Vedat Bostancı | Fark göremiyorum, ya sen?

Geçen hafta İstanbul Ralli Şampiyonasının büyüsüne kapılıp yazıyı uzatınca diğer konular sonraya kalmıştı. Bundan sonra aksatmadan her perşembe yazmaya çalışacağım bu köşede. Haftanın konusu TOSFED olağan mali genel kurulu. Bildiğiniz gibi TOSFED başkanı ve yönetim kurulu 4 yıllığına seçiliyor. 2 yılın sonunda gerçekleştirilen mali genel kurul ise geçmiş 2 yılın icraatları, yapılan harcama ve muhasebe için denetleme kurulunun hazırladığı raporun onaylanması, yönetim kurulunun yeni 2 yıllık dönem taslak bütçesinin genel kuruldan yetki talebini içeriyor. Bu seçimleri gerçekleştirecek genel kurulu ise Türkiye?de ulusal organizasyon yapan kulüp temsilcileri ile birlikte GSGM temsilcisi, milli sporcu v.s. gibi kulüpler dışından katılan yaklaşık 150 delege ile oluşuyor.

Ben ilk kez bir genel kurula delege olarak gittim. Açıkçası İSOK yönetim kurulu üyesi olmam ve İSOK Onursal Başkanı Satvet Çiftçi?nin yoğun muhalefeti nedeniyle otomatikman muhalif gibi gözüksek te, tamamen objektif olacağıma, hiç bir konuyu ve veriyi tek taraflı değerlendirmeme çabasında olacağıma kendi kendime söz verdim. Cuma günü birtakım kulis çalışmaları olacağını biliyordum. Hem Satvet Çiftçi, hem de Tosfed birer otel ayarlayarak, oy kullanacak delegeleri kendilerinin doğru yaptığına dair ikna etme yarışına girmişlerdi.

Cumartesi günü genel kurulun yapılacağı otele gittiğimizde herkesin yüzünde bir endişe ve ürkeklik vardı. Toplantıda önce divan başkanlığı seçimi yapıldı ve TOSFED listesi 77 oya karşılık 61 oyla galip geldi. Bu oylama kurallar gereği kapalı oylama ile yapıldı. Bu aşamadan sonra divan başkanı; konuşmak isteyenlere 10?ar dakika ile süre verdi ve konuşmalar başladı. Mümtaz Tahincioğlu, Enis Alpsoy, Satvet Çiftçi, Oyman Atabay ve Mazhar Demiralp ile birkaç kişi daha konuştu. Herkes açık açık eteğindeki taşları döktü. Muhalif kanadın ısrarla üzerinde durduğu konu TOSFED ?in eski parayla 2,5 trilyon bütçe ile WRC Türkiye Rallisini organize etmesi, bu organizasyonda harcanan paraların bir kısmının Omspor, Mümtaz Tahinciğlu?nun Beste Motorspor ve Verita Travel şirketleri, yönetim kurulu üyesi Doğan Ekmekçi?nin şirketlerine ödenmesi ve faturalardaki yüksek miktarlardı.

Mümtaz Tahincioğlu ise bu paraların harcandığını ve harcanmaya devam edeceğini ısrarla ve net bir şekilde belirtip, harcama detaylarına ilişkin ayrıntılara cevap vermedi. Muhalefet ise bu bütçelerin çok yüksek olduğunu, buradan kulüplere kaynak aktarılabileceğini ancak TOSFED’in bir kaynak aktarma çabasında olmadığını ve sadece yurt dışı yarışları organize etmek üzere yoğunlaştığı konusunda eleştirilerde bulunuyordu.

Eleştiri deyip olayı hafife almayalım; herkes birbirinin arkasından söylediğini bu sefer lafını esirgemeden herkesin içinde yüzüne söyledi. Sonuna gelindiğinde, Mümtaz Tahincioğlu toplantının nihai oylama sürecinden önce bağımsız bir denetim kuruluşuna yaptırılan denetleme raporunu genel kurul üyeleri ile sözlü olarak paylaştı. Bu raporda harcamaların yerinde ve faturaların gerçek olduğu yani herhangi bir problem olmadığı yazıyordu. Yapılan oylama neticesinde Mümtaz Tahincioğlu ve ekibi; divan başkanlığı seçimindekine benzer bir farkla önümüzdeki 2 yıl için ibra edildi. Yani önümüzdeki 2 yılda otomobil sporlarında geçmiş 2 yıldan farklı birşey olmayacak.

Peki sen ne yaptın diyecek olursanız, açıkçası Mümtaz Tahincioğlu?nun açıklamaları beni tatmin etmedi. Her cümlesinde yurt dışında Türkiye’nin imajından, ne kadar güzel ERC, WRC yarışları yaptığımızdan bahsetti. Ancak ‘kulüplerin sorunlarını şöyle çözeceğiz, böyle kaynak yaratmaya çalışacağız’ demedi. Sakın yanlış anlaşılmasın ben ERC , WRC yapılmasın demiyorum. Tabii ki ERC ve WRC yapılmalı. Ancak TOSFED?in görevinin sadece ve sadece yarış organize etmekten çok ana statüsünün ana maddelerinden biri olan Türkiye?de otomobil sporlarını tabana yaymak görevini unutmaması gerektiğini düşünüyorum. Tüm enerjimizi bu sporun değerinin yükseltilmesi için harcamalı ve yeni projeler geliştirmeliyiz. Mevcut sistemin durumumuzda farklılaşma yaratmadığı kesin.

Bu tartışmaların ve eleştirilerin hep olumlu tarafından değerlendirilmesi gerekiyor. Eğer bir yerde eleştiri yoksa orada bir problem vardır. Herkes herkesi eleştirecek, yanlış gördüğü veya olumsuz şeyleri bildirecek ki doğrulara gidilebilsin. Yapılan mali genel kurulun bu çerçevede otomobil sporlarımıza hayırlı olmasını diliyor, başkan Mümtaz Tahincioğlu?nunda sporun ve sporcunun problemlerine daha fazla kulak vermesini ümit ediyorum.

Bir de, yazıyı sonlandırmadan günün anlamına uygun olarak, 9 Şubat?ta Renç Koçibey?in kabri başında anılmasına değineceğim. Aydın Hoşgör de bugünkü yazısında Renç Koçibey?e yapılan vefanın diğer ahirete intikal etmiş değerli kulüp üyelerine yapılmadığı konusunda İSOK?a bir eleştiri de bulunmuş. Kendi açısından baktığında son derece haklı. Değerlerimizin unutulmaması ve bu spora hizmet etmiş insanların hatırlanması elbette gerekli. Ancak birde şu açıdan bakalım. Her vefat eden üye için anma günü yapılsa yılın büyük bir bölümü mezarlığa gitmek ile geçer. Bu durumda yapılan anmaya 2-3 kişi katılırsa bu o insana daha fazla saygısızlık olabilir. Renç Koçibey?i hiç tanımadım. Ancak her yıl anma gününe giderim. Aslında orada sadece Renç Koçibey anılmıyor bence. Tüm değerli kulüp üyeleri ve bu spora hizmet etmiş insanlar anılıyor. Renç Koçibey belki de bir simge tüm bu spora hizmet etmiş insanlar için. Bu konuda eleştiri veya yorum yapmak elbetteki O’nu tanıyan abilerimize, büyüklerimize düşer.

Bu arada bu spor için çok emek vermiş abilerimizden sevgili Cahit Alkan?a da çok geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Kendisi akciğer rahatsızlığı sebebiyle Süreyyapaşa Hastanesinde yatıyor şu anda. Güleryüzü ve espirileri ile camiamıza neşe katan Cahit Abiye bizlerin de arayarak veya ziyaret ederek destek olması gerekir. Kendisine acil şifalar. Önümüzdeki hafta Perşembe günü bu kasvetli konuların dışında birazda sportif taraftan bahsetmek istiyorum. Hepinize iyi haftalar.

Son 50 haber

1 Yorum - “Vedat Bostancı | Fark göremiyorum, ya sen?”

  1. Süleyman Selek

    İki buçuk milyon bir yarış için nasıl bir rakamdır anlayamıyorum. Aynı yarışın bir benzeri elli bin lira ile yapılabilirken, bunun tam elli katının harcanmasını akıl almıyor. Hadi yüz bin lira olsun ama ne demek iki buçuk milyon. Bunlar çıldırmış olmalı Sayın Bostancı.

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: