Şapkasız Çıkmam Abi…

 

MFÖ Gurubunun solistlerinden Mazhar Alanson söylemişti bir zamanlar başlıktaki sözü “Şapkasız çıkmam abi”…

Büyük Atatürk de 23 Ağustos 1925’te Kastamonu’da şapkayı halka göstererek kıyafet devriminin ilk işaretini vermiş ve “Beyler bu serpuşa şapka denir. Biz her nokta-i nazardan medeni insan olmalıyız. Fikrimiz, zihniyetimiz, tepeden tırnağa kadar medeni olacaktır. Medeni ve beynelmilel kıyafet milletimiz için layık bir kıyafettir onu giyeceğiz” demişti…

Uygar olmanın bir göstergesiydi şapka…

Giymek de, yazıda kullanmak da…

Kural dışı olanı yok mu?…

Var…

Haldun Taner‘in “Sersem Kocanın Kurnaz Karısı” adlı oyunundan bir tirad. 1800’lü yılların sonunda yaşamış, Türk Tiyatrosu‘nun ilklerinden bir usta Tomas Fasulyeciyan‘ın o unutulmaz tiradı şapkasız bir metin.

Hele rahmetli Münir Özkul’dan dinlerseniz şapkalı mı, şapkasız mı hiç aklınıza gelmez.

Zaten aktör dediğin nedir ki?

Oynarken varızdır, yok olunca da sesimiz bu boş kubbede bir hoş seda olarak kalır.

Bir zaman sonra da unutulur gider.

Olsa olsa eski program dergilerinde soluk birer hayal olur kalırız.
Görooorum, hepiniz gardoroba koşmaya hazırlanıorsunuz.
Birazdan teatro bomboş kalacak.

Ama teatro işte o zaman yaşamaya başlar.
Çünkü Satenik’in bir şarkısı şu perdelere takılı kalmıştır.

Benim bir tiradım şu pervaza sinmiştir.

Hıranuş’la Virginia’nın bir dialogu eski kostümlerden birinin yırtığına sığınmıştır. İşte bu hatıralar o sessizlikte saklandıkları yerden çıkar, bir fısıltı halinde sahneye dökülürler.
Artık kendimiz yoğuz.
Seyircilerimiz de kalmadı. Ama repliklerimiz fısıldaşır dururlar sabaha kadar.

Gün ağarır, temizleyiciler gelir, replikler yerlerine kaçışır…
Perde!

Yukarıdaki metinde anlam açısından şapkalı veya şapkasız olmasında bir fark yok.

Ama yazıldığı gibi okunmayan Türkçe’de öyle sözcükler var ki anlam tamamen

değişiyor.

Örneğin “âdet”, şapkasızı “adet”… Birinin anlamı “görenek, alışkanlık”, diğeri “tane”…

Örneğin “Hala-Babanın kız kardeşi”, şapkalarına göre diğer anlamlar “Halâ-Tuvalet”, “HâlâGeçmişte başlayıp devam eden”… Bir şirkette yıl sonunda “Kârımızı dağıtacağız” yerine “Karımızı dağıtacağız” diye yazarsanız size hangi gözle bakılacağını siz düşünün…

Örnekleri çoğaltmak olası…

Siz siz olun “Türkçe’den uzatma ve inceltme işaretleri kalktı” diyenlere inanmayın. Yazarken bir karakter -“alt” tuşu- tasarrufu için uydurulmuş safsata olduğunu da aklınızdan çıkartmayın…

Ralli Dünyası Dergisi, Sayı 44’den alınmıştır | 09.01.2018 : 20.00

Son 50 haber

Yoruma kapalı

Go To Top