Ege, Burak’tan soruluyor!

Ege, artık Burak Çukurova?dan sorulur oldu! İstanbul’dan 700 km uzakta ama arka bahçe mesafesi kadar yakınında ve bir kez daha podyumun en üst basamağında! Geçen yıl, yine bir son dakika kiralama operasyonu ile direksiyonuna geçtiği S2000 Peugeot ile rakiplerin Evo spec’lerine karşı önemli bir avantaj edinerek çıktığı parkurdan kariyerinin ilk genel klasman birinciliği ile ayrılarak büyük sükse yapan ve çok arzu etmesine karşın kariyer kütüğüne henüz çakamadığı ‘şampiyonluk’ için önemli avantaj elde eden Burak, aynı aracı ERC için de kiralamasına karşın, geçtiğimiz sezon bu önemli hedefine ulaşmada başarılı olamayarak 2’ncilikte kalmıştı.

Bu yıl, ?aynı senaryo? rötuşlanmış haliyle yine Ege’de sahnelendi. Başrolde bir kez daha Burak ama bu kez ?değişen? partneri Fabia ile ulusal 40’lık listede çok kimse tarafından ve çekinilmeden favori olarak işaretlendiler. Asfaltı sevmeyen ve Ege’de şansı da yaver gitmeyen son şampiyon rakibi dışında, yine bir son dakika operasyonu ile dikkatleri üzerine çeken ama son anda ilk yarışa yetişmeyeceği anlaşılınca puan kaybı yaşayarak sezon içinde sıkıntı çekmemek adına aynı garajın demirbaşındaki Evo 9 ile parkura çıkan tecrübeli şampiyon rallici Serkan Yazıcı, Burak’ın IRC yıldızı son spec Fabia’sına karşı en yakın rakip rolünü genç rakibinden kaptı ki yarışta da yakinen izlendiği gibi bu tahmin birebir tuttu ve Burak’ı en çok Serkan kovaladı, tabii kaldığı yere kadar!

Rakip tutucu!.. Burak’ın Fabia’sının ardından, ?rakip tutucu? göreviyle ve olası bir kalma durumunda puan kaybını tölare etmek için, direktörü olduğu garajın Evo 10’una oturan Ercan Kazaz ise, kendisine biçtiği role uygun bir şekilde, takım pilotunun arkasını yine olabildiğince tuttu, S2000’le rekabette zorlanınca yerini devretmesine karşın podyumda tutunarak, her zamanki gibi puan takviyesi yaptı. Ege’nin ?yüzü gülen? bir diğer garajı olan Pegasus Racing’te de bir son dakika gelişmesi ile Fatih Kara‘yı takım pilotu kadrosunda buluveren patron Cem Acar, bu kez genç pilotunun hedefine uygun şekilde 2WD kupasını kaldırmasını keyifle izledi ama daha da yüksek keyfi, pilotunun podyumun hemen ardından 4’ncülüğe tırmanmış olmasıyla daha fazla yaşadı. Kara ise, en azından ?bahtının kara olmayacağını?, umduğu angajmanı yapamadığı Parkur’dan transfer olduğu Pegasus’a ilk yarışında kupa kazandırması ve sezon için hedef hedefine isabette başarılı olmasıyla gösterdi. Üstelik podyum dibine bir S1600 ile yani ?bileği? ile geldi. Yine Pegasus’un, ilginç bir şekilde bu sezon öncesi boşta kalan S2000 Punto’larından birinin direksiyonuna geçmesi halinde, her ne kadar bu, takımın kendisinden beklentisi olan 2WD için pek mümkün görünmese de, en azından, S2000’le podyumu karıştırabileceğinin sinyalini çaktı.

’16 N 16′.. Ege’nin şanssızları ve istediğini bulamayanları listesinin en başına Serkan yazılabilirse, hemen altına da Ünal Şenbahar‘ı eklemek yanlış olmaz. Gerçi aracını finişe 5’nci getiren bir pilota ?şanssız? demek çok doğru gözükmese de, yine dünya parkurlarının son spec’lerinden bir diğeri olan kiralık Subaru Impreza N16 ile Ünal’ın gönlündeki ?saklı bahçede? podyumun bir basamağı vardı. Yeni araç, ilk yarış, sprint Ege, zorlu rakipler ve daha sayılabilecek birçok mazeret dahi, Ünal’ın podyum niyetini de şansını da azaltacak değiller şüphesiz. Belki sonraki veya bir sonraki yarışta, S2000’lerin ardından yer alması sürpriz olmayacak bir isim olarak Ünal, Serkan’la birlikte Ege’nin şanssız Bursalıları olarak not’ları arasında yer aldı.

Ünal, yarış öncesinde bir sohbette, Fiesta R2 ile yarışan genç rakiplerinden Murat Bostancı‘ya bu yarışta ?beni geçme sakın!? şeklindeki ?takılmasını?, rakibinin eski kopilotlardan olan annesi Yeşim’e (Bostancı) aktarırken gülümsüyordu ama diğer taraftan da hem O’nun hem de diğer rakipler karşısında Ege’nin ilk yarış olması nedeniyle zorlanacağı mesajını da satırları arasında serpiştirmeyi ihmal etmedi. Ünal’ın ?yeni? spec aracına uygun şekilde ve renklerde ?yeni? tulumları da çok yarışçının gözüne takıldı. Hem N16’sı hem de tulumları ile Ege’nin startında öne çıkan Ünal, parkurda çok temkinliydi ve buna karşın yine de, ama biraz da yukarıdan kalanlar olunca 5’nciliğe kadar tırmanmasını tecrübesi ile sağladı.

Okur, parkurda da patron! Menderes Okur, hem işinde ?patron?, hem de hobisinde! Evo 10’undaki branding, hem geçen yılki sponsoru Çebi’nin son anda sezon için vazgeçmesi, hem de ?hobisi? için servis aldığı garaja ortaklığını ifade eder bir görüntü olarak öne çıktı ama uygulaması görünürde beklendiği kadar başarılı değildi. Fotoğraf karelerine ?puanlı pijamayı? çağrıştıran görüntüler veren Menderes, Ege’nin finişine Taner’in yarım dakika ardından ama Büyükpınar’ın 3 dakika önünde, yani ?yerini benimsemiş? bir rahatlıkla getirdi, Evo’sunu..

Kaçan keyfi gençler geri getiremedi.. İki çekerlerin sert rekabetinde son dakika oyuncusu olarak dahil olan Fatih Kara, şüphesiz öncesinde kendilerini kupaya daha yakın gören Ford’un genç pilotları Murat Bostancı ve Orhan Avcıoğlu‘nun bu planlarını fena derecede bozdu ama iki takım arkadaşı, ‘eş’ araçları R2’leri klasmanda 8-9’ncu sırada tak’a çıkartarak ?Boss? Serdar’dan ?aferin? alma şanslarını yüksek tuttular. Üstüne bir de oğul Murat’ın Genç Pilotlar Kupası’nı kaldırması babalık gururuna kabartma tozu etkisi yapardı ama bu kez Serdar’ın aklı da keyfi de ikinci S2000’in çekici sırtından indirilmek üzere servis alanına getirildiğinde hayli tedirgin modundaydı. Emre Yurdakul’un podyum hedefiyle gazlarken yoldan kopmasının karşılığı, S2000’e fena hasar raporu olarak biçildi. Birinci pilotun zirve şansını yarışın başında kaybetmesi tat kaçırmışken, ikinci aracın ağır hasarla geri dönmesine gençlerin başarılı performansı elbette merhem olamadı.

Ege’de bu yıl zayiat yüksek çıktı. Yoldan kopanlar için de fatura kabardı. Ford’un S2000’i, amatör rallici Aysun’un Palio’su, Neo’nun bayan pilotu Yasemin’in Fiesta’sı önem ve hasar derecesine göre ilk dört oldular. Genç Buğra Banaz da ilk gün yoldan kopup sıkıştığı kanaldan çekici ile alındı ama kırılan yürüyen aksamları serviste değiştirilip ertesi gün supeRally ile parkura geri döndü. Sondan ikincisi de olsa, ilk rallisinde finiş görmesi, yaşadığı şanssızlıklara karşın Buğra’nın teselli ikramiyesi idi. Emre Zümrüt te, Fiesta’sı ile ikinci gün fly’i geçtikten sonra yoldan koptu. Telsizlerden geçilen anonsta genç pilotun kaldığı vurgulandığı için, Ralli Ajansı?ndaki canlı haber girişimizde O’nu yarış dışı kaldı diye anonsladık ama genç pilot yoluna devam etti ve finişe 14’ncü sırada gelerek sınıf 8 kupasını kazanma başarısına imzasını attı.

‘Tek yarışlık’ 19!.. Son historic şampiyonumuz Kemal Gamgam, ralli aracı garajına dahil ettiği Renault 19’u ile ?tek yarışlık? macerasında sınıf 5 kupasını genç rakibine kaptırdığı Ege’nin daha startında  gelecek yarış ?emektar? Mk2’sine geri döneceğini söylemlerinde vurguladı. Historic’lerin katılmadığı Ege Rallisi’nde yarışabilmek adına R19’un direksiyonuna oturan şampiyon pilot, finişe gelme hedefini bir kez daha sektirmeyerek istikrarını korudu.

Antep bayrağı finişe ulaştı.. Gaziantep Otomobil Sporları Kulübü (GOSK) adına ve kulübün kiraladığı yarış aracıyla uzun bir aradan sonra Ege Rallisi ile parkurlara geri dönen eski rallici ve aynı zamanda kulübün yönetim kurulu üyesi Nedim İlbaylı bir yandan parkurda formunu yakalamaya çalışırken, kulübün genç ekibinden İsmail Terzi de  diğer tarafta elindeki Antep tanıtım CD’lerini dağıtarak şehrin reklamını yaptı ama aynı zamanda da yarış izlemek için etapların birinden diğerine yetişmekten gün sonunda yorgun düştü. Nedim de gün sonunda yorgun ama oldukça mutluydu çünkü R19’u ile finişe gelebilmeyi başarmıştı.

Aydın Hoşgör | Ralli Ajansı

 

 

 
 
 
 

 

Son 50 haber

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: