyip bunun vebaliyle yaşayacaktık, ya da elimizde kalan son şansı kullanıp bu sporu içinde olduğu kuyudan çıkartmaya çalışacaktık. Kimse kusura bakmasın. Eğer bizi, o veballe yaşamayı kabul etmediğimiz için istemeyen varsa, varsın istemesin?

Bu süreçte hiç hatamız olmadı mı? Oldu. Biz çocuklar duymasın, kimse etkilenmesin diye mutfakta kavga edenler gibi olduk. Herkes, her şey güllük gülistanlık zannederken bir anda, kaldıramayacağı, inanmak istemeyeceği gerçeklerle karşılaştı bizim yüzümüzden. Bunun için özür dileriz, Evet biz bunları son ana kadar sakladık, çünkü sessizce halledebilmeyi istedik, biz de bilmiyorduk bu rezilliklerin bu kadar büyük olduğunu?

Herkes her şeyi öğrenmeden önce; son kez; belki yıllardır var olan tanışıklığımızdan, belki mesai arkadaşlığımızdan, aslına bakarsanız tam nedenini ben de bilmiyorum; Mümtaz?a istifa etmesini, istifa etmezse elimizde kalan tek yolun hukuki süreç olduğunu söyledim. Ama yine dinletemedim. Bunun ardından herkesin malumu olan süreç başladı.

Önce Spor Genel Müdürlüğü?ne, sonra savcılığa gerekli başvuruları yaptık. Sonra da kulüplerimize kendimizi anlattık. Bu sırada da Kulüpler Birliği Platformu oluştu. Oluştu oluşmasına ama Mümtaz ve adamları bu platforma üye olan kulüplere türlü baskılar uyguladı, evrak üstünde aklımın almayacağı ayıplar yaparak kiminin delege sayısını düşürdü, kimini listelerden çıkarttı.

Sürecin devamında, her şey daha da çirkinleşti. Akdeniz bölgemizdeki kulüpler bir araya gelerek bir müsabaka organize etmek istediler. Otomobil sporu kulübü, otomobil sporu organizasyonu yapmak için otomobil sporu federasyonuna başvurdu. Ve başvuru reddoldu inanır mısınız? Neden? Ana statüye göre organizasyon yapan kulübün delege sayısı artıyor da ondan. Koltuk uğruna kendi sporunun yapılmasını engeller mi bir federasyon başkanı? Engelledi.

Ben bugün bu mektup vesilesi ile; gerçekleşecek TOSFED Genel Kurulunda, TOSFED Başkanlığına aday olduğumu bildiriyorum. Eminim birileri çıkıp ?Satvet Çiftçi aday olmayacağım demişti, şimdi ne oldu, neden sözünden dönüyor?? diye soracak. Arkadaşlar, ben tam da bu sebepten; sözünden dönmeyecek bir insan olduğum için aday oluyorum.

Yıllar önce bugünler ilgili plan yaparken, mesai saatlerimi asgariye indireceğime ve ailemle daha fazla vakit geçireceğime dair kendime verdiğim bir söz vardı. Bu sebepten de hayatımı buna göre planladım. Kulüpler Birliği Platformu kurulduğu andan itibaren de birliği oluşturan delegelere, geçecek zaman içerisinde kendi adaylarını ortaya çıkarmalarını telkin ettim. Ve sorulduğunda da gönül ferahlığıyla aday olmayacağımı söyledim. Ancak geçtiğimiz günlerde, kulüplerimiz benim onlara verdiğim bir sözü hatırlattılar bana. Platformun kurulduğu günlerde, belirleyecekleri adayı var gücümle destekleyeceğime dair söz vermiştim. Onlarda, seçimlerini benden yana yaptıklarını söyleyerek beni onurlandırdılar.

Dediğim gibi ben kendime verdiğim sözden dahi dönmem, ama kendi keyfim ve huzurum için de bana güvenen insanları asla yüzüstü bırakmam. Evet, ben yıllar önce kendime verdiğim sözden bugün dönüyorum, ama bana güvenen kulüplere verdiğim sözü tutmak için dönüyorum.

Şüphesiz ki TOSFED Başkanlığı canım istiyor diye; birileri baskı yapıyor diye talip olunacak bir makam değildir. Federasyon başkanlığı; devlet adına bir sporun yönetimine talip olmaktır. Federasyon başkanlığı sporculara, kulüplere, görevlilere, basına ve devlete karşı sorumlu olmak demektir. Bu sorumlulukları yerine getirebilmek için de ilk evvela sporumuzun eksiklerini görmek, kabullenmek ve kalıcı çözümler geliştirebilmek gerekir.

Sporumuzun en büyük sorunlarından birisi anti demokratik yönetim biçimidir. Ve demokratik yönetimler ancak şeffaf seçimlerle göreve getirilebilirler. Başta delegeler olmak üzere, tüm camia, yönetime talip olan isimleri vakitlice bilmek hakkına sahiplerdir. Ben bu hakka olan saygım nedeniyle bir an evvel adaylığımı açıklamak istedim. Umarım tüm ciddi ve samimi adaylar camiaya aynı saygıyı göstererek adaylıklarını geç olmadan açıklarlar.

Sporumuzun şu anki gidişatı ruhumuza terstir. Nereye gittiğimizi bilmeden, bir hedefimiz olmadan Pazar gezintisi yapar haldeyiz. Önce kendimize bir hedef koymalı ve o hedefe en önce ulaşmak için çalışmalıyız. Sporcusu, kulübü, yöneticisi, görevlisi, basını bir takım olmalı ve damalı bayrağı en önde geçmeye çalışmalıyız. Bizler Pazar gezintileri yapmayız, biz tüm camia Pazarları yarışta oluruz. Bizler sporumuzu da bu ruhla yönetmeliyiz.

Önümüzde ki süreç içerisinde çözüme yönelik projelerimizi ve yönetimde birlikte olmayı planladığımız arkadaşlarımızı tüm şeffaflığıyla camiamızın bilgisine sunacağız. Bizler yalnızca delegelerin oyları için değil, tüm camianın kabul ve onayı çabalayacağız. Çözümlerimizi yöntemleriyle birlikte paylaşacağız. Bizler yönetim kurulunu bir masanın etrafında oturan adı sanı bilinmeyen kişiler olmaktan çıkartıp, hepinizin hali hazırda tanıdığı, kişilerle başarıya yürümek için çalışan bir mekanizma haline getireceğiz.

Arkadaşlar; camiamızın büyük bir değişime ihtiyacı var, artık hükmeden değil hizmet eden bir yönetim modeline geçmemiz gerekiyor. Artık eksiklerimizi görüp, kabul edip, çözümleri için çalışmamız gerekiyor. Sporcusu, yöneticisi, basını, görevlisi, garajı, mekanikeri, hep birlikte omuz omuza vererek bu sporu hak ettiği yere taşımamız gerekiyor. Artık ERC, WRC yapıyoruz diye sevinmek zamanı geçti, artık ERC şampiyonu, ne yaparsak Türk olur diye düşünme zamanı geldi. Artık küçük hesapların zamanı geçti, artık küçük TOSFED? in zamanı geçti, şimdi Büyük TOSFED? in zamanı geldi.

Son 50 haber

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: