Şırlan’da ‘sis’ten Vedat Diker çıktı!

 Nasıl başlarsa öyle giderse eğer, bu sezon tırmanmada dünü çok arayacağız demek! Sezonun en ‘verici’ yarışı olan İsabeyli‘de start alan tırmanma şampiyonası, sadece ama sadece ’12’ araçla yapılabildi. Antalya mahallideki 5 kayıtttan sonra ulusal bir yarışta 12 rakamı, açıkça alarm veriyor, anlayana..

 ‘Eski’ ama ‘ eskimeyen’ yarışçı, İsabeyli Belediye Başkanı Kuvvet Erim‘in, damarlarında adrenalinin eksilmediğini sekiz yıl aradan sonra yeniden tulum giyerek açıkça belli etmesi bir yana, organizasyona sağladığı destek diğerlerine emsal teşkil edecek seviyedeydi.Tüm bunlara karşın, alınan 14 kayıt, antrenmanda verilen 2 fire ve yarışta mücadele eden 12 yarışmacı ile biçilen bu son gömlek, Şırlan Tırmanma Yarışı‘na iki beden dar geldi! Yarışın hakkı daha fazla ‘ilgiydi’ ve bunu alabilmek adına kendisine iletilen her öneriye bir şekilde olumlu yanıtla dönen Kuvvet Başkanın bu çabasına karşın, katılım çok daha yüksek olmalıydı.

 Başkan Erim, kendisinin bile çok fazla sayıda kişi ile iletişim kurduğunu, kendisine ‘geliyoruz’ diyenlerin sonradan ‘lisans’ bedeli ile ilgili ilettikleri sorunu çözmesinin mümkün olamadığını dile getirdi. Bu konuda Federasyona yaptığı başvuruda sonuçsuz kalınca, sezonun ilk ve en keyifli tırmanmasında sadece 12 yarışmacı start aldı, kupa kaldırdı..

Cumartesi günü İsabeyli’de sert esen rüzgar, kısmen sağanak şeklinde inen yağmur, başta teknik kontrol alanını ve asıl önemlisi kulübün günler öncesinden hazırlandığı festivali kötü etkiledi. Cumartesi günü boyunca düşünülen etkinlikler aksama ile ve düşük katılımlarla yapılabildi.

Oysa, ‘sis’ ve ‘pus’un çok farklı bir atmosfer yarattığı İsabeyli parkurunda yarışmak, müthiş bir keyif, Çobanlar köyü başta olmak üzere İsabeyli halkının müthiş misafir perverliğine bir kez daha mazhar olmak ise, çok daha kıymetli bir ortamdı.

Pazar sabahı İsabeyli’de hem yağmur vardı ve hem de sis! Çobanlar köyü yolundaki parkurun özellikle yarısından sonrasında sabahın ilk saatlerinde çok etkili olan yoğun sis, yarışın ilk antrenman çıkışı saatine kadar dağılmayınca, yağışlı hava, ıslak zemin ve ‘sisli’ bir ortamda ‘gazlamak’ ile ‘temkinli’ olmak arasında kararsız kalan yarışçıların ayaklarını gazdan kestirdi. Kimse, bu ortamda risk almak istemedi, siste ibreler yavan kaldı, dereceler beklenenden en az yarımşar dakika daha kötü çıktı.

Ama ortamın genel fotoğrafı mükemmelden öteydi. Bir Britanya etabı, Avrupa’da bir ‘dağ köyü’nün mistik havası, yağmurun bereketlendirdiği toprağın içe çekilesi havası, nefesleri açan temiz dağ havası, ritmik bir yağmur, güneşsiz ve puslu bir ortam. Tablosal değerde bir günde, İsabeyli’de yaşanan, kaçıran kına yaksın!

İlk antrenman saati 45 dakika kaydı, ancak parkur toparlanabildi. Çobanlar köyü girişinde, yamaca kurulu evin düz ve üstü kapalı çatısında pusulanan bizlerin ve köy halkının, uzun metrajlı etap izleme keyfi ilk antrenman sürecinde hasıl olmadı; ama onun yerine sisin yeşili kucaklayıp farklı tonlarla fırçaladığı enfes bir dağ tablosunu izledik uzun süre. Sonra, o sisten kısık tempo ile çıkan yarış otomobillerinin doğadaki dinginliği tırmalayan sesleri, bizi yarışa geri getirdi.

Son birkaç sezondur, tırmanma ile adları özdeşleşen kim varsa, İsabeyli’de yoktu! Tırmanarak şampiyonluk titr’lerine ulaşan direksiyon ustalarının yolu bu kez Şırlan’dan geçmedi. Cem Acar sezon kovalamadığı için, Ünal Şenbahar S2000 tedarik edemediğinden, Öğül Orhan malum kazadan sonra rehabilite dönemi sonlanmadığından, şirin beldeyi bu yıl pas geçtiler. Diğer tırmanma ustalarından bir çoğu da farklı nedenlerle treni kaçırdılar. Ya amatörler ve ünvan isteyenler? TIR vardı, yatma vardı, yemek vardı, ilgi vardı, hatta -istense- bedelsiz kayıt dahi var olabilirdi. Ama mangalları külsüz bırakanlar, İsabeyli’de yoktu!

Kuvvet Erim, başkan olarak desteğini peşinen verdi; belediyesi başta olmak üzere, belediye şirketleri, belde firmaları, yetmedi Nazilli Kaymakamlığı ve Üniversiteyi dahi organizasyona dahil etti. Yetmedi, İstanbul’dan araç kiraladı, sekiz yıl aradan sonra tulumunu çıkardı ve direksiyon başına geçip podyum rekabetine dahil olarak kendi yarışına kendini farklı bir renk olarak bir kez daha kattı.

Başkan, gün boyunca tedirgin, heyecanlı ve hatta biraz ürkekti ama yarış bittiğinde müthiş bir doyum, keyif ve heyecan yaşadığı her halinden, her kelimesinden belli oldu. İsabeyliler, yılın 363 günü kravatlı ve ceketli gördükleri Başkan’larını, bu hafta sonu tulum içinde gördüler, alkışlarıyla desteklediler. O’nun podyum yapıp kupa kaldırması ise, beldeye çok farklı bir coşku yaşattı. Yakalanan bu rüzgar, Kuvvet Başkan’a bu sezon daha bir kaç yarış yaptıracak kadar yelkenleri doldurdu, emin olun! İsabeylilerin, Nazillililerin, kampüsteki şehirli gençlerin parkura çıkmaları ise, havanın olumsuz koşullarına karşın ‘yarışta seyirci vardı’ cümlelerini kurdurttu herkese.

İlk antrenmanda 14 araç start aldı, değişken koşullar değil ama ortak dertleri ‘aks’tan yana ikisi yarışa kadar dahi dayanamadı. İzmirli duayen yarışçılarımızdan, ömrünün 38 yılında tulum giyen bir yarış sevdalısı Mithat Diker, en az kendisi kadar historic değerdeki Escort Mk2’si ile parkuru ancak çekici sırtında tamamladı. Bir sağ virajda, apansızın, muhtemel ötesi bir gerçeklikle ‘metalen’ yorulan sağ aks’ı, yılları deviren Mk2’yi bu kez parkurda taşımadı. Mithat Diker, henüz antrenmanda ve ilk çıkışta, üstelik aks’tan yana kalınca çok ama çok içerledi. Belki kendine çok kızdı, çok söylendi. Etabın yarısından önceydi, kaldıyı yer. Bıraktı emektar Escort’unu oracıkta, etabı yürüyerek tamamladı o hırsla, o yağmur ve sisli ortamda. Çobanlar’a geldiğinde, kardeşi Vedat’ı, son spec Evo’su ile ikinci antrenman için start noktasına uğurladı.

Mithat Diker, dinmeyen iç öfkesi ile hesap kesmek adına, etabın yedinci gözcü noktasına indi, görevli aracıyla ve bariyerin ardından yarışı seyre daldı. İkinci antrenman sonrası Çobanlar köyüne çıkarken, O, aynı bariyerin ardında, hafiften tempo yükselten yağmura aldırış etmeksizin tulumuyla çimen üstünde oturmayı sürdürmekteydi.

O’nunla ortak kaderi, ‘sağ aks sendromunu’ yaşayan bir diğer isim ise, yine bir İzmirli Egemen Çivicioğlu’ydu. T-Max’in Saxo’su flyfiniş yakınında önce itilerek kenara alındı, ardından çekici ile servis alanına çekildi. Hem ‘aks’, hem ‘sağ aks’ hem ‘İzmirli olmak’, İsbeyli’deki ortak kaderleri olarak notlar arasında yer aldı.

Kağıt üstünde, yarışın favorisi, tırmanmanın gedili şampiyonu Vedat Diker’di. Hem son spec Evo 9’u, hem parkura uygun lastikleri, hem de tecrübesi ile öne çıkan Vedat Diker, K4’teki iki rakibine karşı temkinli konuşmayı tercih etse de, gün sonunda podyumun en üst basamaklarına çıkmakta zorlanmadı. Başkan Kuvvet Erim de Evo 9’u ile podyumun ‘doğal’ ortağıydı, çünkü K4’te, 3 ve 1’de oplduğu gibi, sadece 3 yarışçı vardı ve finiş görmesi halinde dahi bir kupa cepteydi. Erim, sadece kupanın boyutunu büyütmek için uğraştı, ona da son çıkıştaki spinleri engel oldu.

K4’ün son üyesi, İzmirli eğitmen şampiyon rallici Taner Şengezener, Subaru Impreza STI’sıyla Evo’lara hem de çok sevdiği sisli puslu ve de kaygan ortamda pekâla kafa tutabilecek yetenekte olmasına karşın, STI’sını edindiğinden bu yana dinmek bilmeyen mekanik sorunlari İsabeyli’ye de yanına getirmek gafletinde bulunmuştu. İlk antrenman çıkışından sonra mekanikerleri STI’nın fren havalarını almak için aracı patırtadarak Çobanlar köyünde ‘kulak’ tırmaladı ama Taner’in gün boyu asık kalan yüzü podyumdaki 2’ncilikle çok ta mutlu değildi.

Oysa ilk antrenman çıkışlarında en iyi zamanı Taner kaydetti; O’nun 4.18.53’lük zamanına karşı, Evo’nun direksiyonunda parkurda ilk gazlamasını yapan Kuvvet 4.29.26 ile ikinci, puslu ve kaygan ortamdan çekinerek ayağını pedaldan geri alan Vedat ise 5.09.62 ile K4’te 3’ncü, genelde ise 8’nci zamanla geçti fly’dan. Saxo’su aks kıran Egemen, fly’ı geçtiği için 5.26.90’lık zamanı ile ilk antrenmanda K3’ün en iyisi idi. Diğer bir Saxo’lu Dinçer Akgün ise, K1’de antrenmanda en iyi zamanı yaptı; Tunç Tuncer ilk çıkışta K3 podyuma dahil olamadı.

İkinci antrenman çıkışında ise, bu kez Vedat daha hızlıydı ve 4.23.72 ile en iyi zamanı, O’nun ardından 4.29.77 ile yine Kuvvet, 2’Nci en iyi zamanı, son olarak ta Taner, 5.46.23 ile K4’te 3’ncü en iyi zamanları kaydettiler. Sisin kısmen dağılır olması, yağmurun özellikle parkurun ilk bölümünde etkisini kaybetmesi, ikinci antrenmanların kayıpsız kapanmasına vesile oldu.

Programa göre bir saatlik gecikme ile Şırlan Tırmanma Yarışı’nda ilk çıkışın startı verildi. Gözler, yine K4’teki üç güçlü aracın performanslarına çevrildi. Önce Vedat’ın gri Evo 9’u geldi finişe, 4.14.30’luk zamanı, gruptaki rakiplerine göre yine en iyisi olacaktı ama iki yarış çıkışı arasında Ralli Ajansı’na yaptığı video röportajda sesi çok tedirgindi. Hem parkurdaki değişken şartların yarışmayı çok zorlaştırmasından, hem de parkurun bir noktasında yerden kesilen Evo’sunu sertçe yere vurmasından yana çok tedirgin olduğunu açıkça dile getirdi. Taner’in Subaru’su ilk çıkışını tamamladığında, Vedat’ın +11 saniye ardındaydı ve O da aracının sorunlarından yana serzenişini sürdürdü, son çıkışta sadece finiş görmek için süreceğini söyledi. Kuvvet Başkan ise, Taner’den sadece 2 salise daha hızlı vardı finişe ve İzmirli tecrübeli rakibini geride bıraklıp günün 2’nciliğine yerleşti.

Bir buçuk saatlik servis arasından sonra, ikinci ve son çıkış için otomobiller start noktasında dizildiklerinde sis namına bir şey kalmadığı gibi, yağmur da Çobanlar köy yoluna vedalaşmak üzereydi. Vedat, tempolu geldi, kendi zamanını 1,11 saniye daha aşağı çekerek günün en iyi zamanına imzasını attı. Bu, kendisine günün ikinci kupasını, Best-Time kupasını kazandırdı. Finiş hedefli Taner, 2 saniye daha geç vardı finişe ama bu bile kendisine 2’ncilik kazandırdığı için mutlu oldu. Çünkü Kuvvet, iki kez spin atıp hem risk yaşadı hem de kaybettiği saniyeler nedeniyle Taner’in +20 saniye ardından tamamladığı parkurdan ancak K4’te 2’ncilik yerine 3’ncülük kupası çıkarabildi.

K1’de Dinçer Akgün, K3’te Sanver İmrahor toplamda en iyi zamanları elde ederek sezonun ilk tırmanmasında kategori 1’nciliklerini kupalandırdılar. K2’de Kemal Coşkun, iki antrenman ve iki yarış olmak üzere, dört çıkışın dördünde de flyden hemen sonra spin atıp jitleri dağıttı, hakem grubunu tedirgin etti. Bir çok yarışçı, fly noktasının biraz daha ileri veya geri kurulması gerektiğini seslendirdi.

Yarışın ödül töreni 2 saatlik rötarla, fakültenin idari binasının girişinde kurulan tak’ta gerçekleştirildi. Nazilli Başsavcısı, Komutanı ve Belediye Başkanı ile diğer görevliler, kazananlara kupalarını verdiler, toplu hatıra fotoğrafları çekildi, gelecek yıl yeniden bir araya gelinmek üzere vedalaşılarak herkes eve dönüş için yollara döküldü.

Aydın Hoşgör | İsabeyli

 

Son 50 haber

2 Yorum - “Şırlan’da ‘sis’ten Vedat Diker çıktı!”

  1. Muhip Aksoyer

    Evet amatöre çok şey vardı diyorsunuz da mahalli yarışmak isteyenden istenen taahhütname de vardı . Mahalli klasman açma lütfunda bulunsalardı +1 kayıt benden vardı ama kulüp yönetiminin istediği en az 10 kayıt taahhütünü verebilecek gücüm yoktu.

  2. ağabey eline sağlık yarışı bize yaşattın, sağol

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: