Mert Yılmaz | İşte budur!

Merhaba sevgili Ralli Ajansı okuyucuları. Biliyorsunuz, daha önce de sitede yazıyordum fakat bir süre ara vermek zorunda kaldım. Daha doğrusu yıllarca otomobil dergiciliği yaptıktan sonra (17 yıl) sektör değiştirmek zorunda kalınca bir küskünlük oluştu. Yazı yazmaktan, otomobillerle ve motor sporlarıyla ilgilenmekten vazgeçmeye çalıştım ama ne mümkün. Nasıl tiyatrocular sahne tozunu yutunca bir daha vazgeçemezler, bizler de etap tozu yutunca bir daha iflah olmuyoruz. Camiadan toz olmaya çalışıyoruz ama bir şekilde uzaklaşamıyoruz.  Aylardır bir şeyler yazmadığım için paslanmış olabilirim, peşin olarak özür diliyorum ama gelecek yazılarda ısınırız nasılsa.

Bir kaç hafta evvel kulağıma bir bilgi geldi. 2011?de Burcu Çetinkaya ve Serkan Yazıcı?nın aynı takımda olacağıyla ilgili… Bu tür haberleri duyup da hemen yazmak, insanlarla paylaşmak risklidir. Çünkü sevdiğiniz insanları, bir şeyler yapmaya çalışırken baltalayabilirsiniz. Bazı işler gizli kalmalıdır. Gazetecilik refleksiyle haber atlatmaya çalışırken, planların bozulmasına yol açabilirsiniz.

Çünkü ellerinde sponsorluk dosyasıyla gezen bazı çakallar hemen malum şirketin kapısını çalar ve diğerinin işini bozmaya çalışabilir. Fakat bu haber günlük gazetelerden birinde de yayınlandığı için top bizden çıktı. Ayrıca, Peugeot Sport Türkiye de yeni bir takım değil. Zaten geçen yıldan memnun oldukları için bu yıl da Burcu ile devam edecekler. Tabii her şey kesin gibi bir izlenim de yaratmak istemiyorum. Ege Rallisi?nin startında, Çetinkaya ve Yazıcı isimleriyle süslü, iki adet 207 S2000?i görmeden bu güzel habere inanmamak en doğrusu.

Yine de bu ikilinin bir araya geleceği fikrine memnun olmamak elde değil. Burcu, bugünlere resmen tırnağıyla kazıyarak geldi. Volkan Işık ve Serdar Bostancı gibi isimlerin desteği tabii ki oldu ama bendeki izlenim hep bir başına olduğu ve bulunduğu noktaya tamamen kendi çabalarıyla geldiği şeklinde. Bir koçu olabilseydi, şu anda bir-iki yıl daha ileride olabilirdi. Tabii Burcu yalnız derken, etrafında bolca bulunan poh pohçulardan bahsetmiyorum. Bu tür kişilerin Burcu?ya aslında zarar verdiğini düşünüyorum. Maddi ve manevi hiçbir desteği olmadığı halde ‘sen şöyle gidersin’, ‘böyle şampiyon olursun’ diye gaz veren bu kitle, farkında olmadan Burcu?nun gelişme azmine köstek oluyor.

Motor sporlarıyla hiç ilgilenmeyen basın bile iş Burcu?ya gelince aslan kesiliyor. İnsan, en iyi olduğuna çok kolay inanır ve bazen bu fazlaca rahatlamasına yol açabilir. Bu nedenle Burcu?ya iyilik yapmak isteyenlerin aslında gerçekleri söylemesi, bazen onu kızdırmaya bile uğraşmaları gerekli. Burcu?nun ?eye of the tiger? ruhuna tekrar kavuşması için bu ters psikolojiye ihtiyacı var. Geçtiğimiz yıl IRC?de ciddi işler yaptığı ortada, yarışları takip eden arkadaşlarım, herkesin O’nu tanıdığından bahsediyor. Fakat sportif açıdan daha da hızlanabilmesi için bu poh pohçulardan bir an evvel kurtulması gerekli.

İşte Serkan Yazıcı ile takım olmaları ihtimaline bu yüzden çok sevindim. Böylesine büyük bir ustanın desteği hiçbir şeyle ölçülemez. Sabahtan akşama etapta yatacaklar, Serkan bildiği her şeyi öğretecek demiyorum tabii ki ama desteğinin büyük olacağına eminim. Burcu geçtiğimiz yıl IRC?de de böyle bir ustanın desteğini hissedebilseydi keşke. Kazandığı uluslararası tecrübeye diyecek yok ama sanki bu operasyon biraz acele oldu. 2010?da Serkan Yazıcı gibi bir koçla Türkiye Ralli Şampiyonası, 2011?de yurtdışı olsa daha doğru olabilirdi. Neyse, keşkenin falan zamanı değil. Şu an doğru yola girilmiş olması çok daha önemli. Umarım bu birliktelik gerçekleşir. Zaten Fransız otomobillerine hastayım biliyorsunuz, Serkan Yazıcı da idolüm, Burcu?yu da saf hızıyla olmasa da (Serkan Yazıcı?nın desteğiyle gerçekten hızlanacağına eminim) bu spor için yaptıklarıyla çok takdir ediyorum. Tüm bu nedenlerle 2011?de bu nedenle hangi takımın taraftarı olacağım belli oldu. Beni aslan logolu t-shirt?lerle etaplarda görebilirsiniz.

Peugeot Sport Türkiye?nin planları ne kadar heyecan vericiyse, Lassa?nın takımı kapatıyor oluşuyla ilgili haberler de bir o kadar üzücü. Yarış lastiği geliştirme projesi çok doğru bir yaklaşımdı. Ralli takımı olarak devam etmeseler de yarış lastiği pazarından çıkmamaları gerekli. Umarım böyle bir yanlışa düşmezler, yıllardır kazanılan onca tecrübeyi bir çırpıda kenara itmeleri anlaşılır gibi değil zira. Uzun zamandır yazmıyorum dedim, o nedenle ilk yazıyı fazla uzun tutmuyorum, pilot tabiriyle elim soğuk çünkü. Ama ileriki haftalarda en sıcak gelişmeler bazen de nostaljik yolculuklarla hep beraber olacağız, görüşmek üzere…  

Son 50 haber

Yoruma kapalı

Go To Top
%d blogcu bunu beğendi: